İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu

Olan Süleymani’ye oldu..

15 Ocak 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/01/trump_savas2.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-01-15 22:35:192020-01-15 22:35:21Olan Süleymani’ye oldu..

Konkordato isteyen firmaların 2/3’ü inşaat sektöründe

15 Ocak 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/01/acim.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-01-15 22:10:182020-01-15 22:10:21Konkordato isteyen firmaların 2/3’ü inşaat sektöründe

Yolcu karşılama ücreti 4 Euro

9 Ocak 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Yakında her ikamete atmosfer basıncı sayacı bağlayıp, atmosfer basıncına göre ücret alınırsa şaşmam!

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/01/kim_opuyo_seni.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-01-09 21:32:572020-01-10 21:26:41Yolcu karşılama ücreti 4 Euro

Stratejik Derinlik

9 Ocak 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/01/stratejik_derinlik.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-01-09 21:29:102020-01-09 21:29:10Stratejik Derinlik

Libya’da ne işimiz var?

5 Ocak 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

LİBYA’DA NE İŞİMİZ VAR?
Cevabı basit! Üstelik de duymayan kalmadı..
Ama ısrarla anlamak istemeyip, her konuyu en iyi bilen “milli tartışma gurularımız” televizyon ekranlarında tırım tırım tartışıyorlar..
“Libya’ya neden gidiyoruz da, neden gidiyoruz?”
Halbuki ‘Tanrıverdi’ bu sorunun yanıtını şak diye vereli on gün oldu..
“Arkadaşlar! Gidiyoruz, çünkü Mehdi gelecek!”
Kim bu “Mehdi gelecek!” diyen Tanrıverdi?
“Askeri Başdanışman!”
Neyin askeri başdanışmanı?
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın, koskoca Askeri Başdanışman’ı!
Şu halde, oraya neden gittiğimizi ondan iyi kim bilebilir?
Ha, tabi ki herşeyi bilen Cumhurbaşkanımız bilebilir!
Peki Cumhurbaşkanımız bu konuları bilmek için kime danışıyor?
Askeri başdanışmana!
O halde, zor da olsa, şunu kabul edelim ki konuyu yine en iyi bilen, bu askeri başdanışman Tanrıverdi!.
O da ne diyor? “Hazreti Mehdi gelecek! Libya’ya o yüzden gidiyoruz!” diyor..
Hem de öyle; şurada, burada, kahvehanede, kafeteryada değil.
İslam Birliği Konferansı’nın kürsüsünde söylüyor..
“Libyaya asker gönderiyoruz, çünkü Mehdi’ye hazırlık yapmak lazım!” diyor..
Salonda, kendisini dinleyen delegeler arasından geleceğini tahmin ettiği soruyu hızla kendi kendine soruyor: “Peki, Mehdi ne zaman gelecek?
Hızla cevabını yine kendi yapıştırıyor: “Allah bilir!”
Gitmeye, gelmeye, kalmaya, davete icabet etmeye, şahsen kendisi olarak, bizzat karar verme yetkisine sahip, Koskoca Cumhurbaşkanı’nın danıştığı, koskoca askeri başdanışmanı “Mehdi gelecek, o yüzden hazırlık yapmaya gidiyoruz!” diyor.
Aklı evveller, çok bilmişler televizyon ekranlarında hala tırım tırım tartışıyor.
“Neden gidiyoruz da, neden gidiyoruz?”
Hala anlamadınız mı?
Misal, gitmekten yana olanlardan, Yeni Şafak yazarı, akademiyen Yusuf Kaplan, ekranda diyor ki:
“Bir toplumun başına gelebilecek en kötü şey, başına ne gelebileceğini bilmemesidir!”
Belli ki biz hala anlamadık ama onlar ne geleceğini iyi biliyor!
“Mehdi gelecek!”

Gazetepencere 05.01.2020

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/01/musluman_kardesler.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-01-05 02:41:172020-01-07 20:31:55Libya’da ne işimiz var?

Halka çay paketi atmak

3 Ocak 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

BİZİM RÖNESANSIMIZ DA BU!
Dünya aklın egemenliğine girdiğinde, tarihe dönük değerlendirmeler yapılacak.
Bir nesil uzunluğunda, 18 yıldır yaşadığımız bu kesintisiz iktidar sürecinin analizlerinden okul kitaplarına; gazetecilikten akademisyenliğe, sanatçılıktan yöneticiliğe, her konuda zengin bir film içeriği çıkacağı ayan beyan ortada.
Bu filmin en kült sahnelerinden birini “otobüsün üzerinden, halkına çay paketi atan Cumhurbaşkanı” görüntüsünün oluşturacağını tahmin etmek için yetenekli bir senarist olmaya gerek yok.
O huşu içindeki çehre!.. Veren elin alan elden üstün olduğunu kanıtlayan bir yüz ifadesi, bir beden dili..
Elindeki paketi adaletli bir yön tercihi ile savurdukça, çuvaldan yeni bir paketi yetiştiren etli-göbekli lojistik çaba!.
Aşağıda binlerce kişi arasından ilahi bir piyangonun isabetiyle bir paket çayı kapabilen mutlu azınlık..
Bulundukları bölgeye doğru süzülen çaya, siyatiklerine inat cehdederek plonjon yapan ve birbirinin üzerine çıkan, birbirini ezen genç, yaşlı kalabalık..
Ve önlerde yer almayı başarabilenlerin de içinden çıkan azınlığın ödülü 250 gramlık bir çay paketi..

