1_7218_22102008_1
Tarzan zor durumda..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Tarzan zor durumda..
Global Kriz
24.10.2008 VATAN
Başbakan, “Hamdolsun kriz bizi teğet geçiyor” dedi..
——————————————————-
2008 Krizinden bir karikatür.
2008’de kriz bizi teğet geçti mi, geçmedi mi çok tartışıldı..
O zaman Başbakan olan Reis, Teğet’i:
“Örneğin bizim şu anda henüz batan bir bankamız yok. Veyahut fona devredilen bir bankamız yok. Bankaların hepsi şu anda kendi ayakları üzerinde durabiliyor.” şeklinde açıkladı..
Yani banka batışı yoksa kriz mıriz de yok!
Öyle ya, ihracatçı, esnaf, üretici her zaman batıyor..
Bunu niye paylaştık..
Tam on yıl sonra bazı gazetelerde “2018 Krizi de bizi teğet geçecek!” diyenler var..
Bir hatırlayalım istedik.
Dejavu filan değil.. Biz bu filmi kaç kere gördük. Bu gidişle de görmeye devam edecegiz..
“Milletin efendisi” köylü, Cumhuriyet tarihinin hiç bir döneminde hükümet zevatından bu kadar fazla zılgıt yememişti.. Ne anasını alıp da gitmesi kaldı, ne yalancılığı ne de sahtekarlığı.. Peki, iktidar, neye güvenerek köylüyü bu kadar hırpalıyor dersiniz?.. Hemen söyleyeyim!.. İktidar, “Fındıkçı kuramına” güveniyor! Ordu’da yolları kapatan sonra da seçimde tulum çıkarttıran Fındıkçı’da, sonuç “test edildi onaylandı” evelallah!
Bu kriz bize hiç bir şey öğretmediyse de, anlı şanlı ekonomistlerin aslında nasıl da bir halt bilmediklerini ögretti. Krizden sağ kalır da çıkarsak bu tecrübenin sağladığı engin bilgiyi de kullanırız inşallah. Kasırgayı bile adam adama marke eden koca Amerika, gelen ekonomik felaketi göremedi. Askeri ve siyasi felaketleri ise ne kadar görebildiğine Irak’ta tanık olmuştuk. Sahi bizim habire “notumuzu” indirip çıkaranlar bu batan devler degil miydi ya huu?!.
Ben vatandaşına hakaret etmekten tazminata mahkum edilen Başbakan hiç duymadım. Başbakan’ın bir temyiz var. inşallah temyizde şansı yaver gider de bunu da duymamış oluruz.. Vakıa; “Tiz urun şunun kellesini!” ne kadar da yakışırmış bu üsluba!. Ama şükürler olsun ki Cumhuriyet devrindeyiz.. Yaşasın Cumhuriyet be!
Mesela Nurseli İdiz’i neden aldınız? Neden saldınız? Mesele bilgisine başvurmak idiyse neden sadece dördüncü gün birkaç saat sorgulayıp saldınız?. Nurseli İdiz, kamera şakası mağduru psikolojisinde, kurtulma sevincinden sorması gereken soruları soramıyor olabilir!. Ergenekon, Devlet’in gölgesiyle ciddi bir hesaplaşması ise ve bu hesaplaşmada Devletin desteğe ihtiyacı varsa inandırıcı olmalı. Nurseli İdiz, dörtgün sonunda iki saat espri yapmak için nezaret hücresinde tutulmadı ya!..
AKP savunma hatlarını tahkim ediyor..
Başbakan’ın “..bu gazeteleri evinize sokmayın, almayın!..” dediği gazeteler tiraj aldı.. Hikmeti hüda..
