1_986_26102009_1
şov sınırı sonu..
şov sınırı sonu..
Beklenen mektup..
Mektup nihayet gelir..
Zarf değil zarfın içindeki önemlidir anlamına gelen "Zarfa değil Mazrufa bak" diye bir deyim vardır. Mektup olayı bir süredir öylesine hakiki meselenin önüne geçti ki işin özü kayboldu gitti. Meclisteki odaların mesafesi 25 metre olan iki lider, kamuoyunu bir mektubun peşine takıp götürdüler..
Elbette bu nazik davete Baykal’ın bigane kalması düşünülemez. Büyük bir ihtimalle randevu gerçekleşecek.. Bize de sakız çignemek düşecek yine..
Liderlerin mektup maçından dakika ve skor bilgisi alıyoruz..
Konuşmadan anlasma dönemi
Mehmet Tezkan usta "hangileri" oldugunu tek tek sıralamış.. Baykal ve Erdoğan’ın neredeyse aynı fikirde oldukları tek bir konu yok.. Telefonla bile konuşamadıkları için buluşmayı bir ayda "mektupla" hallettiler.. Böyle bir buluşmadan kim ne bekliyor allahaşkına.. Dostlar alışverişte görsün…
Dünya çapında salgın anlamına gelen ‘pandemi’ olgusu da "Kavramların sulandırılması" furyasından nasibini aldı. Bilim adamlarının böyle durumlarda "toplumu kışkırtmanın" salgının penetransını arttıracağı uyarıları, siyasetçilerin umurunda değil. Sıkışınca iç ve dış düşman yaratma iştiyaklarının, "anons merciini" yalancı çobana çevirdigini görmüyorlar mı?
Önce "Van Minüt", sonra "tatbikat krizi" şimdi de "Ayrılık" dizisi vurgunu.. Gerekçeyi, sanki yarın seçime girecek bir siyasetçi seslendiriyor; "Halkın sesini dinliyoruz!" Hangi halk? Baykal’la yapmayı tasarladığınız görüşmeyi duymasını istemediginiz halk mı?
