Baro Karikatürleri – Gazete Pencere – Oldu da bitti maşallah!

Her ne kadar mani olunamadıysa da “Baro’ların Bölünmesi” olarak adlandırabileceğimiz süreçle ilgili, Gazete PENCERE’de yayınlanan yazılı ve çizgili yorumlarımız aşağıda.
Çizgili Tarih Güncesi adını verdiğimiz bu sayfalarda  tarihe kaydetmek üzere  yayımlıyoruz.
Yasalaşan ve Anayasa Mahkemesi’ne taşınan “baroların bölünmesi”  ya da Paralel Baro olarak isimlendirilen mesele, şayet Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmezse üç ayaklı yargı masasının 3. ayağı da sakatlanmış olarak kalacak.
Reddedilse bile bu süreçte kurulmuş olan Baro’lar faaliyetine devam edecek.
Oldu da bitti maşallah!

 

 

 

İşsiz Sayısı Azalırken

LOMBOZ 14 Haziran 2020 Pazar

 

NEDEN BAŞBUĞ’UN “İFADESİ ALINDI”?

Ünlü bir yazar; aristokrat olabilmek için bir kaç kuşaktan bu yana zengin olmak gerektiğini belirtiyor ve sonradan görme zengini tek cümle ile şöyle tarif ediyordu: 

“Ganimetini sergiler ama onu düzgün taşıyamaz!”

Bu giriş bir tarafta dursun!

Devamını Oku

LOMBOZ 12 HAZİRAN 2020 Cuma

HAFTANIN SÖZÜ

Hüsamettin Cindoruk. 

Ömrü uzun olsun, Türk siyasetinin hala hayatta olan en eski üyelerinden biri.

Parti başkanlığından, meclis başkanlığına hatta vekaleten cumhurbaşkanlığına kadar siyaset kademelerinde basmadık taş bırakmamış bir duayen.

Ve mealen diyor ki: 

“Türkiye’nin devlet hukukunu, adaletini yeniden ayağa kaldırabilmesi için 27 Mayıs anayasası gibi bir anayasa gerektiğini düşünüyorum!”
Dikkat edin, bunu diyen kişi, kimilerinin ancak kitaplardan okuyup öğrendiği bir sürecin avukatı. Yassıada’da yargılananların, 27 Mayıs’çılar karşısında, mahkemelerde bizzat savunmasını yapmış, görmüş geçirmiş bir hukuk adamı. O Tarihin, savunma tarafındaki en önemli tanıklarından biri.

Sonra Kavala’ya yapılanı da, “Osman Kavala’nın durumu Islahat Fermanı’na bile aykırıdır!” şeklinde ‘yaşayan tarihlik’ şanına uygun bir gönderme ile tarif ediyor. Devamını Oku

LOMBOZ – 29 MAYIS PAZAR

Zenginin parası Homo Sapien’sin yarası

Facebook’un kurucusu Zuckerberg’in serveti korona salgınında %60 artarak 86.5 milyar dolar oldu..
Yine yeni dünyanın en zengini Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un serveti salgında %30 artarak 146.9 milyar dolara ulaştı.

Bunları zenginlerin parasının çetelesini tutan ‘Forbes’ dergisi söylüyor.

 

Yani korona herkesi fakirleştirmedi.
Herkesi işsiz, aç bilaç bırakmadı.
Kiminin de kısa sürede servetine servet kattı.

Dünyanın en zengin 25 iş adamının toplam serveti 1,5 trilyon dolar.

Bu rakam dünyadaki tüm zenginlerin parasının %16’sı..
Zenginler arasında bile adalet yok. Bakar mısın!

IMF verilerine göre dünyanın 190 ülkesinin toplam milli geliri 90 trilyon dolar civarında.

Bu gelirin %60’ı dünyanın en zengin 2.153 kişisinin elinde.

Kalan %40 da fakir fukaranın elinde sanmayın.

