Vesayet, polarizasyon değiştirirken..

Pandemik gerçekler

Pandemi’nin başından bu yana neredeyse iki yıl geçti.
İki yılda dünyanın gelişmiş ülkeleri vatandaşına para dağıttı..
Bizimkiler ise dünyanın en değersiz parasını hediye ederek fakirlik dağıttılar.

Amerika, farklı teşvikler yanında istisnasız her vatandaşına 1400’er dolar dağıttı.

İngiltere evine kapattığı her çalışanın maaşının yüzde seksenini verirken, esnafa önceki yılın kazancının yüzde yetmişbeşini bir seferde nakit ödedi.
“Git evine yat!” dedi.

Almanya bütçesinin yüzde 11’ini desteğe ayırdı. Esnafa 50 Milyar Euro hibe desteği verdi. Çalışanların maaşlarının yanında hanedeki çocuk başına 450 Euro aylık destek dağıttı.

Japonya, bırakın yüzlerce milyar dolar desteği, pandemi biraz hafifleyince morali bozuk vatandaşının moralini düzeltmek için her isteyene hibe seyahat desteği dağıttı.

Türkiye’de ise, daha önceden de mali destek verilmekte olan muhtaç kişilere 3 kez, biner TL yardımda bulunuldu..
İhtiyacı olanın bankalardan 5 bin TL ye kadar kredi alabileceği açıklandı.
Ev almak isteyenler kredi alabilir, otomobil almak isteyenler kredi alabilir diye açıklama yapıldı.

Aşılanmaya rağmen,
her gün 200’ün üzerinde ölüm gerçekleşmesine rağmen,
salgının seyrinde bir değişiklik olmamasına rağmen,
İnsanlar Covid-19 virüsünden daha çok  fukaralık virüsüne odaklandı.
Maskesini bile haftada bir değiştirenler var!
Neredeyse 2. el maske piyasası açılacak!

Vatandas somun ekmeği bile et alır gibi almaya başladı.
Öğrenciler için, çay simit lüks oldu.

Lafı uzatmaya gerek yok!
Beceremiyorsunuz bu işi kardeşim!
Hiç de beceremediniz!
Seçim mi yapıyorsunuz, istifa mı ediyorsunuz? Ne yaparsanız yapın, terkedin şu koltuklarınızı artık!
Virüsten ölmeyenlerin, beslenme bozukluğundan ölmesini mi bekliyorsunuz?

Haftanın karikatürleri

LOMBOZ 14KASIM 2021 PAZAR

Afgan Afganisi

Tabi ki gündemi ‘şehit yakınına küfür’e kitlemeye çalışacaksınız!

Tabi ki gündemi ‘CeHaPe kapatılsın’a kitlemeye çalışacaksınız?

Nedeni açık!

Misal; Afganistan ekonomisi ile Türkiye ekonomisi kıyaslanabilir mi?
“Ne alaka?” diyeceksiniz!

Ama kazın ayağı öyle değil!

Devamını Oku

LOMBOZ 12KASIM 2021 CUMA

CHP Kapatılmalı!

Milenyum öncesinin ve sonrasının ünlü büyük Türk fikir büyüklerinin en büyüklerinden üstad Mehmet Barlas, giderayak, yanaklarından makas alarak, hükümete son suflesini veriyor. 

Diyor ki:

“…Yani bir bakarsınız, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yönettiği Cumhuriyet Halk Partisi kapatılmış ve seçime girmesi yasaklanmış olabilir…”

Devamını Oku

Haftanın Karikatürleri

LOMBOZ 5 KASIM 2021 CUMA

 

Yüzde seksen muhalif

Hani Afyonkarahisar Belediye Başkanı, ‘Yıllık, 140 bin biniş garantili’, yap-işlet-devret modeliyle teleferik yaptırıyormuş da, “Muhalifler binmesin” diye ferman buyurmuş ya!..

Emrin olur beyefendi!
Sen çakma efeler gibi bol keseden üfürdün diye muhalifler teleferiğe binmez artık!

