Devlet Memurları Yasası, memurların siyasetle herhangi bir şekilde ilgilenmesini tamamen yasaklıyor. Mevcut yasanın Diyanet’le ilgili kısmında siyasetle ilgilenen ya da siyasi görüşünü açıklayan din görevlilerinin meslekten atılması öngörülüyor.
Ama biliyoruz ki bu gün siyasetin en önemli sahnesi haline getirilmeye çalışılan mekanlar camiler..
Siyasetin gözü imamların üzerinde.. Siyaset, onları memleketin en ücra köşesinde bile düzenli olarak parti çarkını çeviren makineler olarak görme arzusundan vazgeçmiyor.
Örneğin Geçen yıl Eskişehir 2’nci İdare Mahkemesi din görevlilerine siyaset yasağı düzenlemesini Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla AYM’ye götürmüş, ancak laiklik ilkesini hatırlatan Ana Yasa Mahkemesi talebi oybirliğiyle reddetmişti.
Diyanet “Zinhar böyle bir talebimiz yok!” diye açıklama yapıyor ama
9-12 Ekim 2018’de Diyanet Hukuk müşavirliğince Kızılcahamam’da düzenlenen hukuk çalıştayının sonuç bildirgesinde “Siyaset yasağı kavramlarının yeniden tanımlanması amacıyla başkanlık birimlerinin de katılımı ile hukuk müşavirliğimiz koordinesinde bir çalışma başlatılacaktır”
ibaresini neden sonuç bildirgesine koyduklarını da açıklayamıyor..
“O ifade o anlama gelmez, biz öyle bişey kasdetmedik!” deyip geçiyor..

E, koskoca, sırmalı cübbeli, “laylonsuz sarıklı” din adamları yalan beyanda bulunacak değil ya!
Bizde bir enayilik var zaar!