LOMBOZ 18NİSAN 2021 PAZAR

Aşı redçileri!

65 yaş üstü vatandaşlarımızın %23.9’u aşısını olmamış.
Sağlık Bakanına göre “aşı olmayı reddetmiş!”

Yani Bakanlığa göre, 65 yaş üstü 8 milyon vatandaşımızın 2 milyonu “aşı redcisi?”
Hem de; bunca topun ağzında iken, bunca evlerine kapatılmış iken, bunca nefes alamaz halde iken!

Hadi canııım!

Acaba Bakan bu söylemini, ciddi bir araştırmaya dayandırıyor mu?
Hiç sanmıyorum!

Hayır “..biz şöyle şöyle bir araştırma yaptık” deyip bizi ikna ederse buradan özür dilerim! 

Ama gerçekten hiç sanmıyorum!

Benim de dayandığım bir araştırma yok! Fakat ciddi gözlemlerim var. Aklın yolu bir!

Devamını Oku

LOMBOZ 16 Nisan 2021

 

Nerede hareket orada bereket?

Ortalama insanın beyninin ağırlığı, vücudunun toplam ağırlığının %2 iki ila %3 kadardır.

Ama beyin, dinlenme durumundaki bir insanın kullandığı enerjinin %20’sini kullanır.
Adeta bir başına, vücudun enerjisinin beşte birini sömürür.

Oysa bu gizemli organ, evrimi boyunca, elektrik tüketimini olağanüstü düzeyde ekonomize etmiştir. 

Bir bilgisayar transistörünün sadece iki rakamlı bir toplama işlemini yaparken harcadığı enerjinin 10.000’de biri ile onbinlerce işlemi yapar.

Yine de şu; pahası enerji olan yaşamda, vücut ekonomisinin en vahşi tüketicisidir beyin.

Devamını Oku

LOMBOZ 12 NİSAN 2021 PAZARTESİ

El Vicdan!

Bir empati yapalım.

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Başkanı’sınız. 

Gündem emekli askerlerle ilgili haberlerle dolu. 103 Emekli Amiral olayı var. Belki bir kısmı sizin de üyeniz. Öyle ya! Emekli subaylar…


Sabah derneğe geliyorsunuz. 

Bakıyorsunuz masanızın üzerinde resmi bir zarf. 

Hem de Milli Savunma Bakanlığından.
Heyecanla açıyorsunuz. 

İçinde bir davet yazısı var. Sizi, iki üye ile birlikte, Bakanlığın misafir toplantı salonuna kahve içmeye davet ediyor.
Koskoca Bakanlık!.. Hem de Milli Savunma.. Gidilmez mi?

Devamını Oku

LOMBOZ 9 Nisan 2021

Bilmezler mi?

Bal gibi biliyorlar bu amirallerin kim olduğunu.

Onlardan darbeci çıkmayacağını..

“Yeğeni, oğlu, şusu, busu..”nun hangi partiye üye olduğunu bilenler;

Lojman haklarını iptal ettikleri amirallerin, zaten lojmanda filan oturmadıklarını bilmiyorlar mı?

“Rütbelerini sökün, korumalarını kaldırın!” diye gırtlak nameleri ile feveran edenler;

Zaten korumaları olmadığını, zaten  bugünkü yasalarla rütbelerinin sökülemeyeceğini, emekli maaşlarının kesilemeyeceğini bilmiyorlar mı?

Biliyorlar!..

Devamını Oku

LOMBOZ 4 NİSAN PAZAR

LOMBOZ 4 NİSAN PAZAR

Meclis değil BKM sahnesi mübarek!

 

72 AKP Milletvekilinin imzasıyla hazırlanan yasa taslağının onaylanması sırasında, salonda, kaderin garip bir cilvesi sonucu sadece 16 AKP milletvekili vardı. Yani yasayı hazırlayanlar bile orada değildi.

O anda salondaki milletvekili sayısı daha fazla olan Muhalefet: “Tombalaa!” deyip yasayı reddetti.

