1_3928_12112008_1
Kılıçdaroğlu yeni yolsuzluk belgelerini ardı rdına açıklıyor..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Kılıçdaroğlu yeni yolsuzluk belgelerini ardı rdına açıklıyor..
Dışişleri bakanı Babacan; Düseş Sarah Ferguson’un, Bakımevinde gizli kamera ile tespit ettiği zihinsel engellilerin iç acıtıcı görüntülerine yönelik açıklama yaptı. Ama açıklamadaki özürümüz kabahatimizden büyük.. Onlar, zihinsel engelli oldukları için o koşullarda barındırılıyorlarmış.. Bu içerikteki bir açıklamaya ne söylenilebilir ki?..
“Ya sev Ya Terket!” Sloganı ortada kaldı!..
Devlet Bahçeli, bu* çağrısının samimi olduğunu söylüyor. Bir önceki fasılda yaşananlar, azıcık devlet ve siyaset tecrübesi olan herkese ‘AKP’nin artık ‘anayasa değiştirme erki’nin kalmadığını göstermiş olmalı. Bahçeli gerçekten samimi ise siyaset tecrübesi konusunda ders eksiği var anlamına gelir. Halbuki siyasi tecrübesinden hiç kuşkumuz yok! Anahtar kelime “bu*” olmalı..
”Birçok konuda da büyük ölçüde, büyük oranda düşüncelerimizin örtüştüğünü gördük. Birbirimizi iyi anladığımızı ve temel konular üzerinde mutabık kaldığımızı düşünüyorum..” RTE-5 Kasım 2007.. Ulusal Basın Klübü, Washington… E, hal böyleyken, bir yıl önce Bush için bu müstesna güzellemeler döşenip bu mütebasbıs lakırdılar sarfedilerek el ele pozlar verilirken bir yılda ne değişti de Bush’a benzedi diyenlere kızılıyor.. Benzemiyorsan, niye “ruh ikizini bulmuş gibi davrandın” o zaman?
ümük sıkma..
Reisler reisi, yedi cihan denizindeki nice sefil deniz eşkiyasını tir tir titretmiş Kaptan-ı Derya Barbaros’un torunu bir uzun yol kaptanının, elinde keleşi var diye afrikalı bir kaç marsık karşısında sus pus olması yenilir yutulur şey değil ama, acaba bir dokunulmazlık, kaç Somalili korsan güruhuna denk gelir. Hiç düşündünüz mü?!
Bu kriz bize hiç bir şey öğretmediyse de, anlı şanlı ekonomistlerin aslında nasıl da bir halt bilmediklerini ögretti. Krizden sağ kalır da çıkarsak bu tecrübenin sağladığı engin bilgiyi de kullanırız inşallah. Kasırgayı bile adam adama marke eden koca Amerika, gelen ekonomik felaketi göremedi. Askeri ve siyasi felaketleri ise ne kadar görebildiğine Irak’ta tanık olmuştuk. Sahi bizim habire “notumuzu” indirip çıkaranlar bu batan devler degil miydi ya huu?!.
Ben vatandaşına hakaret etmekten tazminata mahkum edilen Başbakan hiç duymadım. Başbakan’ın bir temyiz var. inşallah temyizde şansı yaver gider de bunu da duymamış oluruz.. Vakıa; “Tiz urun şunun kellesini!” ne kadar da yakışırmış bu üsluba!. Ama şükürler olsun ki Cumhuriyet devrindeyiz.. Yaşasın Cumhuriyet be!
Ben vatandaşına hakaret etmekten tazminata mahkum edilen Başbakan hiç duymadım. Sanırım bir ilki yaşıyoruz.. Allahtan Başbakan’ın bir temyiz hakkı daha var. inşallah temyizde şansı yaver gider de bunu da duymamış oluruz.. Vakıa; “Tiz urun şunun kellesini!” ne kadar da yakışırmış bu üsluba!. Ama şükürler olsun ki Cumhuriyet devrindeyiz.. Yaşasın Cumhuriyet be!
