04.10.2015 Cumhuriyet GEZİ-Nabi Tırışık

Efendim, Bugün, memleketin dağı tepesi, “asarı atika” sınıfında kabul edildiği için vatandaşın üstüne basmaya bile imtina ettiği eski devirlerden kalma bir taş terakümünün işgali altındadır.

Evet! Yanlış okumadınız? Dağlarımızın, özellikle de o güzelim Toroslarımızın en müstesna yerleri, en manzaralı zirveleri, kimin istihsal ettiğini dahi, doğru dürüst bilmediğimiz, isimleri dahi eski kefere lisanından bihakkın tercüme edilememiş, Kremna’sından Perge’sine, Sillion’undan Termessos’una garaip bir isim silsilesi ile donatılmış, birbiri üzerine yığılı bir moloz topağının esareti altında, asırlardır inim inim inlemektedir.

Nedir bu vatan toprağının dört bir yanını adeta yıkık dökük bir mezbelelik haline çeviren taş, curuf kıyameti?
Neden bir vatan evladı bu meseleye bir çözüm bulalım, şu enkazı ortadan kaldırıp hiç olmazsa mıcır yapalım, altındaki vatan toprağına bir nefes aldıralım, yerine çayır çimen ekelim, varsın üstünde keklikler seksin, tavşanlar zıpırdaşsın diye teşebbüste bulunmaz?

İlla ki adına her “antik kent” denilen yıkıntının, döküntünün bulunduğu beldeye Sayın “Koçbaş” gibi bir belediye reisi mi icat edelim?
Dev semazen heykelinden, Haliç’in ortasına boynuz dikme projesine kadar turizm camiasında birçok projeye isim babalığı yapmış naçizane bir turizm muharriri olarak sayın Kültür ve Turizm Bakanımızdan istirham ediyorum;
Sayın Bakanım! Bitirin bu eziyeti. Döktürün şu kaya yığınını Güver kanyonu mu olur Varla’mı olur vatanın müsait bir çatlağına.
Hem Toroslar nefes alsın, hem de memleket tabii bir boşluğunu doldursun, bir derdine daha derman bulsun.