Onun da önemli bir bölümünü en zenginlerden biraz daha az zenginler, onlardan biraz daha az zenginlerin elinde.
Aşağı doğru indikçe milyarlarca insan, bırakın dünya servetinden pay sahibi olmayı üstüne bir de borçlu çıkıyor.

7,4 milyar nüfuslu “dünya ülkesinde” 4,6 milyar kişi, dünya ganimetinden pay almak bir yana, ömür boyu bitiremediği, torunlarına devrettiği borçlarla yaşıyor.

Dercartes’in tanımlamasıyla, Homo sapiens sapiens, yani “düşündüğünün üstüne düşünen insan” türü olarak bizler, son akrabamız Homo sapiens idaltu’dan ayrılalı 160 bin yıl oldu.

160 bin yıl önce ortam vahşi, koşullar sertti ama açlıktan ölen kimse yoktu.
Kabilenin bütün bireylerinin temel ihtiyaçları zamanında karşılanıyordu.
Çocukların hepsi yaşamıyordu ama yaşayanlar zamanı gelince işsiz kalmıyor, ava gidiyor, meyve topluyor, evleniyor, konutu, eşyayı, çocuklarının eğitimini dert etmiyorlardı..

Hoş fazla da yaşlanamıyorlardı ama yaşlanınca grubun en saygı duyulan, fikrine en fazla değer verilen hazineleri olarak, baş köşede oturtuluyorlardı..
Şimdi cep telefonunu açamıyor diye eziklenen, dalga geçilen yaşlılar gibi değillerdi. Klanın bilgisayarları onlardı.. En fazla bilgiye sahip olanlar onlardı. Yağmur ne zaman yağacak biliyorlardı. Ayı ne zaman ininden çıkacak biliyorlardı.

Beyin kapasitemiz, düşünsel ve fiziksel yapımız bugünkü ile aynıydı. Sadece birikimlerimiz azdı. Yaşlılarımızın hafızalarında tutup bize aktardıkları kadar.

47 bin yıl önce,  Avrupa kıtasına doğru yollandık. Oradaki Başka bir tür olarak yaşayan, düşündüğünün üzerine bizim kadar düşünemeyen Neandertalleri yok ettik.

47 bin yılın özellikle son birkaç bin yılında yaşam alanlarımızı, barınaklara, son birkaç yüz yılında da yiyeceklerimizi konservelere çevirdik.

Para diye bir şeyi icat edip ortalığın anasını belledik. Global finans sistemi diyerek de üzerine tüy diktik!

Düşündüğümüzün üstüne düşüne düşüne geldiğimiz yer burası?
Hay düşünmez olaydık!

—-

 

Günün izahatı:

İyi de, biz sana “Türk İslam Tarihinin en önemli liderlerinden birine damat olamazsın!” demiyoruz. “Kayınpederin Cumhurbaşkanı ise sen bakan olamazsın!” diyoruz..

 

Normalleşme.
Değerli vatandaşlarımız!

Malum salgın boyunca, yüksek sabır ve itina gösterdiğimiz önlemleri her geçen gün biraz daha hafifleterek hızla normalleşme sürecine geçiyoruz. Buna göre:
65 yaş üstü yine evde kalacak. Ama 65 yaş üstü, işadamı ise, bakkalı, dükkanı, mağazası, avm’si var ise istediği zaman dışarı çıkabilecek.

Yok ise sadece Pazar günleri 14:00 -18:00 arası evinin etrafında terlikle gidilebilecek mesafede tur atabilecek.

Velev ki hafta sonu sokağa çıkma yasaklı 15 büyükşehirden birinde yaşıyor ise yine çıkamayacak. Emekli 65 yaş üstüler, sokağa hiç çıkamayacak.

Hele işsiz 65 yaş üstüler, oturma odasından salona geçemeyecek!..

