İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu

Bıktık artık!..

19 Ağustos 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

Birileri ha bire altını batıracak,
biz de ha bire millet olarak temizleyeceğiz.
Bıktık artık bu pis kokudan..

 

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/08/17082018KralCiplakA.jpg 1736 2270 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-08-19 15:42:022018-08-19 15:42:03Bıktık artık!..

Pazarlık

11 Ağustos 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın, Genel/tarafından bulent

“Milli Kurtuluş Tarihi üç askeri, bir siyasi zafer üzerine kurulmuştur.
-İnönü zaferi dağınık kuvvetler yerine kurduğumuz ilk muntazam ordunun askeri emir ve kumandanın zaferidir.
-Sakarya, düşman istilasını vatanın bağrında durduran ve geri çeviren,
-Dumlupınar, istila ordularını yok ederek milli istiklali kuran askeri zaferlerdir.

Lozan muahedesi ise yeni Türkiye devletinin toprak ve hak bütünlüğünü ve tamamlığını, harbi kazanan devletler başta olmak üzere bütün milletler alemine tanıttıran ve tasdik ettiren siyasi zaferin şanlı ve şerefli vesikasıdır. İnönü’de: ismet Paşa cephe kumandanı,
Sakarya’da: Mustafa Kemal Paşa başkumandan ve İsmet Paşa cephe kumandanı,
Dumlupınar’da: Gazi Mustafa Kemal Paşa Başkumandan ve İsmet Paşa gene cephe kumandanı.
Lozan görüşmelerinde: Gazi Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi ve İsmet Paşa Büyük Millet Meclisinin hariciye vekili ve başmurahhası idi…”

Başbakan Şükrü Saracoğlu, Ali Naci Karacan’ın 1943’te ilk baskısı yapılan ‘Lozan’ isimli kitabının sunuş yazısında yukarıdaki önemli tespiti yapıyor.

Ali Naci Karacan ise, bir film tasavvur ederek başlıyor anlatımına;
“Film, Mustafa Kemal’in atlılarının başında yanan İzmir’e girmesiyle başlar; kaçan bir ordunun bozgun manzarası gözlere dehşet verir. Bir elçi gelir, Türk başbuğundan barış diler. derken zırhlı gemilerine binerek İstanbul’dan Mudanya’ya koşan yabancı kumandanların düşünceli yüzlerini ve savaş meydanından gelen İsmet Paşa’nın ahşap bir evde, kendilerine Türk ordularını durdurmanın şartlarını kabul ettirişini seyrederiz..”

Bu gün, heyetimizin ABD’ye gidişinden dönüşüne, yaşadığımız durumu tasvir etmeye bile içim elvermiyor.
Trump gibi bir maskaranın önünde düştüğümüz duruma mı yanarsın, bunu başarı gibi anlatan bir güruhun kendisini basın diye tarifine mi yanarsın, buna inanan ve hatta cehaletiyle övünen bir vatandaş kesiminin varlığına mı yanarsın?
Neye yanarsın?

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/08/10.08.2018Kralciplakb.jpg 1736 2270 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-08-11 00:25:342018-08-11 16:55:18Pazarlık

Dolar yükselmiyor ki!

11 Ağustos 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın, Genel/tarafından bulent
Bir yürüyüş parkurunda yürüyen bir çok insanı düşünün.
Kimileri ileri doğru koşar, kimileri jogging yapar, kimileri bankta dinlenirken kimileri de ters istikamette yürür ya da koşar.
Küresel ekonomiye entegre ekonomilerin paralarının değerleri, adeta bir yürüyüş parkurunda hareket eden insanların davranışlarına benzer. Siz parkurda çok hızlı bir şekilde geri giderseniz, ileri gidenlerle aranız açılır. Yani o fark oranında değeriniz düşer. Bankta oturanlar karşısında da değeriniz düşer, sizden daha yavaş geri gidenler arasında, daha az da olsa yine değeriniz düşer. 
Mesele budur.
 
Bir kere adını doğru koyalım.
Malesef TL, sebebi çok belli çeşitli nedenlerle hızlı değer kaybediyor.
TL hızlı değer kaybedince de karşısındaki bütün birimler kendi nispi değerleri oranında değer kazanıyor. 
Dolar’ı “Türk düşmanı lobiler yükseliyor” enayiliğine sığınırsanız Rus rublesinin, Bulgar levasının, Pakistan rupisinin, hatta dostumuz Katar’ın riyal’inin TL karşısındaki yükselmesine bir lobi bulmakta zorlanırsınız.
 
