1_1259_01082008_1
Sütten az yanan…
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Sütten az yanan…
Bu konuya, siyasetin ağır gündeminden bunalan bünyelere bir nebze müsekkin olsun diye girdik sananlar fena halde yanılıyor. Siyasi davalar gelip geçiyor ama bu yüksek sanatçı kardeşlerimizin davaları, “Yörükler beldesinin tapu davası” gibi bir başladı mı kırkbeş sene bitmek bilmiyor. Ne iddianame belli, ne deliller subut bakımından kat’i fakat delalet bakımından zanni.. Anlatabiliyor muyum yani?!..
“Cari açık Canavarı enflasyon canavarının yerini aldı”..
Ay ortasında Iran Cumhurbaşkanı geliyor..Ama Ankara kendisine “allerji” yaptığından İstanbul’da ağırlanacak..
Madem atamayacaksınız neden seçim yaptırıyorsunuz? 16 yıldır uygulama böyle mazereti bu antidemokratik durumu açıklamaya yeterli mi? Güç elinizde. Yanlış ise neden değiştirmiyorsunuz? Yeterince kadrolaşmayı mı bekliyorsunuz değiştirmek için? Üniversite seçim yapıyor listeyi YÖK’e veriyor, YÖK kafasına göre sıralama yapıyor listeyi cumhurbaşkanına veriyor, Cumhurbaşkanı da meşrebine göre seçiyor.. Sonra! Üniversitelerde seçim var!. Sonra? bilim yuvalarında demokrasi öğretilecek!.. Hadi canım!..
Bu kadar kallavi bir iddianame ancak böyle delillerle oluşturulabilir. İddia makamı öyle şeyleri enti püften malzemeleri delil olarak dosyaya koymuş ki, bu akıl dışı iddialar yüzünden ciddi delillerin de karizması çiziliyor. Hangileri mi? sabrı olan otursun okusun.. Bütün sitelerde var…
Oyu az olduğu halde atanan rektörler, Hoca’nın, partisinin kapatılma nedenlerinden biri olan meşhur sözünü hatırlattı… “Gün gelecek, rektörler türbana selam duracak!” Mevcutların hiçbirinin bunu yapmayacağına kuşku yok. Rektörlerin seçimi selam kabiliyetine göre yapılmaya başlanmamıştır umarız..
AKP’nin “ampulü” gerçekten patladı mı?.. Bunu henüz kimse kesin olarak bilmiyor. Ama galiba bu patlamayı herkesten fazla da bazı AKP’liler istiyor. Yoksa; bu bir tarafı hukuki yaptırımlara bağlı ama bir tarafı da ‘hakim’liğin, ‘Hakem’lik keyfiyetinin inayetiyle sonuçlanacak olan davayı bu kadar zora sokacak cümleleri kurmaktan en başta onların kaçınması gerekirdi. Bu hesapsızlık da “Atatürk’ün yarattığı travma” nın etkisi zaar!
Dosyalar..
Mehmet Mir Dengir Fırat bunu hep yapıyor..