0-18 yaş arası Çarşamba ve Cuma günleri 14:00 – 20:00 arası sokağa çıkarak normalleşebilecek. Çıktığı halde kasıtlı olarak normalleşmeyenler ikinci bir duyuruya kadar  yine sokağa çıkamayacak. Bunlardan kreş çağında olanlar sair günlerde kreşe gidebilecek. Yalnız, 18 yaş altı sokağa çıkma yasağı nedeniyle kreşe giderken sokağa çıkamayacak. Nasıl gidecekse gidecek!..
65 yaş üstü vatandaşımız, aynı evde yaşadığı torununu alıp kreşe götürebilecek. Ancak torununu kreşte bırakıp tek başına geri dönemeyecek.
Niye? Çünkü yukarıda belirttiğimiz gibi 65 yaş üstü tek başına sokağa çıkması yasak!

Aynı evde yaşayan 18 yaş altı ile 65 yaş üstü olanlar, dışarıda birbirlerine virüs bulaştırma ihtimallerinde dolayı birlikte sokağa çıkamayacak.

65 yaş üstü kahvehane sahibi sokağa çıkabilecek.  Ama yasak olduğundan kahvehanesini açamayacak. Bununla birlikte kahvehane bir tatil tesisinin içerisinde ise herhangi bir yaş kısıtlaması olmaksızın, kumlara basmadan, ayağını denize sokmadan saat 24:00’e kadar açabilecek.
65 yaş üstü berber, 18 yaş altı oğlan çocuğunu Çarşamba ve Cuma günleri 14-18:00 arası, koltuğa koyduğu tahtaya oturtarak saç traşı yapabilecek. Sakal traşı yapamayacak. Çünkü değerli vatandaşımız, bu yaştaki çocuğun sakalı mı olur allah aşkına?
65 yaşından küçük ama 18 yaşından büyük, ancak 25 yaşının altında olup da evinde 65 yaş üstü yakını olanlar öyle -hele maskesiz- zırt pırt sokağa çıkamayacaklar.

15 büyükşehirden birinde olup Hes kartı olmayıp, antikor testi negatif olanlar, PCR testi pozitif olsa dahi yaş 35 olup da yolun yarısı edenlerle birlikte maske takarak avm’ye girebilecek ama kurum tarafından yemek katına çıkarak normalleşmeleri engellenecek.
Değerli vatandaşlarımız! Bu kurallara uyarak başarılı normalleşme sürecimize katkılarınızdan dolayı şükranlarımızı sunarız!

– Amirim, izin bildiri yazısı bitti! Önceki bildirilerin üzerinden düzelterek hemen hazırladım kolaylık oldu!
– Tamam evladım!.. İvedi mesaj at bütün birimlere!
– Tamamdır amirim! Ben koğuşuma geçiyorum Napolyon gelmiş!

 

SİZ SORUN KORONA UZMANINIZ CEVAPLASIN!

Uzman Dr. Kethüda Çotanak Sorularınızı Online Olarak Cevaplıyor.  

(Kulaklıktan rejinin sesi gelir. “Hocam, hazırsanız başlayalım! Başınızı öne doğru sallayın!.. İlk sorumuz geliyor!)

Ferhunde K. / Dalaman: “Hocam! Korona gerdandan bulaşır mı? Bir kilo gerdan aldım. Kasap eldiven takmadı. Ne yapayım?”

Cevap: Yavrucum, güzelce haşlayıp güveç yaparsan gerdanda virüs mirüs kalmaz! Hem kuzu gerdan bağışıklık için de son derece yararlı bir hayvandır. Afiyet olsun!

 

Ramiz T. / Aksaray: “Maske yerine kadın çorabı takmak virüsten korunmakta daha etkili olabilir mi? Hani gözü, saçı filan?”
Cevap: Evladım Ramiz! Banka soymuyoruz! Bu bir hijyen meselesi. Virüsün seni şahsen tanımasıyla bir ilgisi yok!. Kadın çorabının gözenekleri büyüktür. Çorabın kaçma ihtimali yüksektir. Karın çorabının tekini bulamayınca çarpan etkisi de büyük olur!

