Daum yine gitti
Ve şampiyonluğu çoğu kez yaptığı gibi kıl payı kaçıran Fenerbahçe’nin Alman Antrenorü Daum bilmemkaçıncı kere gitti..
Ve şampiyonluğu çoğu kez yaptığı gibi kıl payı kaçıran Fenerbahçe’nin Alman Antrenorü Daum bilmemkaçıncı kere gitti..
Kapatlan DTP’nin siyaset yasaklı başkanı Ahmet Türk, bir davayı izlemek için geldiği Samsun’da adliye çıkışında, bir protestocu tarafından yumruklu saldırıya uğradı ve burnu kırıldı. Önce İl Emniyet Müdür Yardımcısı Cemal Isıs ve Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Murat Alkan açığa alındı. Ardından bu gün de (15 Nisan 2010) Samsun Emniyet Müdürü Merkeze alındı..
Anayasa Değişiklik paketine konulan 27 maddenin 24’üne kimsenin itirazı yok. Ortalığı karıştıran 3 madde.. birincisi Partilerin kapatılma(ma)sını düzenliyor, ikincisi Anayasa Mahkemesini ele ge.. şey yapısını değiştirmeye yarıyor, üçüncüsü askerin sivil yargıda yargılanmasını sağlıyor.. Ama zaten 7 yıl bekleyip tam kritik bir seçime gider ayak bütün bu değişim manzumesinin eshabı mucibesi bu üç madde.. E o zaman kimse mucize beklemesin! O paket, Baykal üstünde zıplasa açılmaz artık..
Baykal, Anayasa tasarınısının tartışmalı 3 madde dışındaki maddelere koşulsuz onay vereceğini açıklaması ve ardından Kutlu Doğum Haftası açılış töreninde yaptığı konuşması ile bir anda haftanın siyaset adamı oldu.. Üstelik de her kesimden pozitif puan toplamak gibi bir ilki başararak..
Ekonomik sıkıntı işsizlikle birleşince kumar patladı..
Bu sefer gerçektende teğet geçen birşey bulunur ama..
Mecliste milletvekillerine oylama ablukası..
Bu yıl 23 Nisan tam da Meclisteki Anayasa tartışmalarının ortasına denk geldi. Allah vere de geleneksel olarak 23 Nisanda sembolik olarak başkanlık kürsüsüne oturmaya gelen çocuklar arada ezilmeden vazifelerini yerine getirebilseler!..
Çocuklar sadece 23 Nisan’da değil yılın her günü özenli bir yönetimi hakediyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan bu dikkat yakın dönemlerde tavsadı ve içki sigara bir yana, uyuşturucu kullanma yaşı bile ne yazık ki 12’ye indi. Türkiye’nin bu inanılmaz noktada bu konuda alarm zillerini çaldırarak acilen yeni bir başlangıç yapması gerekiyor. Buna vesile olacak en güzel "başlangıç günü" her yıl, Dünya’da sadece bizde var. Hem de yine 90 yıl öncesinden bu günü gören Atatürk sayesinde.
Soru şu!.. “8 yıl tek başına iktidarlık” gibi Türk siyasi coğrafyasında bulunmaz bir nimetin 7 yılı bekleyip, icraat süresinin son deminde, tam seçim sathı mailine girmek üzereyken Anayasa gibi temel bir konuda bu denli ısrarlı, milletvekilllerine mecliste kurdeşen döktürecek düzeyde yüksek bir hışımla değişiklikler yapma arzusu nereden kaynaklanıyor? Esası, yargıda yapılacak değişikliklerde düğümlenen bu süreç, gelecek seçimde iktidarı kaybetme ihtimalinin verdiği korkuyla “bir koruyucu şemsiye imal etme” çabası olmasın?!.. Ne yazık ki bu ihtimalin yüksekliğini artık sadece “Bir Kısım Medya” değil, evinde olanı biteni sabır ve metanetle izleyen vatandaş da yüksek sesle söylemeye başladı. Bu karikatür, bu durumun kanıtlarından biri.. Esintisini, adı bende saklı bir okurum göndermiş. Bana sadece okura çizgiyle tercümanlık etmek kalmış..
“Edit” Mayıs 2016: Bu karikatür çizileli 4-5 yıl olmuş. Hala aynı ısrar sürüyor. Sebep yine aynı. Evinde oturan insanlar yine olanı biteni görüyor, anlıyor ve fakat seyrediyor. Bir 4-5 yıl sonra benzer bir “edit” dahayazacak mıyız? Merak ediyorum.
