SOKAKTAN KOPUNCA…


İktidar siyasetçileri kendi kendilerini gittikçe halktan uzaklaştıran bir döngüye soktular.
Sokağa çıkamadıkça halktan daha çok uzaklaştılar, halktan uzaklaştıkça daha çok sokağa çıkamaz hale geldiler.
Sokağa ve halka yabancılaşan, pazara-markete çıkamayan yöneticiyi bekleyen en önemli tuzak fiyat ve gelir-gider algısının, ücret ve geçim algısının bozulmasıdır.
Etrafında sürekli milyonların, milyarların konuşulduğu bir iklime dikey geçiş yapan siyasetçiler, reel yaşamda anlam kayması yaşarlar. Onlarda ekmeğin yirmi lira, etin bin lira olmasının anlamı kaybolmuştur.  Bu yüzden, “İki ayda bir kuzu kesin, eti siz de yiyin” gibi önerilerde bulunabilirler. Ya da “Kuru ekmek yiyorlarsa demek ki aç değiller” şeklinde cümleler sarf edebilirler.
…
O halde onlardan, anlamını yitirdikleri bir sorunu çözmelerini beklemek en hafif tabiriyle enayiliktir.
Sokak ile bağlantısını kaybedenleri acilen göndermekten ve sokakla temasta olanları yönetici yapmaktan başka çözüm yoktur.
—

BAY BAY HEPİNİZ!

Fon krizinde yaşanan vurgunun hacmi, yani buharlaşan para 900 milyar lira.

Mağdur olanların öfkesi nedeniyle gelecek seçimlerde tehlike altındaki AKP oylarının oranı %2- 2,5 olarak hesap ediliyor.

Bu riski bertaraf edebilmek için küçük yatırımcıya geri ödenmesi gerektiği söylenen miktar bu buharlaşan miktarın yarısı!..

Yani 450 milyar TL.

Bu para bir an önce bulunup küçük yatırımcıya ödenmeli.

,,,

Oysa uzmanlar, bu manipülasyonu yaratanlardan geri alınabilecek rakamın en iyi ihtimalle buharlaştırılan toplam tutarın %10’u olabileceğini belirtiyor. Yani sadece 90 milyar TL!..

Peki bu durumda kalan 360 Milyar TL’yi kim ödeyecek?

Bildiniz!

Bay Baay Hepiniz!..

APLAM…

Aplam, şunun şurasında bilemedin 10 yıl önce İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Ak Parti’deyken, Belediye bursuyla Amerika’da yüksek lisans eğitimi görmüş.. O tarihten beri de devletin çeşitli kademelerinde maaşlı olarak çalışmış, bakanlık yapmış, Cumhurbaşkanı Yardımcılığına kadar yükselmiş. Yemeyip içmeyip maaşından biriktirdiği 63 Milyon TL’sini riske girip tek bir fona yatırmış. (Enişteminkini katmıyorum, kafa karıştırmasın!)
Fon da adeta efsunlanmış, katlana katlana artacağı tutmuş. Felek yol vermiş, 4 bin küsür kat yükselmiş.
6 ay sonra tam düşmeye başlayacakken aplama “hissi kablel vuku” olmuş. 1 Milyar 300 Milyon TL  olarak parasını tık! çekmiş…
Yani 6 ayda 63 tane 1 milyon, tam 1300 tane 1 milyon olmuş.
Şimdi herkes şu iki soruma cevap versin!
1-Maaşından 63 milyon biriktiren Aplamın riske girip para kazanması suç mu?
2-Aplam kaybetseydi parasını siz mi ödeyecektiniz ki kazandığı parayı geri istiyorsunuz?
Haydi atayizler, buna da cevap verin!

İÇ CEPHE

YURDA DÖNÜŞ

Tamam,
THY envanterine yeni uçaklar katsın, büyüsün, daha çok yolcu taşısın, daha çok kar etsin… Anladık!
Anlayamadığımız şey şu:
Parasını çoktaan ödediğimiz F-35 savaş uçaklarını alamıyorken, parasını vererek 150 adet Boeing yolcu uçağı satın almanın neresi büyük başarı?
Neresi Erdoğan’ın BM toplantısına katılımının büyük bonusu?
Neresi “Cumhurbaşkanının Amerika ziyaretini anlamlandıran büyük gelişme”?..
—
Oysa uçakları satan açısından büyük başarı olduğu kesin!
Trump da bir tüccar olarak sözleşmenin imzalandığı gün için: “Boeing ve Amerikan imalat sektörü için büyük bir gün” demiş zaten.
…
Haa, Netenyahu’nun can dostu Trump’ın, Erdoğan’a övgü düzmesini büyük siyasi başarı olarak kabul ediyorsan, THY’nin, parasıyla 150 adet yolcu uçağı satın almasına Oscar Ödülü versen azdır!
—

2, 10’DAN BÜYÜKTÜR!..