Kuliste muhabbete takılmış AKP’liler, başta Meclis Başkanı olmak üzere “Amman deyim!” diyerek kulisten oturumunun yapıldığı salona seyirttiler. 

Gel gör ki iş işten geçmişti.

Söylentilere göre olay, anında Saray’ın kulağına gitti. Sağlam bir fırça eşliğinde “Ya bu işi düzeltin ya da aha geliyorum oraya!” şeklinde diplomatik bir uyarı alındı ve salon bir anda AKP’li vekille doldu. 

Reddedilen metin, özünde devlet dairelerine personel alımı konusunda iktidarın elini daha da rahatlatacak maddeler içeriyordu. Son düzlükte kadroları revize etmek için çok önemliydi. 

Gel gör ki: reddedildiği için 1 yıl boyunca yeniden kanun teklifi olarak meclise getirilemeyecekti.

Özgür Özel’in deyişiyle “Başkan, boncuk boncuk terlemiş olarak diğer AKP’li kurmaylar ile birlikte koşa koşa salona girdi.
Düşündüler, taşındılar, ‘Elektronik oylama yapılmadı’ gerekçesi ile oylaması bitmiş hadiseyi iptal ettiler.

Benim hatırladığım, bu iktidar döneminde, mecliste muhalefetin istemediği ve reddedilen ‘Irak Tezkeresi’ dışında bir teklif yok!

Bir de 2013 yılında, AKP tarafından verilen “Taşradaki sağlık personelinin özlük hakları” ile ilgili kanun teklifi yine AKP’li vekillerin oyları ile reddedilmişti.
Red sebebi ise, sıkı durun: Muhaliflerin teklife topluca onay verdiğini gören AKP’lilerin, kanun teklifini muhalefetten geliyor sanmalarıydı.

Bu haftanın ikinci salvosu Meral Akşener’den geldi.

Fırsat buldukça, meşhur “Seni çok seviyom Tülaay!” fenomenindeki ağlayan adamı hatırlatan bir replikle “Evine dön Meral!” diye ünleyen Bahçeli’ye, bu kez “Evine dön!” çağrısını yapan Meral Akşener oldu.

Bahçeli’nin “AYM (Anayasa Mahkemesi) de kapatılsın!” şeklindeki manidar çıkışından sonra Akşener: “Son hadiselere baktığımı zaman, bir yakın arkadaşının kız kardeşi olarak, kendisini evinde dinlenmeye davet ediyorum” dedi.

Öyle ya! AYM’yi kapatmak, “köşkün bütün anahtarlarını denize atmak” gibi birşey!

Özgür Özel’in de artık işin makarasını yaptığı gibi, “AYM’yi kapatırsan HDP’yi kim kapatacak?

“Meclis mizah yazarlarının işini elinden aldı!” şeklindeki yaklaşımı artık önemsemiyorum!

Artık Meclis komedi sahneliyor, biz mizah yazarları da peşinden oyunun metnini yazıyoruz.
Spor yazarlığı gibi birşey!..

Valla böyle de güzel!

 

 

Abbas yolcu!

Yılmaz Özdil’e “Atatürk’ün anısına hakaretten” soruşturma açılması en az Necati Doğru ve Emin Çölaşan’a fetocu diye soruşturma açılması kadar absürd ve gariptir!

Bu davayı açanlar bu garipliği görmüyor olabilirler mi?

Mümkün değil!

Atatürk ile ilgili son yılların en kapsamlı ve en çok okunan kitaplarını yazmış ve takdir toplamış Yılmaz Özdil’i, bir çocuk bile Atatürk’ün anısına saygısızlık gibi bir fiil ile yan yana düşünemez!

O halde bir gariplik ve absürdlük aranıyor.
Yani iş oraya kadar düşmüş.
Hadi hayırlısı

 

Hadi buyrun

Konda araştırmasına göre vatandaşın %67’si Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin eylemlerini destekliyor.

