1_2938_05092008_1
Dişli
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Dişli
Güve
Ramazan çadırı çadırı…
Esmeray’ın bir şarkısı geldi aklıma.. “Unutulmaz deme banaa.. unutuluur, unuutuluur….”
Deniz Feneri’nin lambası..
Fırsatlar ülkesi Türkiye.. “Ne oldum deme” diyarı.. “Bana çıkmaz” deme, sana da çıkabilir!.. Buyrun: Kayıp trilyon davasının ev hapsinde olan bir sanığını, önce milletvekili dokunulmazlığı sonra da Cumhurbaşkanı dokunulmazlığı sayesinde davadan kurtulmuş diğer sanığı affediyor. iste demokrasinin güzelliği bu.. Duruma uygun en veciz sözü söylemesi için, Sayın Demirel’i sahneye davet ediyoruz efenim..
Deniz Feneri’nin lambası..
Sütten az yanan…
Bu konuya, siyasetin ağır gündeminden bunalan bünyelere bir nebze müsekkin olsun diye girdik sananlar fena halde yanılıyor. Siyasi davalar gelip geçiyor ama bu yüksek sanatçı kardeşlerimizin davaları, “Yörükler beldesinin tapu davası” gibi bir başladı mı kırkbeş sene bitmek bilmiyor. Ne iddianame belli, ne deliller subut bakımından kat’i fakat delalet bakımından zanni.. Anlatabiliyor muyum yani?!..
“Cari açık Canavarı enflasyon canavarının yerini aldı”..
