1_735_25052007_1
George Bush basın toplantısı yaparken üzerine kuş pisledi..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
George Bush basın toplantısı yaparken üzerine kuş pisledi..
13.06.2007 Vatan Gazetesi- En tepede bir kavga sür git devam ediyor. O kadar toz duman var ki kim haklı kim haksız o da belli değil. Bir “şeker” meselesi vardı.. Aklıma o gelip duruyor ikinin biri.. Acaba kavga durumu bir semptom mudur?.. Hükümetin, ne zaman, hangi nedenle ve kimle kavga ettigini çeteleler tutamıyor. Başbakan bu dört yıllık süreci kapsayan “Kavgam” adlı bir kitap yazmaya kalksa, bir kaç cilt doldururdu herhalde..
Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edilen “Anayasa Paketi” yeniden aynen Çankaya’ya iade edildi..
duello
Meclis’te Yeni Anayasa Paketi mecliste yumruklaşmalara varan gerginlikler yarattı..
Görülen o ki yeni Cumhurbaşkanı seçimden sonra yeni meclis tarafından seçilecek. Geriye dogru baktığımızda, bulunduğumuz yerin, başladığımız yer olduğunu söylemeye gerek yok. Üstelik, aynı yere seçimlerden sonra bir kez daha geleceğimizi söylemek için de kahi olmaya gerek yok. Bütün bu gereksiz hercümercin nedeninin “uzlaşma sorunu” olduğunu unutmamak gerekiyor. Kolay unutuyoruz!.
Amerika’ya nota verdik..
Ya dünya bu siyaset denen şeyi bilmiyor ya da biz acayip bir siyaset devrimi yapmak üzereyiz. Sağın solun kaynaşıp karışması uzaktan iyi birşeymiş gibi görülse de bütün partilerin aynı siyasi merkezde toplanma eğilimi uzun vadede fukaraya gaz yapar. İnsan aynı zamanda hem Sosyal Demokrat hem de milliyetçi muhafazakar olur mu?.. Aklı başında siyasi terminolojide, Müslüman solcu, Sosyalist dinci, Dindar Cumhurbaşkanı, hangi fasıllarda geçer? Hehey de heheyy!
Kimi doğru buluyor kimi yanlış.. Ama siyaset hiç bu kadar kemiksiz olmamıştı sanki.. Hedi seçmenin kararsızı bir miktar anlaşılır da, adayların bu denli “kararsızlığı” görülmüş birşey midir acep?
At çatlaması..