Konda bugüne kadar yayınladığı anket sonuçları itibariyle en ciddi araştırma kuruluşlarından biri.

Peki Bu %67 ne demek?

Bu 67, Melih Bulu’nun o sandalyede kalmasını can havliyle savunan iktidarın bu düşüncesi ile cephe cepheye karşı olduğunu ifade etmek demek.

Bu 67, doğrudan sorulduğunda AKP’ye karşı olduğunu söyleyemeyenlerin bunu dolaylı olarak ifade etmesi demek!

Bu 67, ilk seçimlerde bu iktidara ve ortaklarına oy vermeyeceğini açıkça beyan etmek demek!

Boğaziçi öğrencilerini terörist olarak niteleyip her gün yerlerde sürükleyenler şimdi bu %67’ye de terörist diyebilecekler mi?

 

Özgür Özel’e özel

Özgür Özel, diğer sütunda bahsettiğimiz Meclisteki skandal oylama sonrasında, hızla meclise gelip oylamayı iptal eden Meclis Başkanını “Saray’ın arzuhalcisi” şeklinde niteleyerek onu tarafsız olmamakla suçlayınca, Meclis Başkanı cevap verdi: “Pişman ederim!”

Bir meclis başkanı, bir milletvekilini nasıl pişman edebilir? Düşündüm taşındım fazla bir seçenek bulamadım.

Mesela Özgür Özel, olur da meclis iç tüzüğe aykırı davranırsa zaten müeyyidesi ne ise onu uygular. Af yetkisi yok! Yani bu yolla pişman etme tehditinin bir anlamı yok!

Kalıyor iki seçenek:
Mesela Özel’e dokunulmazlığının kaldırılması davası açılırsa dosyasını yıl sonuna bırakmaz. Berberoğlu ve Gergerlioğluna yaptığı gibi hemen okur! Özgür Özel de Enis Berberoğlu gibi, Gergerlioğlu’nun bir süre sonra olacağı gibi pişman olur!

Bu da değil ise son bir seçenek kalıyor.
CHP sıralarına, Çarşı’da, “kasap” namı ile maruf bir futbolcu milletvekilini göndermek!

O kadar da olmaz tabi.. 
Ama olursa artık kim daha pişman olur, o da belli olmaz! 

 

Aman avcı!

Mesela kerkenezin gözleri ultraviyole ışığı görür.
Bizim göremediğimiz yerdeki fareyi, farenin yaydığı ultraviyole ışınım sayesinde tv’de izler gibi izler.

Kuşlar; çifte görme, ultraviyole görme, görüş sabitleme, detayları insanlara göre 3 kat daha keskin görme gibi özel kabiliyetlere sahiptirler.
Evrim onlarda, yaşamalarını mümkün kılacak en önemli iki silah olarak, uçma ve görmeyi geliştirmiştir.

Şahin saatte 350 Km hızla uçabilir. 

Avlarına yüksekten bu hızla dik dalış yaparlar. Ama öyle bir fren ve aerodinamik sistemleri vardır ki son anda yere çarpmazlar.

İnsan gözünde, ışık retinaya gidene kadar damarlarda dağılır.
Yırtıcı kuşlarda bu damarlar yoktur. 

Kuşlarda bulunan telefoto lensler avlarını 3 kat büyütür. Yani gözleri 

bildiğiniz ‘zoom’ yapar.

Işığa adaptasyon sağlayan kasları çok güçlüdür.

Göçmenlerin yön bulma mekanizmalarına hiç girmiyorum. Sayfalar tutar..

Sonra bir avcı gelir.
“Spor yapıyorum” diye bu muhteşem mekanizmayı bir saçma yağmuru altında yere indirir. 

Avı bulana kadar metrelerce yayılan bu saçma yağmuru karşısında zavallı kuşun hiç şansı yoktur. 

Yapmayın beyler!

Nisan ortası bölgemizdeki kuşların ağırlıklı yumurtlama mevsimi..

