1_5598_25112006_1
Unakıtan hakkındaki onlarca iddianın hepsi ama hepsi dedikodudan ibaret olmalı.. Çünkü bir tanesinin bile doğru olması bakanlık koltuğunun kirlenmesi ve onurlu bir bakanın istifa etmesi için yeterli..
Unakıtan hakkındaki onlarca iddianın hepsi ama hepsi dedikodudan ibaret olmalı.. Çünkü bir tanesinin bile doğru olması bakanlık koltuğunun kirlenmesi ve onurlu bir bakanın istifa etmesi için yeterli..
Dizilerin birkaçı dışında hepsi ne pedagojik ne psikolojik ne de sosyolojik bir kaygı taşıyor.. Varsa yoksa “reyting” .. Tek kaçış,”beğenmeyen seyretmesin, istemeyen kapatsın, işte orada belgesel kanalları da var!”.. O zaman bazı marketlere uyuşturucu satmayı da serbest bırakalım, sevmeyen almasın beğenmeyen yandaki markete gitsin!.. BEYLER!.. Zehirlemenin demokrasisi olmaz!.. Kendimize gelelim!..
Erke nedir? Erke, Erkek’in kısa yazılışıdır. Ekonomik ve tasarruflu olanıdır. Hayatımda kullandığım en ekonomik güç kaynağı, ‘vitesli bisiklet’ti.. Keşke olsa böyle bişeyler!.. İnsan istiyor ama yasalar elvermiyor işte. Bir ‘yasa’ var böyle durumlara mani olan.. “Enerjinin korunumu yasası”.. İlkokul dörtten itibaren böyle öğretiyorlar.. Tamam inanalım Erke’ye Merke’ ye de biraz ihtiyatlı olalım.. Dikkat edelim.. Yasa, hukuk, nizam bilelim.. Diy’mi.. çok reklam verince daha bilimsel olunmuyor!”
Papa çok kritik bir dönemde bir kez daha Türkiye’de..
28.11.2016-VATAN GAZETESİ
Papa’ya”B” tipi karşılama…
Papa Türkiye’de
Dolaylı vergi cenneti..
Klasik sahne sanatlarında, karnından konuşarak kukla gösterisi (show demek daha uygun aslında) yapanlara vantrolog deniyor..
İç savaşta bile “taraf” var.. Irak’taki durum iç savaştan da öte. Çünkü taraf yok. Kim kimi yakalarsa öldürüyor! Bir ülke için bundan daha yokedici ancak ‘dokuz şiddetinde’ bir deprem olabilirdi. şii ve Sunniler arasındaymış gibi görülen bu cehennem ateşinde üstelik de “sunni plakasıyla” az daha biz de yanıyor olacaktık. Bu kabusa ortak olmaya “tek” farkla red oyu veren Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki muhterem çoğunluğun, parti ayrımı gözetmeksizin alınlarından öpmek istiyorum…
Sanki “emekli” ikinci işi keyfinden yapıyor. 25 yıl çalıştıktan sonra kim gezip eğlenmeyi dinlenmeyi elinin tersiyle bir yana itekleyerek yeniden çalışmaya soyunur. Tabiki “buna ihtiyacı olan.” Daha da açıkçası aldığı emekli maaşı değil “bir çorba bir hırka” karnını doyurmaya bile yetmeyen.. Trilyonlar yanlış hesaplarla bir kalemde savrulurken, sanki açlığın cezasını ödercesine en kolay yakalananın ensesine biniliyor.. En zayıf halka EMEKLİ!.. İnsafınız yok mu?..
