1_5294_13102008_1
Ademe Havale etmek=Yok saymak, kaale almamak..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Ademe Havale etmek=Yok saymak, kaale almamak..
Kriz nedeniyle güvensizleşen Avrupa finans ortamından deve yüküyle gelecek avrolar bekleniyor.. Da biraz o tren kaçtı ne yazık ki.. AB yöneticileri, bankalarının ıslanan yerlerini devletin şemsiyesi altına çekerek o yolları kestiler bile.. Ama şu meşhur Deniz Feneri dosyasının getirilmesinde hala bir sakınca yok!. Var mı yoksa?!..
Özür dilerim..
Hiç birşeyden çekmedi kedilerden çektiği kadar..
Devletleştirme sürüyor ama kriz frene basmadı..
Ekonomiye not veren finans şirketleri de batarsa..
Baykal, Erdoğan’a televizyon kameraları karşısında tartışma önerdi. Erdoğan: “Sana prim yaptırmam!” diyerek reddetti. Baykal çok geçmeden yanıtladı.. “Geliver canım!.. Belki de sen prim yaparsın..!”
Vatan- 20.10.2008- Sonucu açısından bir uçtan bir uca farklı öngörüler olsa da Cumhuriyet tarihinin en ilginç davalarından biri olması kesin. Ama tam bir kaos ile başladı.. ilk gün hiç birşey yapılamadan bitti. Sadece dosyaların okunması bile aylar sürecek olan bu davanın sonu bakalım ne zaman gelecek?!
Deniz Baykal, Tayyip Erdogan’a düello davetini yineledi..
Vatan- 21.10.2008- Silivri, panayır yerine döndü.. Uyduruk belgeler, sahte deliller.. Neden suçlandığını bile bilmeyen insanlar.. Bırakın davayı mahkeme salonunun bile hesabı yapılmamış.. Dolmuş istifi yargılama yapılıyor..