Vatandaşın kahir ekseriyesi, bu iktidardan kurtulmak için sabırsızlıkla sandığı bekliyor.
Peki sandık ne durumda?
Son iki belediyedeki yönetim değişikliği sürecine bakarsak durum hiç iç açıcı görünmüyor.
Adalar Belediyesinde Başkan dahil 12 meclis oyu var.
Bunların sadece 2’si AKP’ye ait.
Adalı vatandaş böyle uygun görmüş.
…
Başkanı tutukluyorsun, başkan vekilini istifa ettiriyorsun. 4 meclis üyesini daha tutukluyorsun, yani  10 meclis üyesinin 5’ini tutukluyorsun, Kalan 5’in ikisini söylenenlere göre tehditle sana oy vermeye ikna ediyorsun ve başkanvekilliğini alıyorsun.
Buna da siyaset diyorsun!

Manhatton adasında:
“Dünya 5’ten büyüktür!”
Büyükada’da:
“2 de 10’dan büyüktür!”

Tutarlı mı?
Tutarlı!
…
Varandaşın kahir ekseriyesi “yaa sabır! çekerek sandığı bekliyor…

PASTA AŞIRI BÜYÜDÜ

Hani gözaltına alınanlar, tutuklananlar iktidar grubuna yakın kimseler diye sakın bir musavviyet duygusuna girmeyin!
Çok yakında hepsinin “hak ettikleri masumiyet cübbesini” giyerek ortalığa salındıklarını hep birlikte göreceğiz!
Çünkü yaşadığımız kaotik atmosferi bir “savaş” olarak tanımlayanlar, savaşın kazananlarının daima ve her konuda haklı olduğu prensibiyle davranıyorlar.
Ama bir şey daha var!..
Pasta, aşırı büyüdüğünde ve onu yiyenler aşırı kalabalıklaştığında üzerindeki güruhu taşımaz hale gelir ve büyük bir gürültüyle içine çöker!
Siz siz olun, kulaklarınıza tıkayacağınız pamuğu da cebinizden eksik etmeyin!
—

AVRUPA ŞAMPİYONUYUZ!

Her yüz bin kişide 350 tutuklu ile Avrupa şampiyonuyuz.
Mesela Almanya’da bu oran her yüz bin kişiye 71 tutuklu.
…
Avrupa Birliği (AB) özelinde hapishanelerde toplam 500 bine yakın insan tutulurken sadece Türkiye’de 420 bin vatandaşımız cezaevlerinde.
…
Düşünün, bizi Avrupa birliği’ne alsalar AB’nin hapishane nüfusu ikiye katlanacak!
…
Peki bu bizim kaderimiz mi?
Hep böyle miymişiz biz?
Koskocaman bir HAYIR!..
Bundan 25 yıl önce AKP iktidara gelmeden hemen önce bugün 430 bin olan hapishane nüfusumuz sadece 49 bin’miş!..
Çeyrek asırda azalacağına sekiz kattan fazla artmış.
…
Sosyoloji bilimi diyor ki,
Bir ülkenin hapishane nüfusu, o ülke iyi yönetiliyorsa azalır, yönetim kötüyse bir miktar artar?
Ancak 8 Kat artışını açıklayacak sosyoloji teorisi henüz yazılmadı!
İnşallah Ekonominin kitabını yazan Reyiz, bunun da bir kitabını yazar da anlarız!

AKPZEDE…

Önceden de muhtelif zedeli yerlerimiz vardı ama Ak Parti iktidarı süresince, herhangi bir ‘zede’likle tanışmayan toplum kesimi kalmadı.
vatandaş, sonuçları engellenebilir doğal afetlerin yarattığı ‘afetzede’likler bir yana, bizzat yetersiz yönetme anlayışının yarattığı envai çeşit zedelenmelere maruz kaldı!
Maden kazalarının, tren kazalarının, gemi kazalarının yarattığı ihmale bağlı zedelikler yaşadı.
Bu memleket, sadece depremzedeleri, yangınzedeleri, selzedeleri değil, eytzedeleri, stajzedeleri, dövizzedeleri, kobizedeleri, hatta sınavzedeleri, mülakatzedeleri bile gördü.
…
Özetle çeyrek asırda, “AKPzede” olmuş bir millet yaratıldı!
O halde şarkısı da Zeki Müren’den gelsin:
“GAM zedeyim, deva bulmam!…”

AYIPTIR!

“Silkeleme” en yetkili ağızdan, bir siyaset aparatı olarak önerildikten sonra, ülke sathında bütün alanlarda normalleşmesine şaşırmamız mı gerekiyor?
İzin yukarıdan gelince tutan, tuttuğunu silkeliyor.
Belli ki her türlü silkeleme bitti, sıra borsa jargonundaki ifadesiyle “keriz silkelemeye” geldi.
“Keriz” kim?
Büyük çoğunluğu, başka çaresi kalmadığı için küçük tasarrufunu borsa ve fonlarda kıymetlendirmeye çalışan gariban vatandaş!
…
Borsa’yı dargelirli vatandaşa, hem de maliye bakanları düzeyinde, “Altın ve dövizden daha çok kazandıran güvenli yatırım adresi” olarak gösterenler bugün aynı vatandaş için”Riski var kardeşim, girmeseydiler!” diyemez…
En azından ayıptır!