Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..

1_4050_14072009_1

Akman Tahrifat…

Belge çürük çıktı

Belge denilen şeyin gerçeği ortada yok. Arandı tarandı bulunamadı. Bakan da açıkladı.. "Aslı yok.. Var olan fotokopi.." Gerçeği olmayan şeye belge denir mi. Akıl tutuldu. Dendi.. Sonra da belge olmayan şeyin "sahte belge" olduğu açıklandı. Biz simdi ne anladık bu işten? Belge mi sahte, sahte mi belge? Birisi yeniden anlatsın..

1_8666_15072009_1

Yeni zam taktigi olsa gerek.. İndirirken 1 kuruş iki kuruş, zam yaparken 20 kuruş.. Dogalgazda da böyle olmamış mıydı?..

1_7173_26062009_1

Belge’den birsey cikmayacagi anlasilir..

Yeni Yök ve Bülent Serim istifası

YÖK Üyesi Prof. Bülent Serim, “YÖK’ün AKP’nin kurulu haline geldiğini, Egitimin dinselleştirildiğini ve bilimden uzaklaşıldığını, bu oyunun bir parçası olmak istemediğini ve bu yüzden YÖK üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Tam da ÖSS’de 30 bin öğrenci “sıfır” çekmişken..

1_3287_27062009_1

"Darbe Belgesi" tartışmalarının kuyrugu döndü dolaştı, her zaman oldugu gibi Anayasa’nın geçici 15’inci maddesine ve dolayısıyla 12 Eylül darbecilerine dayandı. Bu belgeyi yazanı bulamadık, elimizde yazmışı var. 27 yıl sonra onları yargılayalım mı tartışmasına döndü. Evren "beni ancak halk yargılar.. Halk suçlu bulursa da kendimi size bırakmam, kafama sıkar giderim" dedi.. Simdi "sıksın gitsin mi, gitmesin mi?" anketleri yapılıyor. Hay benim güzel memleketim..

1_9766_18072009_1

Orkestra neredeyse tamam!..

1_6451_09062009_1

Döver de, sever de" düsturu, şiddeti çoğu evde "evdeki zayıfa" uygulanan sıradan muamele haline getirmiş. Karısını döven kocaya, çocuğunu döven anneye en fazla ‘nasihat’ ile tedbir alan Devlet’in de artık bir belalısı var. Türkiye, aile içi şiddete karşı vatandaşını koruyamadığı için AIHM’den ceza alan ilk ülke oldu. Kocasından şiddet gören kadını koruyamayan devlet kadına 32500 Euro tazminat ödemeye mahkum edildi.

1_2434_10062009_1

Mayın yasası Cumhurbaşkanı’nda.. Gül, veto ederse mecliste yeniden görüşülecek…

1_7133_12062009_1

Sayın Mayın polemigi..