Notalar nefretin krikosu olabilir mi?!. Savaşın yol müziği “mehter marşı”nın bile bir zerafeti var!. Karadenizin o coşkulu, o duygulu, yereli, evrensel yapan o emsalsiz söyleyiş kültürünü şovenist söylemlerin mezesi yapmaya kimsenin hakkı yok!. Sevgilisinin saçlarını cebinde gezdiren, “Bizden geçti sevdaluk, Al cebumden saçlari” diyen, köylüm “Maçkali Kör Hasan”in o naif güftesiyle “Ozan Arif”in bu hamud sözlerini hangi karbon kağıdı üstüste oturtabilir?.. “Fişki yemayin ula!”

Işıklar içinde uyusun; Hasan Tunç usta’nın iki güftesini de buraya almadan edemedim..
BEN SENİ SEVDUĞUMİ
Ben seni sevduğumi da Dünyalara bildurdum
Endurdun kaşlarını Babani mi eldürdum
En dereye dereye da Al dereden taşları
Bizden geçti sevadluk Al cebumden saçları
Kız evinun önüne Sereceğum kilimi
Oldi hayli zamanlar Görmedum sevdiğumi
Yaz geldi bahar geldi da Açtı yeşil yapraklar
Ben sana doyamadum Doysun kara topraklar

Hasan Tunç yaylacılık yaptığı dönemlerde gönlünde yer eden bir komşu kızı için yaylada söylediği bir türkü;
” Bağırıyi sığırlari Sığırların anasi
Benim ufak yavrumun Var bir kara danası
Daha peşine gelir Masti kolominasi
Daha peşine gelir Suna elifinasi

(Türküde ismi geçen ‘kalomina, elifina”birer hayvan ismidir.Rumcadır)