Devamını Oku

Saçim Havası

Dünya, Hitler gibi bir deli tarafından, koskoca bir ulusun beyninin esir alınabildiğini deneyimleyince, yoğurdu üflemeye başladı.
Çünkü 2. Dünya Savaşı 70 milyon can almıştı.
En derin yeri 61 metre olan Sapanca gölünden 7 tane hayal edin ve tamamen insan kanı ile dolu olsun!
İşte Hitler’in insanlığa armağanı buydu!

Bu acı deneyimi yaşayan Avrupa’da 2. dünya savaşından sonra kurulmuş, hepsi karşılıklı anlaşma anlamına gelen pakt, konvansiyon, essamble, sözleşme gibi kurumlar tam da yeni Hitler’ler oluşmasın diye oluşturuldu.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bunun yargı kanalı  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de yine bu korkularla kuruldu.


Kurucu fikir babası Teitgen: “Hiç kimse yıllar sonrasının geleceğine bakıp kendi medeniyetinin totaliterizm ve diktatörlüğe dönüşmeyeceğini ve ülkesinin böyle risklerden azade olduğunu iddia edemez. Bu nedenledir ki bizler önce davranıp, zamanı geldiğinde alarm çanlarını çalacak bir bilinci ve vicdanı yaratmalıyız. Bu özel vicdan da ancak özel bir Avrupa yüksek mahkemesi yoluyla oluşturulabilir.” diyordu…

İşte, bizim de Avrupa Konvansiyonu üyesi olarak 49 üyesinden biri olduğumuz ve aldığı kararların kanunlarımızla çelişmesi halinde bile daha önde ve geçerli olduğunu ANAYASAMIZA İŞLEYEREK kabul ettiğimiz AIHM bu!

Gelelim bu güne!

Bu 49 üye ülkeden 10’u,  Büyükelçileri aracılığı ile  Erdoğan’a ne diyor?
“Arkadaş, AIHM’e ülkenden bazı başvurular var. İçinde senden gelen hakimlerin de olduğu mahkemelerimiz bu başvuruları inceledi, bazı kararlar aldı. Ama ısrarla bu kararlara uymuyorsun. Lütfen uy! Kuralı bozma! Seni görmezden gelirsek uymayan başkaları da ortaya çıkar! Bu işin altından kalkamayız!”

Erdoğan ne diyor: “Vaay, iç işlerime nasıl karışırsın?

Sonra Aynı devletler ikinci bir mesaj yayınlıyor: Arkadaş, söylediklerimizin arkasındayız! Bu içişlerine karışmak anlamına gelmiyor. AIHM kararlarına uyman gerekiyor!” diye tekrar uyarının altını çiziyor!

Erdoğan ne diyor?
“Bakın nasıl geri adım attırdık! Yedi düvelin sırtını nasıl yere vurduk!”

İnsaf!

Ayıptır, yazıktır, günahtır!
Dört yıldır içeride tutulan, iddianamesinde dişe dokunur tek bir madde olmadığını bütün aklı başında hukukçuların ortaya koyduğu, özgürlüğü gasp edilmiş, boşlukla mücadeleden yılmış, artık kendisini savunmamaya karar vermiş bir vatandaş var!


Onu savunanlar Türkiye düşmanı kafir!..
İçeride tutanlar, yerli, milli müslüman!
Öyle mi?

“Sen de kimsin! Kararlarına uymak zorunda değiliz!” diyor
Erdoğan’ın vaktiyle hapse girdiğinde başvurduğu bu AIHM..
Erdoğan’ın vaktiyle Adli sicil kaydının temizlenmesi için başvurduğu bu AIHM..
Erdoğan’ın vaktiyle millet vekili seçilebilmek için başvurduğu bu AIHM..

Şimdi, başvuranın vatan haini, yargıçlarının da işbirlikçi olduğu aynı AIHM!

Oysa Anayasamızın 90. Maddesi: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” diyor.
Nokta!

..

 

 

Bu haftanın karikatürleri

Haftanın karikatürleri