Ortalıkta bir “davamız!” nidasıdır yankılanıp duruyor.
Nedir bu dava?
Neyin davası?..
Literatürü tarayıp toparlarsak özünde iki türlü dava var..
Merkezinde bir “idea” olan davalar,
Merkezinde bir “meta” olan davalar..
 
Merkezinde sözgelimi sosyalizm gibi bir “idea” yani bir amaç ve buna uygun bir düşünce disiplini olan davalar, oluşturduğu yüksek bağlılık tutkalı sayesinde, örselenseler de kolay kolay dağılmaz, yitip gitmezler.
Merkezinde tutkal olarak meta yani “para” olan davalar ise eşyanın tabiatı icabı para bitince dağılırlar. Davanın neferleri çil yavrusu gibi ortadan kaybolur. Dava sahibi “tığteber, muteber” ortalık yerde kalakalır.
Bizim malum dava sahiplerinde belli ki para bitiyor.. İnşaat dağılmak üzere!.
Ama “davamız!” nidaları hançereler parçalanırcasına, can havliyle sürdürülüyor..
Elhak!
Ortada kurtarılacak bir ‘idea’ olmadığına göre bu dava neyi kurtarma davası?