1_8585_11112009_1
Domuz gribi paniği..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Domuz gribi paniği..
Vatan Gazetesi – 11.11.2009
“Kürt Acılımı”nın görüşmelerinin 10 Kasım’da başlatılması Mecliste gerginliğe yol açtı. “11 Kasım olsa olmaz mıydı?” diyen muhalefet ile “10 Kasım olsa nolucak ki?” diyen iktidar birbirine girdi. Başkan sık sık ara verdiyse de gerilim artarak sürecek gibi..
Siyasi irade, Sistem’in, Cumhuriyeti korumakla en üst düzeyde görevlendirdigi koskoca bir anayasal kurumu "santralden dalarak" neden dinlemeye kalkmış? Cumhuriyeti onlardan daha fazla korumak için mi? İnşallah öyledir!.
Açılım yine açılamadı..
Malum kişinin başı sıkışmaya görsün. ya bir tutuklama furyası husule geliyor, ya bir silah gömüsü bulunuyor ya da ortaya bir yerlerden bir belge fışkırıyor.. Gözler ve kulaklar bu yeni duruma kitlenince eski ıkıntılı durum bir anda önemini yitirip gündemden uzaklaşıveriyor!..
Açılım olarak açılan paket içerisinde yeni ve uygulanmayan birşey neredeyse yok.. Tek farklı madde kolluk kuvvetleri hakkında oluşturulcak şikayet mekanizması..
Sonunda Turizm Bakanı Günay bile dayanadı.. "2010 rezervasyonlarının alındığı bir dönemde domuz gribi haberlerinin birinci sırada yer alması turizmi olumsuz etkiler!" diye serzenişte bulundu. Sayın Günay’a hatırlatalım.. "Ocakta patlamana yapar!" öngörüsü basına değil, Sağlık Bakanlığına ait! At sahibine göre kişner!
CHP dersim krizinin faturasını keser..
Domuz gribi ısrarlı çağrılara dayanamaz..
Teknoloji, yaşamımıza bir yandan reddedilemez kolaylıkları taşırken, bir yandan da bireysel özgürlüklerimizin can düşmanı oldu! Ceket Düğmesi kameralar; GSM kartlı duvar saatleri; kameralı, uzaktan kumandalı abajurlar; ortamda ses olduğunda sizi arayan masa lambaları, neredeyse hediye mağazalarında satılır hale geldi. Kapalıyken bile ‘ortam dinlemesi’ yapan yazılımların yüklü olduğu cep telefonları "yakınlarınıza en güzel hediye!" sloganıyla web sitelerinde satılıyor. Üstelik normal telefon fiyatına!. Görülüyor ki, "teknoloji ve özgürlük" kıskacında, ne yardan ne de serden geçebilen insanoğlunun tek çaresi kaldı: Dürüst ve tutarlı olmak!.. "Derede hangi türküyü çığırıyorsa, merada da o türküyü çığırmak.." … Daha durun!.. ‘Beyin dalgalarından karşısındakinin düşüncelerini okuyan gözlükler’ neredeyse düşer marketlere.. Allahın sopası yok!.. Ama teknolojinin sopası var!
