1_4976_11072008_1
Dosyalar..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Dosyalar..
Mehmet Mir Dengir Fırat bunu hep yapıyor..
“Trenden inenle işimiz olmaz!” AKP’nin en yetkili cenahından gelen bu açıklamanın, şener gibi partiden ayrılan ya da ayrılacak olanlara gözdağı vermeye yönelik tarafı bizi fazla ilgilendirmiyor.. Bizi ilgilendiren bu trenin “o tren” olup olmadığı?.. Hani şu son istasyona varana kadar binilme zorunluluğu bulunan “demokrasi treni!”.. Makinist!.. Cevap ver!.. Bu tren o tren mi?..
“..Meclisin ortasında eşşek gibi anırmak..” üstelik de bir milletvekilinin sebebi ne olursa olsun kullanması gereken en son cümlelerden biri olmalı.. En sona mı geldik yoksa?.. Büyük usta Güngör Mengi müthiş güzel bir paragrafla özetlemiş durumu “..Eşek gibi anırmak gereksiz zorlama olur. Meclisin muhabbetini bozmayalım!”
Farkında mısınız.. Bazı partilerin liderleri sanki uzun süredir ülke dışında tatildeler!..
Biraz daha futbol…
Unakıtan, otomobili “yediveren gülü” olarak görüyor.. Böyle gördüğünü de açık açık çekinmeden söylüyor. Çünkü otomobilleri için, Avrupa vatandaşlarının ödediğinin beş katı özel tüketim vergisi ödüyor kendi vatandaşı.. Başka şeylerde durum farklı değil. şu halde, Maliye penceresinden bakıldığında tüm Türkiye sathı yediveren gülü bahçesi gibi görünüyor olmalı. Ama unutulmasın ki gülün de dikeni var..
Küresel ısınmanın sonuçları..
Sosyalist Enternasyonal mi CHP’yi istemiyor, CHP mi Sosyalist Enternasyonali?..
Bu nasıl bir örgüt ki İlhan Selçuk ile Kemal Keriçsiz aynı safta yer alıyor? Bu nasıl bir organizasyon ki Mustafa Balbay ile danıştay baskıncısı Alpaslan Aslan aynı amaç için mücadele ediyor. Bu nasıl bir örgütlenme ki Profesör Kemal Alemdar ile Malatya’da yınevinde kör bıçakla adam kesen zırcahil aynı karede resmedilmeye çalışılıyor?.. Ya birilerinin kafası çok karıştı, ya da bizde bir enayilik var!.. Yarın, Yeşil de zaten Ugur Mumcu’nun adamıydı diye ortaya çıkarlarsa hiç şaşırmayalım..
