1_4353_18112006_1
Bu sloganlardan korunmak için şemsiye yeterli mi..
Bu sloganlardan korunmak için şemsiye yeterli mi..
“ideolojiler, aklı esir aldığında, canavarlar kurbanlarından yeni canavarlar yaratırlar..”
“Abi bi mendil alsana!” diye araba pencerelerinden ezik gözlerle bakan çocuklar, sokak çöplüklerinde, kartonların üzerinde yatan, televizyon ekranlarında acıyarak seyretmekle yetindiğimiz minik tinerciler, süs ağacı değillerdi ki!.. Hepsi insanevladıydılar, o mezbeleliklerde hastalıktan ölmeyenleri hepislere gire çıka büyüdüler.. şimdi kocaman adamlar oldular ve hala aynı durumdalar.. Vaktiyle Yusuf Kulca’ya yardım etseydiniz, şimdi kırk yeni karakol açmak zorunda kalmazdınız…
“Oldu mu ya şekerim!”
Semih Balcıoğlu, bizden bir önceki kuşağın son birkaç temsilcisinden biri. Karikatürü hem çizen hem yöneten uluslararası bir usta. Tür mü değişti, tarzlar mı değişti nedir, gidenlerin peşinden gelen de yok gibi sanki.. Bana mı öyle geliyor yoksa.. Gittikçe öte taraf daha eğlenceli olmaya başladı. Bu taraf ise eskiden de çekilmezdi zaten.. Yaşam için yaşamak dışında herkesin bir bilemedin iki nedeni var.. yoksa…
O kadar alıştık ki reklamlarla birlikte doyurmaya çocukları / O kadar alıştık ki kumdaki izleri silmesine dalgaların / Ve o kadar kanıksadı ki ölmek fikrini / Sanki yaşamak karşısında çaresiziz / Ölürsek bir sabah 3:15’de / En büyük suçlu biziz!
31.10.2006- VATAN GAZETESİ
Çok uzun sürmez.. Bir de bakmışsınız meğersem bunların Avrupa Birliği diye bir dertleri yokmuş.. Gidecekleri “tramvaylı” yolda kendilerine engel olma ihtimali olduğunu gördükleri riskleri ortadan kaldırmakmış bütün amaçları.. “Sen de amma huylusun!” diye düşüneceklere de Nabi Tırışık gibi peşin peşin cevap vereyim.. Siz de amma safsınız!
Botas neden batıyor..
En son genel seçimlerde “Seçilme yaşı alt sınırı” 30 iken 550 milletvekilinden sadece 2’sine bu şans verilmişti.. şimdi de kimse mucize beklemesin. TBMM’ye kimse uzaydan getirilmiyor. Evinden valizini alıp gelen de yok! Seçme yöntemi doğru ya da yanlış, hepsi siyasi parti örgütlerinden süzülerek geliyor. Meclisin yolu siyasi partilerden geçiyor. Oysa partilerin gençlik örgütlerine bir bakın. Milletvekili olma olgunluğuna gelmiş kaç tane deha bulabileceksiniz.. Dahası kaç kişi bulabileceksiniz.
Küresel ısınmaya yol açan ‘dünyasal faaliyetler’ kadar küresel ısınmayı ‘ciddiye almayanlar’ da protesto kapsamına alınmalı.. Sadece ozon’un değil Ozan’ın da, Ramazan’ın da suçu var bu işte..
Götürenlerin yönü hep Türkiye’den dışarıya doğru olurdu. Gelişen, değişen, globalleşip güzelleşen yeni ekonomik trend bu alanda da kendini gösterdi. Necati hoca’mın deyişiyle “Difüzyon Dursun” bu yenileşmenin öncülerinden biri oldu. Artık parayı dışarıda götürüp içeri kaçmak da olası.. Haydi hayırlısı!..
