22 Milyar dolarlık IMF borcunu ödedik diye 15 yıldır davul-dümdelek çalıp duran iktidar 16 yılda brüt dış borç stokunu 126 milyar dolardan 450 milyar dolara çıkardı.
Tekerleği bi tur attırabilmesi için, bu yıl sonuna kadar Türkiye’nin 236 Milyar dolar dış kaynağa, yani canlı paraya ihtiyacı var. Olup biten siyasi manzaradan sonra bu parayı insani faizlerle bulma şansımız hemen hemen hiç kalmadı.
Ekonomistler daha da derinleşecek ciddi bir krizden söz ediyor. IMF’ye ödenen kadar dış borcun bu yıl sonuna kadar acil ödenmesi gerekiyor.
Erdoğan krizin tam da giriş parkurlarında acil seçim kararı ile bir beş yıllık soluk alma şansını ucu ucuna yakaladı.

“Şimdi Reis, Bahçeli ile anlaşamaz!. Reis, yetkisine yürüyenlerden de yürünmesinden de hiç hazetmez!.  Siyasi şantaj ya da şımarık isteklerden hoşlaşmaz!  Reis, bu durumda bunalır, daralır!. Kışa doğru yeni bir seçim daha yapılır!” diyenler var!
Şuraya yazayım! Bu ekonomik hengamede, ucu ucuna kurtardığı “zevahiri” yeniden riske atacak bir “Kasımpaşa Delikanlısı” göremiyorum ben!. Reis, öyle soluk soluğa, öyle tıknefes bir eşik atladı ki şu anda hala, seri nefes egzersizleri ile soluğunu normalleştirmeye çalışmakla meşgul.
Yeni sistem, Başkanlık, Tek adamlık falan filan.. İnanın, olup bitene, son uçurumun, biraz sıkıntılı da olsa peri masallarındaki gibi, beyaz bir küheylanın üzerinde uçarak aşılmasına, atı alanın Üsküdar’ı bu kadar burun farkıyla geçmesine kendisinin bile inanası gelmiyordur..
Belediye seçimleri -tabi ki CHP de isterse- erkene (Kasım-Aralık) alınabilir, kimin umurunda.. Ama bu tabloyla genel seçimler asla..

Peki beş sene sonra ne olur?
Önceki yazıda dedik ya düşüş başladı!..
Belediye seçimlerinde biraz daha belirginleşir..
Beş yıl sonra barajın su çizgisi nereye vurmuş hep birlikte görürüz!..
Yeter ki muhalefet bir beş yıl daha dik durmayı becerebilsin!..