Sanki genel ekonomik adaletin temsili resmi gibi!

Bu halkı bu hale bu yönetim anlayışı getirdi.. Tamam da!..
Asıl soru şu: Bu yönetim anlayışını yönetime hangi Cumhuriyet getirdi?
Kuşkusuz, Cumhuriyet’in ilk otuz yılı değil, son otuz yılı getirdi!..

Sular çekildikten sonra, bu rezaletten önceki ‘son otuz yılı’ iyi irdelemek gerekiyor!
Bizim rönesansımız da bu olacak!

—-

GazetePencerede’ki ilk yazı: 4 Ocak 2020

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/01/Yerli_milli_otomobil.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-01-03 02:52:402020-01-05 01:25:17Halka çay paketi atmak

Mutlu Yıllar!

2 Ocak 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/noelbaba.jpg 709 1181 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-01-02 11:47:302020-01-02 11:49:33Mutlu Yıllar!

Sözcü’den Fetocu çıkar mı?

29 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Fetocular ne yapmak istiyordu.
“Sessizce devleti ele geçirmek!”
Fetö; 1999 yılında ortaya çıkan, müridlerine hitabettiği ve “Sırrın senin esirindir!” veciz sözüyle bitirdiği kasetinde “..Kıvama ulaşılmadan, gereken mesafe alınmadan, erken huruç diyebileceğim çıkışlar yaparlarsa dünya başlarını ezer! Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır..  Her adım yirmi gününü doldurmadan yumurtayı kırma gibi bir şeydir.” sözleriyle bu yolda ağır ağır yürümek gerektiğini açık ve net ortaya koyuyor. Canavar olarak tanımladığı, yıkmaya çalıştığı bu yapıları “modern zamanın firavunları” olarak niteliyordu.
Peki bu adımlarını onlara en hızlı biçimde attıran, yargının yapısını değiştirerek anayasal müesseseleri, tarikatçıların ordudan atılmasına yönelik askeri şura kararlarını, uygulatmayarak orduyu ele geçirmelerine kim payanda oldu?
Bu iktidar!
Bütün bu olup biteni ilk gününden bu yana ifşa eden ve bu itirazları yazdıkları yazılarla arşivlerde sabit bu adamlar;
Fetö’nün “modern zamanın firavunları diye tanımladığı cephede yer alan, bir kaşık suda boğmaya çalıştığı bu adamlar;
Çalıştıkları gazeteler, fetönün talebiyle iktidar tarafından satın alınarak liste liste işlerinden attırdığı bu adamlar,
Necati Doğru’lar ve Emin Çölaşan’lar Fetö’cü öyle mi?
Buna en çok da sümüklü vaiz sevinmiştir..

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/sozcu.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-29 21:37:182019-12-30 01:13:52Sözcü’den Fetocu çıkar mı?

Kanal istanbul

29 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/reis.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-29 20:26:412019-12-29 20:26:41Kanal istanbul

Tekerlek dönmüyor..

27 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Memleketin, Cumhuriyet döneminde yapılan fabrikalarını sata-kapata bitiremediler..
Bu güne kadar 63 Milyar dolarlık özelleştirme yapıldı.. Söyleye söyleye bitiremedikleri IMF borcu 25 Milyar dolar idi. Oysa bu gün Türkiye’nin dış borcunun faizi bile bunun birkaç katı..
Denizin suyu bitti.
Bölgedeki 30 Milyon metrekare arsa hareketinden çok net görülüyor ki, Kanal İstanbul’un, gemi ile, geçiş ile, Montrö ile bir derdi yok.
Proje bir emlak projesi.. Kanal ise bir peyzaj unsuru..
Allahın dağından kim arsa, ev alsın.. Önünden bir boğaz geçireceksin ki satış kolay olsun..
Es kaza yapımı üstlenecek bir yap-işlet-devretçi kanal işletmecisi bulabilirlerse kaymaklı ekmek kadayıfı..
Arsaların neredeyse tamamını Araplar kapatmış. Memleketin fabrikaları bitmiş, şimdi toprakları parsel parsel, sinema bileti satar gibi satıldı. satılıyor.
Kaynak bulmak için memleket arsası satmak!!!
Emekli Albay Ümit Yalım’ın, bir buçuk yıl önce ortaya attığı, “18 adanın gizli bir mütabakatla Yunanistan’a satıldı” iddiası yalanlanmadı.
Belki de bu serinin başlangıcıydı. 18 ada için muhalefetin yeri göğü birbirine katmaması, şimdi erk sahiplerine, memleketin arsalarını parsel parsel satma cesaretini verdi.
Peki neden her şey satılıyor?
Cevabı basit! İktidarda kalmak artık zorunluluk haline geldi.
Ama tekerlek dönmüyor..
ibulentcelik.com – gazetepencere.com
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/Kanal_istanbul.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-27 01:20:402019-12-27 01:32:31Tekerlek dönmüyor..
Page 29 of 42«‹2728293031›»
Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön