Tam da kurgulanan Fırat’ın Doğusu’na harekatın öncesinde, Trump’ın Suriye’den çekilme kararının yarattığı sis, Atatürk tarafından çizilen kırmızı çizginin Arap dünyası ile siyasi ve askeri ilişkimizi belirlemek açısından ne kadar doğru ve yerinde olduğunu gösteriyor.
Çünkü o çizgi, Trablusgarp’tan, Yemen’e, Suriye-Filistin Cephesi’ne; Arap ayaklanmalarından, Suudi Savaşlarına, çöl kumlarına akıtılan genç osmanlı askerlerinin kanlarıyla çizilmiş bir çizgiydi.
Biz bu arap çöllerinde daha önce binlerce öldük.
‘Hayati’ değil ise Arap dünyasının işlerine karışmak, sonuçları daha önce çok yaşanmış bir tecrübeydi.
Ama tarihi okumazsanız nereden bileceksiniz.

Türkiye’de doğan 380 bin suriyeli çocuğa vatandaşlık verilmesi tartışılıyor.
Olan oldu, en fazla olan da bize oldu.
Huylu huyundan vazgeçmez ama sanıyorum dünya artık Ortadoğu’nun karışmasını istemekten vaz geçti..
Gördüler ki buraya yapılan her müdahale radikal akımlar yaratıyor. Bu akımlar dönüp dolaşıp kendilerini de vuruyor.
Gördüler ki: savaşlar sonucu oluşan göçmen akınları durmak bilmiyor. Kendilerini de sıkıntıya sokuyor.
Batı, bir süredir bu bölgeyi; sıkıntılarıyla birlikte bir havası alınmış poşete koymaya karar vermiş görülüyor.