Anayasa
Anayasa..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Anayasa..
Baykal, Van’da kendisini taşlayanların içinde AKP liler ve Bakan Hüseyin Çelik’in akrabaları bulunduğunu söyledi. Bakan Çelik ise Basın toplantısı yaparak ateş püskürdü ve 1 liralık tazminat davası açacağını söyledi. "Yaşı 70i devirmiş bir siyasi parti liderinin elinde hiçbir kanıt yokken bana iftira atması çok ayıp bir şeydir." diyerek bel altından cevap verdi.. Du bakali n’olacak?!.
14 yılı aynı odada yanyana masalarda geçmiş 23 yıllık karikatürcü arkadaşım.. Bülent Abim! Ustaların ustası.. Türkiye’nin en iyi desen bileği.. Öyle kibar, öyle mahcup öyle, insanları incitmekten, insanlara yük olmaktan korkardı ki, Habipler Mezarlığında tabutunu taşırken sanki içeriden sesi geldi.. "Zahmet olmasın, arkadaşlar bi şekilde kendim giderdim!.."
Maşşallah.. Herkes herkesi dinlemiş, dinletmiş.. Ne demokrasi ama!
Tamam.. Adli süreci etkilemeyelim, Hukuka, adalete saygının sarsılmasına neden olmayalım da.. Gazeteci olması bir yana, 380 gün neyle suçlandığını bile bilmeden parmaklıklar ardında tutulan bir babanın çocuğuna bu 380 günlük ayrılığı nasıl izah edelim.. Bu kara mizah ortadan kalktığında, "ikiniz de kusura bakmayın!" demek yaratılan bu boşluğu bu çukuru doldurabilecek mi?
Baykal öneriyor. 24 maddeyi ayrı getir onaylayalım. Referanduma gitmesin. Kalan 3 madde için referanduma git! Erdoğan ısrarlı, "Ya hep ya hiç!.."
Anayasa reformu, yargıyı nasıl etkileyecek!..
Aynı koro, aynı ses!.
Toplam nüfusu İstanbul’dan daha az olan AB’nin haşarı üyesi Yunanistan şu ya da bu nedenle zor durumda.. Beklenir ki 500 milyon nüfuslu AB bir hamlede 11 Milyonluk üyesini bataklıktan çekip çıkarsın!.. Ama nerdee? "Yok kendileri etmiş kendileri bulmuş da yok, sahtecilik yapmış da, bahane oğlu bahane.. Son olarak da iktidar ortağı Alman FDP nin bazı üyeleri "Bunalımdan çıkmak için adalarınızı satın!" önerisini verince empati yaptım.. Var say ki üye olsaydık, krize girseydik, emeklilere paralarını ödeyemeseydik, işçilerin maaşlarını yarıya indirmek zorunda kalsaydık, FDP, 70 milyonluk Türkiye’ye ne önerirlerdi acaba?!.. İngiltere bu kadar temkinli gitmekte haklı gibi..
Mesut Yılmaz: "Beni Amerika devirdi" demiş.. E, madem devriliyorsunuz neden gümbür gümbür ses çıkarmadınız o zaman? Bir kuruluş anekdotu.. İtalyan sefir, Anadolu’nun güneyinden toprak talepleri olduğunu geveleyen ifadelerle masaya oturunca, Atatürk olanca nezaketiyle izin ister. Birazdan üzerindeki sivil kıyafet yerine giydiği Mareşal üniformasıyla masaya döner ve oturur.. Yine aynı nezaketle sefirin gözlerine bakar.. "şimdi söyleyin ne söyleyecekseniz!" der.. Biliyoruz, bir Atatürk daha gelmeyecek, ama ey memleket yönetenler!.. Biraz olsun benzeseydiniz!
