Gövde suyun içinde ne gam!

Önceki hafta yazdığımız gibi seçimlerin tekrarı kararı alındı..
Erdoğan’ın “İstanbul’u kaybetmek Türkiye’yi kaybetmektir!” sözü kendisi için durumun ne kadar vahim olduğunu anlatıyor.
Ancak seçimi yenilemek, kazanmak anlamına gelmiyor.
Bu sadece yüzleşilmesi zorunlu hazin sonu biraz daha uzatmayı sağlayabilir.
İktidarlar doğar büyür ve ölürler!..
Paraşüt eri, ilk atlayışını yapacak.. irtifa 2500 metre. Atlama kapısının önünde..
Heyecan ve korku dorukta..
Bir türlü boşluğa adımını atamıyor.
-Komutanım!
-Ne var!
-Az alçalsak da hiç olmazsa 500 metreden atlasam!

Bu “vicdanlara dokunan ve bu yüzden bir çocuğun ağzından dökülen “Her şey güzel olacak Ekrem Abi!” cümlesini sanatsallaştıran haksızlık, bu güne kadar sandıktan hiç sekmedi.
Bu gün sekmesi için çok çalışılacak ama hiç kuşkunuz olmasın yeterli olmayacak!..

Kurtuluş savaşının tam ortası.
Çerkes Ethem 5000 kişilik kuvveti ile Anadolu’nun derli toplu en büyük gücü.
‘Kuvva-i seyyare’ yani “Seyyar kuvvetler”.
Vur de vuruyor! Öldür de, öldürüyor..
Ama ilerisi için sıkıntılar da var..
Çerkes Ethem ve Demirci Mehmet Efe ‘Düzenli Ordu’ya katılmaya karşı.. Hatta güçlerini birleştirmek üzere görüşüyorlar..
Çerkes Ethem, eksiksiz techizatlı, silahlı, üniformalı askerlerini Meclis’in önüne dizip, Mustafa Kemal’den kuvvetlerini denetlemesi için ısrar ediyor.
Yarı gösteriş, yarı gözdağı..
İsmet Paşa, endişeli bir yüzle, “Nasıl olacak ki bu iş?” diye soruyor Mustafa Kemal’e. “Tek toplu güç onda!”..
Mustafa Kemal, “Tasalanma!” diyor İsmet Paşa’ya,
“Güç onda ama akıl bizde!”
Her şey çok güzel olacak ama çok da kolay olmayacak!

 

Beka sorunu..

Kriz Derinleşiyor

Her ne kadar çeşitli vesilelerle perdelenmeye çalışılsa da ‘Ekonomi ve kriz’ seçim gündeminin en önemli meselesi olmayı sürdürüyor.. Nasıl sürdürmesin ki!..

Milli Piyango

Vatandaşın sadece siyasal umutlarını değil talih oyunlarına yönelik umutlarını bile “hacklemişler..”
Milli piyangonun yılbaşı ikramiyesinin sahibinin hala ortaya çıkamamış olması da sanırım aşağıdaki linkte odatv’nin haberini destekliyor. Benzer söylentiler at yarışları için de var..
https://odatv.com/milli-piyango-bunlari-nasil-aciklayacak-1…

Cumhuru ile davalı Cumhurbaşkanı

Ahmet Necdet Sezer’in son bir buçuk yıllık döneminde 26, Abdullah Gül’ün son bir buçuk yıllık döneminde 136 dava izni verilmiş.
Erdoğan döneminin ilk 3 Yıllık bölümünde ise 68 Bin 817 Kişiye Soruşturma Açılmış. Yanlış okumadınız.. 68 bin 817 kişi..
Prof. Dr. Yaman Akdeniz diyor ki: “Bu soruşturmalardan 12 bin 839’u davaya dönüştü. Özellikle AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 16 Nisan 2016’daki referandumla partili Cumhurbaşkanı olmasının ardından Erdoğan’a yönelik eleştirilere dahi “Cumhurbaşkanı’na hakaret” kapsamında işlem yapıldı.”
Birisi bu tabloyu, karşılaştırmalı olarak Cumhurbaşkanına göstermeli..
Peki bu tablo neyi gösteriyor?
Bu tablo Cumhur’u ile davalı bir Cumhurbaşkanı’nı gösteriyor!..
Ne anlama geldiğini de varsın Cumhurbaşkanlığı’nda bu işler için maaş alan 35’in üzerindeki danışman anlatsın..

Ruz-ı mahşer beratı..

