İnsanların gün geçtikçe zenginleştiğinin ya da fakirleştiğinin en sağlam hesabı emekli maaşı üzerinden yapılabilir. Hesap için parametreler nettir. Artışı devletin kontrolündedir. Zira maaşın, emekliyi enflasyona ezdirmeyen artışlarla güncel tutulduğu iddia edilir.

Şu halde emekli maaşı üzerinden bir hesap yapalım. Sabah akşam, kongre kongre kişi başı milli hasılanın on bin bilmem kaç doları bulduğu tekrarlanan canım ülkemde gerçek durum neymiş matematiksel olarak görelim.

Ha!.. Bu hesap farazi ya da üfürme, yuvarlama değildir. Net ve gerçek rakamlar üzerinden yapılmıştır.

2010 Haziran’ında emekli olan bir vatandaşımıza 1600 TL emekli maaşı bağlanır.
Dolar satış kuru 1.507 TL’dir. Yani emeklimiz maaşıyla bu tarihte tam 1061 USD alabilmektedir.

Aynı emeklimizin maaşı kademe kademe 2018 yılı Mart ayında 2170 TL’ye yükselmiştir.
Ancak emeklimiz bu maaşı ile bu hesabın yapıldığı 30 Mart 2018 tarihinde 549 USD alabilmektedir.
Yani, fazla değil, bu iktidarın sadece son yedi senesinde bu emekli kardeşimizin alım gücü 1061 dolardan 549 dolara yani gerçek anlamda yarı yarıya düşmüştür. Yani diğer bir deyişle bu emekli -diğer emekliler gibi- son yedi senede yarı yarıya fakirleşmiştir.

Var mıdır bu hesaba yanlış diyebilecek hesap bilen bir Kasımpaşa delikanlısı?

Hadi anlatın bakalım şimdi bu emekli kardeşimize, İMF ye nasıl borç verdiğimizi, milli gelirimizin fert başına nasıl on bin bilmem kaç dolara çıktığını, onu nasıl bir refah ve saadet içinde yaşattığınızı!

Bu emekli bizzat benim!.. Gelin bir anlatın da 2019’da oyumu ananızın ak sütü gibi helalinden alın bakalım!