Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..

1_5101_09072008_1

Oyun tarzı

1_8320_21062008_1

Galibiyet kutlamaları yine kanlı bitti. Üstelik de bunca uyarılara, hatta bunca yalvarmalara rağmen.. şehir ortasında silahına davranan HAYVAN, matematik, fizik eğitimini bu egitim sisteminden aldığı için, havaya doğru ateş edince sorun çıkmayacak sanıyor. 500 metreye çıkan çekirdeğin, yükselme ivmesini kaybettikten sonra yere nasıl bir ivmeyle çakıldığının hesabını elbette yapamıyor. Yaralanma ve ölümlerin çoğunu düşen çekirdeklerin meydana getirdiğini elbette bilemiyor. Herşeyin başı eğitim.

1_744_09072008_1

Amerikan konsolosluğunun önünde, kosolosluğu koruyan Türk polislerle, konsolosluğa saldıran Türk teröristler çatıştı. Amerikalıları koruyan üç Türk ile Amerikalılara saldıran üç Türk öldü.. Hulk’u, Godzillayı ve hatta uzaylı yaratıkları dize getiren Amerikan askeri, Dünyanın; savunma teknolojisi en yüksek konsolosluk binasından, kendini koruyanlara yardım etmek için burnunu bile çıkartmadı..

1_6063_23062008_1

AKP’nin “ampulü” gerçekten patladı mı?.. Bunu henüz kimse kesin olarak bilmiyor. Ama galiba bu patlamayı herkesten fazla da bazı AKP’liler istiyor. Yoksa; bu bir tarafı hukuki yaptırımlara bağlı ama bir tarafı da ‘hakim’liğin, ‘Hakem’lik keyfiyetinin inayetiyle sonuçlanacak olan davayı bu kadar zora sokacak cümleleri kurmaktan en başta onların kaçınması gerekirdi. Bu hesapsızlık da “Atatürk’ün yarattığı travma” nın etkisi zaar!

1_4976_11072008_1

Dosyalar..

1_8592_25062008_1

Mehmet Mir Dengir Fırat bunu hep yapıyor..

1_4147_14072008_1

“Trenden inenle işimiz olmaz!” AKP’nin en yetkili cenahından gelen bu açıklamanın, şener gibi partiden ayrılan ya da ayrılacak olanlara gözdağı vermeye yönelik tarafı bizi fazla ilgilendirmiyor.. Bizi ilgilendiren bu trenin “o tren” olup olmadığı?.. Hani şu son istasyona varana kadar binilme zorunluluğu bulunan “demokrasi treni!”.. Makinist!.. Cevap ver!.. Bu tren o tren mi?..

1_2906_03062008_1

Tamam! Asalım keselim ama ‘müddeialeyh’in boynunu vurmadan bir durup düşünelim isterseniz. Telefonu “kapatamama” kısmetsizliği, hadi basiretsizliği; “Türkiye’nin Anamuhalefet Partisi’nin, Genel Sekreteri’nin, özel odasında ‘gizlice ve sinsice’ dinlenmesi” dahası bu dinlemenin matah birşeymiş gibi kara bıçaklı bir tehdit gibi yayınlanması ahlaksızlığını hatta suçunu örtbas etmeye yeter mi? Yeter diyorsanız size söyleyecek bir şey yok! Ama yetmez diyorsanız, biliniz ki kütüğe bir boyun daha gerek

1_6864_07062008_1

Kocakulak..

1_1088_07062008_1

Son umut Turizm..