 

İlayda G/ Etiler: “Hocam!.. Normalleşme süreci nedir? Biz normal değil miyiz ki normalleşiyoruz? Kaldı ki herkes anormal ise anormal normal değil midir?”
Cevap: Güzel kızım! Ben şimdi sana cevap olarak Freud’dan girer, Ericsson’dan çıkarım, İde’den tırmanır, amigdala’dan zıplar iki tane uçan tekme çakarım ama bana yakışmaz! Felsefeye giriş kitabının yarısını okuyup bana mavra yapmayın!.. Sinirimi zıplatmayın! Normal isek, üç aydır evde işimiz ne?!

 

Seyfi Ş/ Bahçelievler: “Değerli Hocam! Omzuma, ömür boyu unutmayayım diye kalıcı estetik ve sanat adına korona dövmesi yaptırdım. ‘Dövme’den korona virüs bulaşır mı?”
Cevap: Dövmeden bulaşmaz ama dövmeden de bulaşmaz! Güzel evladım omzuna dövme yaptıracak korona virüsünden başka figür bulamadın mı? Bir kalp yaptır, bir sevgilinin ismini yazdır!.. Korona dövmesi nedir yahu? Kalıcı sanatmış! Seni bu soru ile Bedri Baykam’ın önüne atsam virüs bulaşacak zerren kalmaz!..

 

Sezai Ö/ Merter: Hocam! Asgari Çalışma ödeneği alan bir kişiyi rüyada görmek için ne yapmak lazım?
Cevap: Canım evladım. Senin ne kastettiğini anlayacak kadar kafam çalışıyor çok şükür. Beni RTÜK ile faça façaya getirmeye çalışma!.. Cübbeli Hoca’nın rüyada peygamber gösteren terliği bile var ama bunun çaresi yok maalesef. Ne gerçeğini ne de rüyadakini görene henüz rastlamadım..

 

Malik T/ Topkapı: Yaşım 65 üstü. Para sorun değil. Mahkeme kararıyla yaşımda eksi beş büyüme yaptırsam yani 60 yaş üstü yapsam, korona riskim ne kadar azalır?

Cevap: Değerli kardeşim! Madem paran bol, sadece yaş tashihi ile kalma.. Biraz da sağını solunu botoksla, kazayaklarına altın iğne, yüz kırışıklarına kolajen indüksiyonu yaptır. Gözüne hyaluronik asit enjekte ettir.. Bol bol masaj yap..
Virüsün şakülü kaysın! Seni Brad Pitt sansın. Hiç tanıyamasın.. Bizim kliniğe gel. Ben seni, tanıması gereken arkadaşlarla tanıştırayım!.. Oldu mu canım?.

 

Şamil S./ Ballıca: Hocam! Ben gözümle görmediğim için koronaya inanmıyorum. Gözle görülmeyen koronaya inanmamak atayizlik sayılır mı?
Cevap: Yavrum! Güzel evladım! Koronayı Gözünle görmezsin ama virüs vücuda duhul ettiğinde gönlünde hissedersin!.. Senin müstesna beynin ancak böyle bir soruyu sorabilecek kadar inkişaf ettiyse senden zaten senden atayiz filan da olmaz. Endişe etme!

Yahu şu işe ömrümü adadım. İnsana bir tane de adam gibi bir soru gelmez mi!.. Evet.. Son soruyu alalım. Ellerim titremeye başladı!..

Raci K./ Ballıca: Pandemi kelimesi nereden gelmektedir? Kökeni nedir? Kim uydurmuştur?
Cevap: Al bi tane daha!!.. Şimdi bak yavrucum!.. Pandemi kelimesi latin kökenli olup  Panayırın pan’ı.. (“..Hocam, hocam kestik!.. Hocam kestik!..” Burada reji araya girer. Program sonlanır.)

 

Lomboz 24 Mayıs PAZAR

LOMBOZ 24 Mayıs 2020 PAZAR

Devlet daha ne yapsın?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla bayram boyunca, yap-işlet-devret projeleri hariç olmak üzere Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçişlerden ücret alınmayacak.

