1_11_03032007_1
Netekim, paşa’nın gün gelip de “düşünce suçlusu” olarak, soruşturma muhatabı olacağı kimin aklına gelirdi..
Bu yazar henüz biyografisini yazmadı. Bu sırada bulent , 2086 adet gönderiye imza atmasından gurur duyduğumuzu belirtelim.
Netekim, paşa’nın gün gelip de “düşünce suçlusu” olarak, soruşturma muhatabı olacağı kimin aklına gelirdi..
“..Ve geldik Kars’a!” Gariban vatandaş, “kartı bol bulunca” alışveriş sepetini dolu dolu sürmenin geçici keyfini yaşadı. üç yıl, dört yıl sonra kazanacağı paraları kazanmadan harcadı. Limitler doldu, yollar tükendi.. Sadece acil harcamalara ve kart borcuna fer yeter hale geldi. Yaprak kımıldamıyor. Sistem kendi kuyruğundan yemeye başladı.. iki yıldır kar rekoru açıklayan bankalar bu işin sonunu […]
Her “durum”, kendisine en fazla ihtiyaç olduğunda en yüksek “değerine” ulaşır. Mizah, en yüksek değerine demokrasi eksikken erişir. şans oyunları ve kumar’ın en fazla toplumsallaşmasının nedeni de kuşkusuz ekonomik düşkünlükle ilgili. Seçimlerin bir “bahis konusu” olması eksik kalmıştı. O da oldu. Artık vekillerimize fırdolayı parti gezme dışında bir kazanç kapısı daha açıldı. Hayırlısı olsun..
Görmeyince değil “Görmezden gelmeyi” becerince daha kolay çözebileceğiz sorunları.. Biz görmeyince sorunları çözüyor olsaydık hayat çok kolay olurdu. Hatta, “Kapatırsın okulları, maarifi yönetmek de kolay olur!”.. Ha! bir de gittikçe daha turistik bir ülke oluyoruz yahu!.. Dünya aleminin, “Bu adamlar nasıl birileri beh!” diye meraklarını yeterince gıdıklarsak turist akınına bile uğrarız.. (ne! ağır mı oldu? […]
Bize düşman lazım değil ki.. Bu konuda da kendi kendimize yeteriz evelallah!..
Kapkaç’a, otomobil hırsızlığı’na masum eylemler gibi bakmaya başladık. Trafik tıkandıkça yol verme cinayetleri arttı. Suçlu kim? Sondan başa doğru yüklem’e neden sorularını sorarak gidelim.. 3 soruda suçlular ortaya çıkıyor. ilk iki soruyu ben soruyorum, siz devam edin.. “Neden yol verme cinayetleri işleniyor?” Cevap: Çünkü yollar yetersiz?.. “Neden yollar yetersiz?” “Çünkü yönetenler yetersiz!”…
Cumhurbaşkanlığı seçimi tarihi (17 Mayıs 2007) yaklaştıkça mücadele de kızışmaktadır. Kimin neyi istediği, neyi istemediği son derece karışır. Vaktiyle şiirine çalışılan Tayyip bu yanlış taktik sonucu Başbakanlığa getirilmiştir. Deniz bey bu sefer aynı hataya düşmek istemez..
Hatırlarsınız, Mesut yılmaz, daha önce “makam- mevkii gözetmeden yeniden siyasete döneceğini ve yerinin de Anavatan olacağını açıklamıştı. İşte bu açıklamanın “artçı sarsıntıları” sürüyor olsa gerek.. Anavatan’dan bir milletvekili daha istifa ederse 20 olan “Mecliste Grup Kurma” sayısının altına düşecekler.. Bu da çok şey demek anlayana 🙂
Canavar aslında gölde değil karada. Evde, sofranın üzerinde, çocuğun okul çantasında, babanın cebinde, esnafın kasasında.. Van’lıların deyişiyle Van denizinin dışında her yerde. Hiç olmazsa birazcık turist gelse.. Ahdamar’ından Nemrut’una, kahvaltısından Ahlat’ına, kalesinden kümbetine Van’dan daha dolu destinasyon mu var.. Sazan’da olsak yazalım, çizelim Van’ı.. Van’a değer..
Sahi, başkalarının görüşü önemli ve belirleyiciyse ve söylendigi gibi “buna önem veriliyor” ise neden dogrudan “halk seçmiyor?” Ne anketi sayın efendim!.. Değiştirin anayasayı, halk seçsin, bitsin gitsin..
