Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..

Ermeni Soykırımı tiyatrosu

Fransa, “Ermeni soykırımı yoktur” şeklinde düşünce açıklayana ceza tasarısını meclisten geçirdi. Senato da onaylarsa yasalaşacak. Şimdi yeniden dürbünleri ele alıp hop oturup hop kalkarak izlemeye geçeceğiz.. Senato onaylayacak mı onaylamayacak mı?..
Bu oyun, Ermeni Diaspora’sı tarafından öyle bir hale getirildi ki her yıl yarattığı şamata hem Türkleri, hem Türkiye’deki Ermeni vatandaşlarımızı canından bezdirdi. Ekonomik sıkıntılarla dertleri başından aşmış, sütünü bile dışarıdan ithal eder duruma düşmüş Ermenistan’daki Ermenilerin de isyanı yakındır. VATAN 13.10.2006

1_9630_14102006_1

Çok işimiz var çook!..

1_3341_15102006_1

Fransız ürünlerini boykot dalgası..

1_4911_17102006_1

Fransayı protesto 2

1_5085_18102006_1

Postacıların da giysilerinin tasarımını ünlü modacı Cemil İpekçi yapmış. Yeni giysileri, şıklık yanında kışları ılık ve sıcak yazları ise serin tutuyormuş. Artık sadece bankaların kredi kartı ekstrelerini ve üniversite sonuçlarını dağıtıyor olsalar da “Yaşasın Postacılar”

Bolyozla kurtarılan başbakan 20.10.2006_1

“Başbakanını hastaneye götüremeyen devlet, depremle nasıl başedecek!” demiş üstad Zülfü Livaneli, bu günkü köşeyazısında…

1_9681_27092006_1

garibanın imdadına iftar çadırları yetişti.. Hiç bu kadar çok çadır ama bu kadar çok da kuyruk olmazdı..

1_1627_20102006_1

Pusula bir kere şaştı mı artık doğru yön bulmak şansa kalır.. Hibrit bir eğitim modeli uygulamada.. Ne çağdaş, ne bağdaş.. Öğretmenin saygınlığını arttırmadan öğrencinin saygısını arttıramazsınız ki..

1_4744_01102006_1

Yunanistan’ın kaçak göçmenleri denize dökmesi ile Hollanda’nın, Hollanda vatandaşı Türk siyasetçileri “Soykırım var” demedikleri için siyasetten men etmeye çalışması arasında ne fark var?

Başbakanın Zırhlı aracının kapısı kilitlenirse..

Başbakan’ın zırlı aracının camını kıran balyoz(!) bir AKP milletvekili tarafından “ilahi gücün bir mucizesi” olduğu gerekçesiyle inşaattan alınıp meclise getirildi. İnsan sormadan edemiyor. O balyoz ilahi gücün mucizesi ise, o kapının kilidi başka bir ilahi gücün mü kapsama alanına mı giriyor?  Balyozu hüda-i nebi peydah eden ilahi güçler, kilidin kapanmasını neden engellemiyor? İlahi gücün harekete geçmesine vesile olan kapının kilidini de söküp meclise getireydin ya a benim durgun evladım!   VATAN 21.10.2006