Püskevit Bey kim?  Bir ‘flashback’ yapalım..
11 Ekim 2016’da, bundan tam iki yıl önce, Reis bile unutmuşken, o hissi ve gırtlaktan sesiyle; “Şu anda Anayasa çiğnenmekte ve suç işlenmektedir..” diyerek başkanlık sisteminin tartışmalarını yeniden açan, Yandaş medyada konunun hızlandırılmış tartışma programlarıyla olgunlaştırılmasından sonra bu kez referandum tarihini ortalığa fısıldayan adam!..
Yani “görünürde” Reis’e bu uçaklı, saraylı mutlu, 2 milyar küsür bütçeli ikbali hediye eden adam!..

Püskevit Bey şimdi diyetini istiyor!.. Barajın üstünde kalmasını sağlayan ‘bir kaç puancık ve bürokratik atamalar’  bu büyük hediyenin karşılığı olamaz!.
Bir iki sinyal çakıyor.. Rahip konusunda, Af konusunda..
Hele af konusu, elinden kayıp giden eski ülkücülere yani ‘bir kaç puancık’a bir selam çakmak için de önemli..
Ama ciddiye alan yok! Hatta dalga geçen aymazlar var..
Daha ciddi bir uyarı lazım!
‘Emeklilikte Yaşa Takılanlar’ ile daha major bir uyarı veriyor.
Önce muhalefetle, hatta HDP ile aynı kutuya oy atıyor. Yani  “Arkadaş, bu yangını büyütürüm! Ona göre!” diyor..
Ama konunun devamını getirmiyor. Çekimser kalıyor..
Püskevit Bey diyet istiyor. Belediye seçimlerinde “Adana’yı, Mersin’i şurayı burayı bana bırakın! İstanbul sizin olsun!” diyor..
“Kendimi de yakarım ama sizi de yakarım!” numarası çekiyor.
Halbuki yakamaz.. Göreceksiniz yakamayacak..
Çünkü dizinin senaryosunun bu bölümü böyle yazılmadı..

Yıl 2018, Aylardan Ekim..
Unutmayalım.. Unutturmayalım..