Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..

1_9068_22112008_1

Allahtan her şeyi bilen liderlerimiz var. Koyunun gürbüzünü de karpuzun iyisini de, adayın liyakatlisini de eeen iyi onlar biliyor. Bizim elimizi de baldan yaga degdirmiyorlar. Ballı börek, tuzlu çörek.. Böyle memlekete böyle liderler gerek.. Uydu mu? Uydu!..

1_5214_24112008_1

Sorun; yapılandan ziyade ‘kimin yaptığı’ noktasına taşınmışsa yapacak fazla birşey kalmaz.. Atatürk Cumhuriyeti kurarken yanına aldığı Türk kadınının tamamı başörtülüydü. Seksen yılda oran yarıya indi. Atatürk’ün partisi, kalanları "Bezirganlara" bırakmayıp yanına almayı sürdürürse kuşkusuz seksen yıl sonra bu oran da yarıya inecek. Sap ile samanı birbirine karıştırmamak lazım..

1_5095_25112008_1

İbrahim Tatlıses’in ATV’de yayınlanan programı "ibo Show" un reytinglerinin düşük gelmesi canlı yayında "hile var bu işte!" diye isyan etmesine neden oldu.. şimdi ölçüm kuruluşu AGB tartışılıyor..

1_827_26112008_1

Osmanlı döneminde medreselerde Osmanlıca öğretmek üzere ilk okutulan kitabın adı "Bina" imiş.. Onu bitirenler "Emsile" ile ikinci kademeden öğrenmeye devam ederlermiş. Bir türlü ikinciye geçemeden öğrenimi yarım bırakıp tekrar başlayan talebeler için babaları bu deyimi kullanırmış. "Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur!" Neden mi anlattık bunu? Bilgelige soyunup isi, Orhan Gazi’den’ iki cümle ile kıvırmaya yeltenelere ithafen tabi ki..

1_8067_27112008_1

Araç önden çekişli olduğundan, tozu dumana katarak da olsa şimdilik yürüyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun söktüğü ilk teker aracı oldukça yavaşlattı. şimdi “çarşaf açılımı” diye isimlendirilen ‘farkındalık olgusuyla’ ile ikinci arka tekeri de Baykal sökmüş oldu…

1_9328_28112008_1

Bu nasıl bir güçtür ki,

1_5202_29112008_1

İçerideki liberallerden sonra dış destekçileri de Erdoğan’ı terketmeye başladı. The Economist, Erdoğan’ın gidişini nazikçe "endişe verici" olarak tanımlarken IPI Başkanı açıkça "Diktatörce" diye tanımladı. Dün Avrupalılaşmanın en yeni motoru olarak tanımlanırken bu gün son kullanma tarihi geçmiş bir ürün gibi davranmaları, gözlerinin yeni açıldığını mı gösteriyor, işlerinin bittiğini mi?

1_4051_12112008_1

“Ya sev Ya Terket!” Sloganı ortada kaldı!..

1_2220_25102008_1

Devlet Bahçeli, bu* çağrısının samimi olduğunu söylüyor. Bir önceki fasılda yaşananlar, azıcık devlet ve siyaset tecrübesi olan herkese ‘AKP’nin artık ‘anayasa değiştirme erki’nin kalmadığını göstermiş olmalı. Bahçeli gerçekten samimi ise siyaset tecrübesi konusunda ders eksiği var anlamına gelir. Halbuki siyasi tecrübesinden hiç kuşkumuz yok! Anahtar kelime “bu*” olmalı..

1_8495_13112008_1

”Birçok konuda da büyük ölçüde, büyük oranda düşüncelerimizin örtüştüğünü gördük. Birbirimizi iyi anladığımızı ve temel konular üzerinde mutabık kaldığımızı düşünüyorum..” RTE-5 Kasım 2007.. Ulusal Basın Klübü, Washington… E, hal böyleyken, bir yıl önce Bush için bu müstesna güzellemeler döşenip bu mütebasbıs lakırdılar sarfedilerek el ele pozlar verilirken bir yılda ne değişti de Bush’a benzedi diyenlere kızılıyor.. Benzemiyorsan, niye “ruh ikizini bulmuş gibi davrandın” o zaman?