Başkentray ve Marmaray seferleri de ücretsiz olacak.

Şimdi siz muhalifsiniz ya:

“Kardeşim, 81 ilde bu süre içerisinde zaten sokağa çıkma yasağı var. Bu köprülerden geçecek kimse yok! İnler, cinler desen uçarak gidiyorlar. Kime bedava?” diyeceksiniz.

Arkadaş, size de bir şey beğendirmek o kadar zor ki!

Bir de dikkatinizi çekti mi? Yap-işlet-devret köprü ve yollar kimse geçmezken bile parayla!..

Neden?
Kimse geçse de geçmese de parasını ödüyoruz da ondan!

Devamını Oku

Söyleşi

Yönetmen ve Sosyal Medya Uzmanı kardeşim Yusuf Çakıroğlu ile, 19 Mayıs 2020 Salı akşamı saat 21:00’de, Samsun Çocuk Koruma Platormu instagram hesabı üzerinden bir söyleşi gerçekleştireceğiz.
İzlenmesi dileğiyle..
yayın adresi:
https://www.instagram.com/samsuncocukkorumaplatformu/

Ne CEHAPE’ymiş be!

Türkiye’nin iç siyasetini bilmeyen ve bir kaç gün boyunca tv’leri izlettiğiniz bir Japon’a, durumdan ne anladığını sorsanız alacağınız yanıt şudur.
İktidarda CEHAPE diye bir parti var.
yaptığı her icraat yanlış!
Muhalefetteki Ak Parti sürekli onun yaptığı yanlış icraatları eleştiriyor.

Ama allah için demokrasi var. Çünkü bütün tv’ler muhalefet lideri Erdoğan konuşmaya başlayınca yayınlarını kesip onun sözlerini son noktasına kadar halka aktarmasını sağlıyorlar.

Erdoğan’ın; korona konusunda gelişmeleri ilk ağızdan dinlemek için ekran başına geçmiş milyonlara yaptığı “ulusa sesleniş” konuşmasında bile, konuşmanın büyük bir bölümünü CHP’ye ve Kemal Kılıçdaroğlu’na verip veriştirmeye ayırmasının anlamı ne?
CHP’nin belediyeler dışında, icra ettiği, bilmediğimiz bazı uygulamalar mı var?
Bakanlıklarda, ya da mecliste hangi kararı almak istiyorsunuz da CHP buna engel oluyor?
“Arkadaş, yanlış düşünüyorsunuz!” diyebilir, işinize bakabilirsiniz!..
Bu şiddet, bu celal niye?

 

Korona sonrası da tufan..

Unutmayalım..
Koronaya yakalandığımızda derin bir ekonomik krizin içerisindeydik.
Çıktığımızda krizin bizi daha da derinleşerek karşılayacağı görülüyor.

Durumun çok iyi analiz edilmesi ve gereken hazırlıkların yapılması bu derinliğin etkisini azaltabilir.
Hatta global ekonominin ortaya saçtığı nakit global varlık, kısa bir gelecekte herkesin sebepleneceği bir ırmak haline gelebilir.
Bunun için de bütün bu hesapları iyi bilen, dinamik, yetenekli, tarzı üretime yönelik olan ve dünya kamuoyu ve piyasalarıyla barışık, demokratik bir iktidar yapısının, güvenilir bir yargı düzeninin yönetimde olması gerekiyor.
Peki durum öyle mi?
Ne gezer!
Bütün bu başlıklarda, uzunca bir süredir tam bir sınıfta kalmışlık durumu var.
Bu yapıdan, aman bunları şöyle yapın, aman bunları böyle yapmayın şeklinde uyarı ve isteklerin hiç bir anlamı yok!..
Ülkenin geleceğine çok net bir şekilde tıkaç olmuş bu iktidardan yapması istenebilecek tek şey var!
Bırakıp gitmeleri!
Hem de hemen!..

65 yaş üstü bunaldı..

65 yaş üstü bir aydır evde bunaldı..