Onları rahat bırakın.
Yavrularını büyütsünler!..

LOMBOZ 2 Nisan 2021 CUMA

LOMBOZ 2 Nisan 2021 CUMA

Uzun iktidar bozar!

Yönetişim, yönetme olgusunun denetlenmesi ve yönlendirilmesi ile ilgili bir mekanizma.
Yönetimin bilimi yani.


“İyi yönetişim” kavramı ile yeterince tanışamayan ülkeler, kurumlar, şirketler geri kalmaya mahkum!..
İstisnası hemen hemen hiç yok!

İyi yönetişim, doğru yönetimin bir çok kural ve yöntemini test etmiş, belirlemiş, neredeyse kanunlaştırmış ve uyguluyor.

En temel ilkelerden biri “Yöneticinin yönetme süresi” ile ilgili.

Bilim diyor ki: “Bir yönetici aynı koltukta en fazla 8 yıl verimli olabilir!”

Haydi, istisna bireyler için bu 9 yıl olsun!
Bu süreden uzun yönetim süreleri yöneticiyi bozar.
Yönetici bozulunca haliyle yönetilen “şey” de bozulur. Devamını Oku

LOMBOZ 28 MART 2021 PAZAR

 

Uzay açılımı 

“Gökyüzüne bak Ay’ı gör!” sloganıyla lansmanı yapılan ve Reis’in: “Hedef Cumhuriyetimizin 100. yılında Ay’a ilk teması gerçekleştirmek!” şeklindeki cümlelerinde ifadesini bulduğu “uzay açılımı” ete kemiğe, çaya çorbaya bürünüyor.

KRT’den Ülkü Çoban’ın sabah haberlerinde dinledim.
O da ‘Anka Haber Ajansından Bora Ergin’in haberini ekrana taşımış.

Devamını Oku

LOMBOZ 26 MART 2021 CUMA

 


Yönetemezsen yönetilirsin?

Sağlık Bakanı, “Günde iki milyon kişiye aşı yapma kapasitemiz var” demişti.

Uzmanlar ise “O kadar olmasa da sağlık sistemimiz günde 1 milyon kişiye aşı yapacak yetenekte!” diyor..

Yani aşımız olsa, aşılama da tıkır tıkır yürüse, günde 1 milyon kişiden iki doz hesap edersek; 3 bilemedin 4 ayda bu iş bitecek!


Ne kadar aşıya ihtiyaç var?  Devamını Oku

LOMBOZ 22 MART 2021 PAZARTESİ

22 MART 2021 PAZARTESİ- Gazete Pencere Karikatürü

—–

22 MART PAZAR LOMBOZ KÖŞESİ
İstanbul Sözleşmesi iptal edilirken


İnsan sürekli ölür

Bu bir mecaz, metafor değil!

Aslında gerçek anlamda insan sürekli ölür.
Bunu ona hissettirmeyen, beyindir!

Vücudumuzdaki tek kalıcı hücre tipi beyin hücreleridir.

Diğerleri sürekli yaşlanır, ölür ve yenilenir.
Her gün yüzbinlerce öncü saç teli hücresi, ölümüne keratine dönüşür ve ortalama 4-5 yıl sonra tamamen kopup düşecek olan tek bir saç telinizi oluşturur.
Üzgünüm ama başınızda çocukluğunuzdan kalan tek bir saç teli bulamazsınız.

Devamını Oku

LOMBOZ 19 MART 2021 CUMA


100 Milyon aşı neden sonbahara bırakıldı?

Samsun’da şu anda kaç covid-19 vakası var?
Şimdi söyleyeceğim.

Ama önce şu iki soruyu cevaplayalım.

İlk soru şu:

Neden bir haftada, renkli haritadan renksiz haritaya geçtik?

El cevap!
Çünkü bulaşı öyle hızlı artıyor ki, bir haftada rengin bir anlamı kalmadı!

Artık maalesef neredeyse bize her yer kırmızı!
Devamını Oku