İnternet’ten arama yapıp kolayca bulabilirsiniz.. Haber kaydındaki kendi ağzından ifadesini yazıyorum.. Sözlerim çarpıtıldı diyen AKP’li Sivas milletvekili ve eski bakan aynen diyor ki “…İnanıyorum ki, Hilmi Bilgin’e vereceğiniz destek, yarın sizin ruz-ı mahşerde berat belgelerinizden biri olacaktır!..” Hilmi Bilgin kim? AKP, Sivas belediye başkan adayı..
Tırnak içerisindeki cümleyi bir daha okuyun!.. Bu cümle hangi bütünün içerisinden alınmış olursa olsun, önünde, arkasında hangi ifadeler kullanılmış olursa olsun, okunulduğunda açıkça anlaşılandan başka bir mana taşıma ihtimali var mıdır?
Yoktur!

İsmet Yılmaz tepkiler üzerine “Cennet Beratı demedim.. Beratlarınızdan biri olacaktır dedim!” diyor..
Ha! tamam o zaman İsmet Abi..
Biz yanlış anlamışız tamamen!

Poşetlere karşı savaş

Poşetlere açılan savaş, iktidarda kalabilmek uğruna mümkün olan her şeye savaş açan bir anlayışın son komedisi.. Tabi ki “Naylon poşete hayır!” ama Dünya temiz enerjiye geçerken;
Akkuyu’ya Sinop’a nükleer santral yapanlar,
üçüncü nükleer santral için yer arayanlar,
hesapsız kitapsız yapılan HES’lerle, dereleri, ırmakları bitirenler,
yeşil yol teranesiyle karadenizde yayla bırakmayanlar bu aynı ‘özde çevreciler’ değil mi!
Yahu kardeşim! Dikey mimariyi neredeyse “vatan hainliği” ilan edenlerle 25 yıldır İstanbul’da yapılan gökdelenlerin neredeyse tamamına ruhsat verenler bu aynı ‘özde çevreciler’ değil mi?
Market kasiyerlerine ödeme yaptıktan sonra dişlerini sıkarak ceplerinden adeta bir protest silah çıkarır gibi  “Bez torbalarını” çıkartan insanlar görüyorum…
Yüz TL’lik alışveriş yapmış. Belli ki mesele 25 kuruş değil!.
Gözlerinde  “O 25 kuruşu benden asla alamayacaksınız!” yazıyor adeta..
Benden söylemesi.. Millette kayış kopmuş durumda!..

Kan Uyuşması

Cumhur ittifakı’nın her iki partisinde de taban kaynıyor.
İsyanların kimi dışarı yansıyor kimi yansımıyor..
İtirazlar, istifalar, ithamlar, disiplin cezaları, ihraçlar..
Ama siz bu görüntüye aldanmayın..
Cumhur İttifakı’na sadece iki hafta verin..
Hiç kuşkunuz olmasın. Bir iki haftaya itirazlar süner, sesler kesilir. Ortalık süt liman olur..
Çünkü birlik denilen şeyin ideolojik bir düğümü, ideolojik bir hedefi yok!..
İki ağır hastanın hayatta kalma dayanışması bu.
Artık siyasi hastalığının son demini yaşayan bu iki partiyi bir arada tutan tek şey “kan uyuşması”
Kanları birbirine uyuyor.. Kime nerede acil kan lazımsa diğeri oraya koşturuyor..
O kadar!.

 

 

Liyakat mi, sadakat mı?

Binali milletvekili,
Binali Bakan,
Binali Başbakan,
Binali İzmir Büyük Şehir Belediye Başkan Adayı
Binali Meclis Başkanı
Binali İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı..
Her işe Binali, Her işe Binali..
Bir ademoğlu bu kadar mı kullanışlı olur hey hat!

Portakal mandalina

“Portakal mı, mandalina mı ne?… Sen seni bilmezsen, bu millet patlatır enseni!”
Bir Cumhurbaşkanı bir gazeteciyi, üstelik alenen isim, adres vererek tehdit edebilir mi?
Üstelik de vatandaşa, anayasada yazılı bir gösteri hakkını kullanma haklarını hatırlattı diye..
Reis’in tayfası, en son portakal kesme eylemlerini Hollanda krizinde yapmışlardı.
Şimdi tam da portakal mevsimi..
Yakında ellerinde bıçaklarla portakal kesen aklıevvelleri televizyon ekranlarında izlemeye başlarız!..