Asıl soru şudur! Paranızın değeri neden düşer?
Üretiminiz, dış satımınız ve hazineniz yeterince güçlü ise paranızın değerini kimse düşüremez. Değil ise düşüş demokrasinizle, hal ve ahvalinizle daha sıkı ilişkili hale gelir. Ani düşüşler çevreye verdiğiniz güven ve istikrar duygusu ile hızla değişir. Sistemi despotizme doğru yöneltirseniz düşer, bu gün söylediğinizin yarın tam tersini yaparsanız düşer, sadece yabancı yatırımcıyı değil kendi halkınızı kandırırsanız düşer. dolu yağar düşer, sel olur düşer, düşer oğlu düşer. Bir kez güven ateşi söndü mü düşmesi kolay çıkması zordur.  
Misal; ekonominin kulağı deliktir.
Ülkenin başındaki zat-ı muhteremin, ülkenin bir köşesinde, hatta küçük bir topluluğa da olsa “Onların Doları varsa bizim de Allahımız var!” dediğini duyar..  Dolarının üzerinde büyük harflerle “IN GOD WE TRUST” yazan kefere, Zat-ı muhteremin bu cümlesini ekonomi diline tercüme eder.
“Bu duruma karşı herhangi bir çaremiz yok!” anlamına gelen bu tercüme karşısında gereğini yapar, tüm paraların dışarı doğru kaçışı artar. Paranızın değeri daha da düşer.
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/08/10.08.2018KralciplakA.jpg 1736 2270 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-08-11 00:24:162018-08-11 13:30:13Dolar yükselmiyor ki!

Can Kurtaran..

8 Ağustos 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

CHP’nin normallerinden biri bu..
Önce bulanacak, sonra durulacak!.
“Ön seçimden” geliyor olmanın verdiği güç, eleştiren, itiraz eden, sorgulayan, kolay kabul etmeyen bir üye tipi yaratıyor.
Bu fena bir şey değil tabi. Ama bu sefer biraz fazla uzadı. Biraz daha da sürecek gibi görülüyor..
Oysa hiç zamanı değil.
AKP, 16 yıllık ömrü hayatında, -vermeye çalıştığı görüntünün aksine- hiç bu kadar güçsüz ve çaresiz olmamıştı.
Biz de istemezdik böyle olsun ama;
Uluslararası ilişkilerde, “Ahmet Abi”yle birlikte ektiği “GDO’lu hormonlu tohumların kalitesiz meyveleri” önüne bir bir serilirken;
Ekonomide, üretim yerine, kredi-faiz ilişkisiyle balon gibi şişmiş bir tabloyla, ağrılı sancılı yatağa düşmüşken, sen kalk “569 delege mi 630 delege mi imza atmış” malzemesini, bu sahte alemin çakma tarafsız  programlara malamat et!
Konuşacak konusu kalmayan, “yanlış bir yere dokunursam işten işten atılırım!” korkusuyla “üçüncü sayfa haberlerini” ana bültenlerine baş tacı eden  yandaş programlara can ve kan ver. Onlar da mal bulmuş magribi gibi sabah, akşam saldırsınlar!
Yeter!..
Kkurultay mı yapılacak, tatile mi çıkılacak karar verin!
İnsanlık tarihinin konuşmayı öğrendiği dönemlerinden bu yana gelen, köklü bir Çin atasözü var! “Mabadıyla inatlaşan, altına yapar!”

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/08/04082018Kralciplakb.jpg 1736 2270 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-08-08 16:51:312018-08-08 16:51:31Can Kurtaran..

AKP,MHP- Al Gülüm Ver Gülüm

4 Ağustos 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın, Genel/tarafından bulent

Türkeş’in ardından , Devlet Bahçeli MHP’Yİ 1999 seçimlerinde 129 milletvekili çıkararak Meclisin ikinci partisi yaptı. MHP’YE oy verenler de dahil hemen herkes, yeni bir Milliyetçi Cephe hükümetinin kurulmasını beklerken MHP, yıllarca düşman parti ilan ettiği Bülent Ecevit’in DSP’Sİ ile hükümet kurdu ve iktidara geldi.
Tuhaf gelecek ama “Apo’yu ancak biz asarız diye oy istedi. Ancak koalisyonda Apo nun idamı yargı kararıyla kesinleşmesine rağmen, infazını engellemek için Ecevit ve Yılmazla anlaştı.

7 Kasım 2002’de, Kemal Derviş’in yapamadığını yaptı ve içinde bulunduğu koalisyonu bozarak AKP’yi iktidara getiren hamleyi yaptı.
Bundan sonraki süreçte Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesinden Türban’ın Devlet memurlarına serbest bırakılmasına, 4+4+4’den, Anayasa değişikliklerine kadar sürekli olarak AKP’nin yedek lastiği oldu.
ez cümle AKP, ne zaman başı sıkışsa MHP’yi yanında buldu. Peki karşılıksız mı?
MHP’de parti içi isyanları AKP’nin yasa yapma gücünü kullanarak bertaraf etti.
Varlığı varlığına, varlığı da varlığına mahkum.
O mübarek ipi sıkı tutun bakalım..

 

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/08/04082018Kralciplaka.jpg 1736 2270 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-08-04 15:12:142018-08-08 13:43:22AKP,MHP- Al Gülüm Ver Gülüm
Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön