Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..

1_5095_25112008_1

İbrahim Tatlıses’in ATV’de yayınlanan programı "ibo Show" un reytinglerinin düşük gelmesi canlı yayında "hile var bu işte!" diye isyan etmesine neden oldu.. şimdi ölçüm kuruluşu AGB tartışılıyor..

1_827_26112008_1

Osmanlı döneminde medreselerde Osmanlıca öğretmek üzere ilk okutulan kitabın adı "Bina" imiş.. Onu bitirenler "Emsile" ile ikinci kademeden öğrenmeye devam ederlermiş. Bir türlü ikinciye geçemeden öğrenimi yarım bırakıp tekrar başlayan talebeler için babaları bu deyimi kullanırmış. "Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur!" Neden mi anlattık bunu? Bilgelige soyunup isi, Orhan Gazi’den’ iki cümle ile kıvırmaya yeltenelere ithafen tabi ki..

1_8067_27112008_1

Araç önden çekişli olduğundan, tozu dumana katarak da olsa şimdilik yürüyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun söktüğü ilk teker aracı oldukça yavaşlattı. şimdi “çarşaf açılımı” diye isimlendirilen ‘farkındalık olgusuyla’ ile ikinci arka tekeri de Baykal sökmüş oldu…

1_9328_28112008_1

Bu nasıl bir güçtür ki,

1_5202_29112008_1

İçerideki liberallerden sonra dış destekçileri de Erdoğan’ı terketmeye başladı. The Economist, Erdoğan’ın gidişini nazikçe "endişe verici" olarak tanımlarken IPI Başkanı açıkça "Diktatörce" diye tanımladı. Dün Avrupalılaşmanın en yeni motoru olarak tanımlanırken bu gün son kullanma tarihi geçmiş bir ürün gibi davranmaları, gözlerinin yeni açıldığını mı gösteriyor, işlerinin bittiğini mi?

1_7277_01122008_1

Krizde, en önce dünyaya not veren şirketler battı! Sadece günü yorumlamakla yetinen yerli-yabancı bütün uzmanlar susmuş durumda. Çünkü kimse kendini krizin seyri ile ilgili konuşabilecek yeterlilikte bulmuyor. Ama bizim Başbakan "Teğet" inceliğinde ölçümlerden sonra, "Kriz zirveye ulaştı, simdi de inişe geçti" tespitini alenen tavzih ve tefsir edebiliyor. Bu kriz de, ekonomi uzmanlarına kapak olsun!

1_4999_02122008_1

Listelere, önceki seçime göre 6 milyon seçmen ilave oldu. Seçmen sayısı bir artıyor bir azalıyor.. O da kur gibi dagalanmaya birakıldı zaar!.. Herşeye rağmen demokrasiyi tek tutturduğumuz yer yine de sandık başı. Bu fırsatı kullanmayanın yarın beğenmediği yönetici için "bunları da başımıza kim getirdi?" demeye hakkı yok. "Sen getirmemek için ne yaptın?" diye sorarlar adama..

1_8746_28102008_1

ümük sıkma..

1_8_14112008_1

Reisler reisi, yedi cihan denizindeki nice sefil deniz eşkiyasını tir tir titretmiş Kaptan-ı Derya Barbaros’un torunu bir uzun yol kaptanının, elinde keleşi var diye afrikalı bir kaç marsık karşısında sus pus olması yenilir yutulur şey değil ama, acaba bir dokunulmazlık, kaç Somalili korsan güruhuna denk gelir. Hiç düşündünüz mü?!

1_9116_28102008_1

2500 sayfalık iddianame okunmaya başlandı. İlk gün 72 sayfası okunabildi. İddianamenin okunmasının yaklaşık bir ay süreceği tahmin ediliyor. İddianameyi dinlemek bile bir ‘mapushane seansı’ kadar.. Okuyana da dinleyene de allah sabır versin..