Hükümet adı üstünde ‘hükmetmek’ten gelir. Hipotalamusunda hükümranlık, hükümdarlık vardır. Hükümdarlık ise girdap gibidir. Aradaki çizgi incedir. Çekiverir hükmedeni içine. Ne elini tutan olur ne bilegini büken. Ama bir maluliyeti vardır hükümet denen en büyük şirketin. Mutlak kaderi iflas etmektir. Hükmeden, önünde sonunda yerini mutlaka rakip şirketin yöneticisine bırakır gider.. Milletvekillerinin Televizyon sohbetlerine bile "Tek ses" dayatırken, bilimin egemenlik alanına giren bir salgında bakanıyla ters köşe olmak çizginin ötesinde olmak değil de nedir? Bu gün hükmedenler, mutlak iflası asla unutmamalıdır.