İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 25 Haziran Cuma 2020

27 Haziran 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

LOMBOZ 26 HAZİRAN Cuma

İSTİFÇİLİK

Neredeyse tüm canlılar, bünye içi biriktirmeyi, ortak bir özellik şeklinde, yaşamsal bir kurgu olarak taşırlar.
Tükettikleri yiyeceklerden aldıkları enerjinin fazlasını, enerjinin depolanabilir bir türü olan ‘yağ’a çevirirler. Bu yağı yağ hücrelerinde depolarlar.
Bu bir meziyettir. Başarıdır. 

Bu sistemin iyi çalışması canlı için son derece hayatidir.
Yağ hücresi, canlının yeniden doldurulabilir “Akü”südür.

Akü sağlamsa, düzgünce ve beklendiği şekilde dolar. 

Yani iyi kilo alırsınız.
Bazen aküde iki yönlü arızalar olabilir. Dolmama ya da aşırı dolma gibi ya! 

Onlara girmeyelim..

…

Neredeyse bütün hayvanlar yiyecek bol ve kolay ulaşılabilirken biriktirir, kış zamanlarında da harcarlar.
Ama hayvanlar bunu sadece yıllık periyotlarla yaparlar.
Örneğin ayı, kış uykusuna girmeden önce sırtında ancak bir sezonluk yağ biriktirir. 

Deve, çöle girmeden önce en fazla birkaç haftalık su yerine de kullanabileceği yağı yedekler. 

Karga ve sincap cevizi, yavrularını ilkbahara ulaştırabilecek miktarda depolayabilir.

…

Bu doğal biriktirme dışında sadece insanda bulunan bir davranış özelliği vardır ki, dünyayı cehenneme çeviren işte bu özelliktir.
Bunun adı biriktirme değil “istifleme”dir.

Diğer hayvanlar biriktirir. 

İnsan hem biriktirir hem istifler!

İstifleme bir modern toplum hastalığıdır ve bu davranışın nedeni gelecek korkusudur.
Gelecek korkusunu yok etmeden, dünya hayatını cehenneme çeviren, savaşlara, krizlere, kaoslara neden olan istifleme davranışını yok edemezsiniz.
Hatta, onu bir ‘sapkınlık’ haline getirirsiniz.
Dünya pastasının yiyemeyeceği kadarını birkaç kişinin önüne koyup, kalanını milyarlarcasının önüne, birbirlerini ezerek kapışması için atan, büyük çoğunluğunun bu vahşi kapışmaya bile giremeyip pastayı sadece uzaktan seyredebilmesine neden olan istilfeme sapkınlığı zeki insanın içgüdüsel davranışıdır.
Ama tecavüz de içgüdüsel bir duygudur.
Modern insan, tecavüz içgüdüsünü yaygın eğitim ve ceza yöntemi ile ehilleştirmeyi becermiştir.

İstifleme içgüdüsünü ise bırakın ehilleştirmeyi, kutsal bir duygu olarak korumaya almıştır.
Bu yaklaşım değişmedikçe dünyada vahşetin azalmasını beklemek hayalperestliktir.
Çünkü kapitalizm ve ‘neo’su, eskisi her türlü liberalizm sistemsel olarak istifleme dürtüsünden köken alır.

Bu vahşi içgüdüyü kurallara bağlayan tek ekonomik ve siyasal yönetim şekli sosyalizmdir ve ne yazık ki o da hala insanoğlunun yeterince olgunlaşmasını bekliyor..

 

—

Gerçekler acıdır

İsveç’te yapılan bir anket, ülkede Covid-19’a en fazla yakalananların Türkiye doğumlular olduğunu ortaya çıkarmış. Türkiye doğumlulardan sonra ikinci sırada ise Etiyopya doğumlular var.. 

“Türkiye doğumlular” olarak ifade etmelerine bakmayın..

Bunların hepsi sonuçta artık İsveç vatandaşı. 

Bu köken sıfatının anlamı; İstanbul’da sel baskınında hayatını kaybeden kişi için “Suriyeli” tanımını kullanmamızla aynı sakat milli bakış!
Bunu bir kenara koyuyorum.

 …
Ancak bu durumun ortaya çıkardığı bir gerçek var!
Bu gerçek; İsveç’te, salgını anlamakta, salgının gerektirdiği hijyen kurallarına uymakta sorun yaşayanların ilk sırasında Türkiye doğumluların olduğu gerçeği.
Hem de Etiyopyalılar’dan bile fazla!..
Kurallara uymama sorunumuz, Kovid-19 sürecinde, ‘yaşlı nüfusu yüksek’ bir toplumda, sonucu daha acı ve keskin biçimde ortaya çıkan bir durumu, sadece kendimizin değil, yaşadığımız toplumun diğer üyelerinin de hayatını riske atma potansiyelimizin yüksekliğinin altını net bir şekilde çiziyor!
…

O halde kurallara uyan bir toplum neden bizimle bir arada yaşamak istesin ki?
Şimdi “Avrupa bizi müslüman olduğunuz için istemiyor!” derken takkeyi önüne koyup bir kez daha düşünmek gerekiyor!
—-

 

Haftanın cümlesi

İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun, tutuklu gazetecilerin duruşmaları öncesi yapılan basın açıklamasına giriş cümlesi şöyle:  

“Basınımızın henüz tutuklanmayan değerli mensupları…”

 

—

İddia, Savunma, Karar, 

AKP Grup Başkan Vekili  Bülent Turan, Türkiye’nin bütün illerindeki Baro’ların tepkilerine yönelik açıklama yapıyor!

“Barolar, içeriğini bile bilmedikleri bir metne karşı çıkıyorlar!” 

Açıklama, tam bir “Merd-i kıpti” örneği..

…

Sen bir ülkede adaletin en önemli üç ayağından birinin, ‘savunma’nın hayatını, evini, oturma odasını düzenlemek için yasa hazırlayacaksın, kafanda bitireceksin, neredeyse resmi gazetede yayınlama aşamasına geleceksin onlar, yani ‘savunmacılar’ bu değişikliklerin içeriğini bile bilmeyecekler!
Peki adama sormazlar mı!
“Neden bilmiyorlar?”

Cevabı açık! Çünkü bildirmedin!
Neden evlerinin koltuklarının yerini belirlerken onlara da sorma gereği duymadın?

…

Üstelik, Bülent Turan bu açıklamayı, adında “Adalet” geçen bir partinin avlusunda yapıyor..

Şimdi diyeceksiniz ki:
“Kardeşim! Biz onun “Kalkınma”sından ne gördük ki “Adalet”inden bir şey bekleyelim!”

E, siz de haklısınız..

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/06/kaptan.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-06-27 02:23:392020-06-27 02:23:39Lomboz 25 Haziran Cuma 2020
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 21 Haziran Pazar Link to: LOMBOZ 21 Haziran Pazar LOMBOZ 21 Haziran Pazar Link to: İşsiz Sayısı Azalırken Link to: İşsiz Sayısı Azalırken İşsiz Sayısı Azalırken
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön