1_3212_29022008_1
Sinirliyim, agresifim…
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Sinirliyim, agresifim…
Osmanli’da Seyhulislam, ulemanin, müderrislerin basiydi. Yani “dini lider” ayni zamanda bilimin de yöneticisiydi. Peki hangi kistaslarla yonetiyordu.. Buyrun bir örnek: Sadrazam Damat Ali Pasa öldügünde,-sadece katalogu 4 cilt olan- kitaplarinin kütüphaneye bagislanmasina padisahin istegine ragmen, Seyhülislam Ebu İsmail Efendi, bir fetva ile karsi çikmisti. Nedeni aralarinda felsefe, tarih ve astronomi kitaplarinin olmasiydi. Osmanli tesadufen mi batti saniyorsunuz?
Hüseyin Çelik karikatür
OSS basvurulari basladi..
Meger herkes ne kadar da askeri strateji uzmaniymis da haberimiz yokmus!..
Ahmet Çakar, Sevilla-Fenerbahce macindan once “..Fener, Sevilla’yi elerse bikini giyerim!..” demis. Eger hakikatten dediyse bu agir gundemi ancak onun bikini giymesi degistirebilir..
Sinir otesi bitti sinir berisinde harp devam ediyor..
“Türban topu” Anayasa mahkemesinin kucaginda. Anayasa mahkemesi ise her yönden oklarin hedefinde..
Her 8-0 hadisesinde istifa edilir mi?
Basbakan, tam da Kadınlar günü arifesinde “En az 3 çocuk yapın!” yönergesini hangi kadınlara verdi acaba?
