1_4051_12112008_1
“Ya sev Ya Terket!” Sloganı ortada kaldı!..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
“Ya sev Ya Terket!” Sloganı ortada kaldı!..
Devlet Bahçeli, bu* çağrısının samimi olduğunu söylüyor. Bir önceki fasılda yaşananlar, azıcık devlet ve siyaset tecrübesi olan herkese ‘AKP’nin artık ‘anayasa değiştirme erki’nin kalmadığını göstermiş olmalı. Bahçeli gerçekten samimi ise siyaset tecrübesi konusunda ders eksiği var anlamına gelir. Halbuki siyasi tecrübesinden hiç kuşkumuz yok! Anahtar kelime “bu*” olmalı..
”Birçok konuda da büyük ölçüde, büyük oranda düşüncelerimizin örtüştüğünü gördük. Birbirimizi iyi anladığımızı ve temel konular üzerinde mutabık kaldığımızı düşünüyorum..” RTE-5 Kasım 2007.. Ulusal Basın Klübü, Washington… E, hal böyleyken, bir yıl önce Bush için bu müstesna güzellemeler döşenip bu mütebasbıs lakırdılar sarfedilerek el ele pozlar verilirken bir yılda ne değişti de Bush’a benzedi diyenlere kızılıyor.. Benzemiyorsan, niye “ruh ikizini bulmuş gibi davrandın” o zaman?
ümük sıkma..
Reisler reisi, yedi cihan denizindeki nice sefil deniz eşkiyasını tir tir titretmiş Kaptan-ı Derya Barbaros’un torunu bir uzun yol kaptanının, elinde keleşi var diye afrikalı bir kaç marsık karşısında sus pus olması yenilir yutulur şey değil ama, acaba bir dokunulmazlık, kaç Somalili korsan güruhuna denk gelir. Hiç düşündünüz mü?!
2500 sayfalık iddianame okunmaya başlandı. İlk gün 72 sayfası okunabildi. İddianamenin okunmasının yaklaşık bir ay süreceği tahmin ediliyor. İddianameyi dinlemek bile bir ‘mapushane seansı’ kadar.. Okuyana da dinleyene de allah sabır versin..
G-20 zirvesi..
Ben vatandaşına hakaret etmekten tazminata mahkum edilen Başbakan hiç duymadım. Başbakan’ın bir temyiz var. inşallah temyizde şansı yaver gider de bunu da duymamış oluruz.. Vakıa; “Tiz urun şunun kellesini!” ne kadar da yakışırmış bu üsluba!. Ama şükürler olsun ki Cumhuriyet devrindeyiz.. Yaşasın Cumhuriyet be!
Ben vatandaşına hakaret etmekten tazminata mahkum edilen Başbakan hiç duymadım. Sanırım bir ilki yaşıyoruz.. Allahtan Başbakan’ın bir temyiz hakkı daha var. inşallah temyizde şansı yaver gider de bunu da duymamış oluruz.. Vakıa; “Tiz urun şunun kellesini!” ne kadar da yakışırmış bu üsluba!. Ama şükürler olsun ki Cumhuriyet devrindeyiz.. Yaşasın Cumhuriyet be!
Ekonomistler ne der bilmem ama bana göre bizim durumumuz en güzel “istikrarlı kriz durumu” olarak tanımlanabilir. şu ahir ömrümüze o kadar çok kriz girdi çıktı ki, gayri krize şerbetliyiz desek yeridir. Hatta sürekli ve “istikrarlı” bir kriz tahakkümü yaşadığımızdan iddia ediyorum ki yüzde doksanımız bu global krizi hissetmeyecek bile.. Ayrıca Belçika, Flemen, Hollanda bizim yanımıza inmekten korksun.. Biz neden korkalım ki?!.
