MÜHİM HATIRALARIM 2

26 Ocak 2020 Pazar

26 OCAK 2020 PAZAR

Ben bir süredir hatıratımı gizli gizli yazıyorum. Sonra kimse görmesin diye bir yerlere gizliyorum. Sonra da bulamıyorum. Koca külliye!.

Buna bir çözüm bulmam lazım.

Doğalgaz işi mühim. Evet alış fiyatımıza göre satış fiyatımız o kadar da yüksek değil.. Üzerine az bir şey kar koyup satıyoruz. E, navlunu filan da var bunun. Lakin vatandaşımızın da hava soğuk diye cayır cayır doğalgaz yakmaması lazım. İdare müdürüne söyledim. “Tasarruf konusunda önce bizim iyi bir görüntü vermemiz icabeder! Bu konuda prestijden az bir şey tasarruf olabilir” dedim. “Ne yapalım efendim?” dedi. “Ne yapacağız! Külliye’de kullanmadığımız bütün odaların peteklerini kapatın!” dedim. Bu gün üçüncü gün. Çağırıp soruyorum “Ne yaptınız?” diye. “Devam ediyoruz efendim. Bir kaç güne biter!” diyor.. Fuzuli boş oda var demeye getiriyor. Bu da mı FETÖ’cü anlamadım!

···

Bu Trump’ın Twit atma işine takıldım biraz! Ben bu sabah iki tane deprem twiti yazana kadar öğlen oldu. Adam ergen gibi! Bir günde 128 küsur twit atmış. Uykuyu, yemeği filan çık! Saat başına şu kadar twit düşüyor. Adam bütün gün twit atıyor boş kalırsa da bana mektup yazıyor! Sen dünyayı böyle mi yönetiyorsun? Tabi Trump’ın parmakları da kız gibi ince.. Beyaz Ev’de fotoğraf çektirirken uzun süre tokalaştık. Ondan biliyorum.

···

Bizim oğlan: ”Cumhurbaşkanımız önümüze geçmiş, yara yara gidiyor!” diye bi laf etmiş. Sonra da “Ne yaptım ben ya! Babam bu lafa kızar.” diye düşünmüş. Ortadan kayboldu. Neden kızayım? Çocukta benden geçmiş bir belagat sanatı var. Bırak onu, şuna benzer bir cümleyi, bir Bay Kemal’e söyletemedim. Ben ona değil de; Birisi gelmiş yerli-milli Himalaya tuzu üreteceğiz diye ikna etmiş bunu. Ona kızdım.

···

Bu arada Damat: “2020’de enflasyonu tek haneli rakamlara çekeceğiz!” diye bir laf etti. Bunu ben de televizyonda duydum. Çağırdım kendisini. Biraz da latife olsun diye: “Geçen Aralık sonuna kadar iki buçuk milyon kişiye istihdam yaratacağız! demiştin. Bu da ona benzemesin Damat!” dedim. Vay, sen misin öyle diyen! Çata çat! “Unuttunuz mu? Onu bana siz zorla söyletmiştiniz babıcım!” diye cevap verdi. Bir şey demedim tabi.. La havle çektim. Zannımca biraz ayarı kaçırırsak yeni bir parti kurmaya çok teşne bu çocuk. Babacan iki!

···

Bir de bu Corona virüsü meselesi var. Çin’den Maçin’den uçakla virüs gelecek ve bizi hasta edecekmiş!. Mit şeysini çağırdım. (Sonuçta Mit olduğu için burada isim vermiyorum) “Bunun tetkikini yapın!” dedim. “Efendim, doğrusunu siz bilirsiniz ama bunun tetkikini Sağlık Bakanlığı yapsa daha uygun olur diye tahmin ediyorum!” dedi. Birden sinirim zıpladı! “Yahu anlamıyor musunuz? Virüs mirüs diye vatandaşı korkutup bir takım dış mihraklarla işbirliği halinde doların değerini yükseltecekler! Bunlar kimse bulun onları!” diye kükredim!. Bu kızardı bozardı.. “Haa o bakımdan!” diye yutkundu ama odadan çıkmıyor! Bir şey diyecek, diyemiyor.. “Söyle!” diye bağırdım.. “Efendim, virüs şu anda ABD’ye de sirayet etti. Doları yükseltecek olsa ABD’ye neden sirayet etsin! Nihayet Dolar ABD’nin parası!” Beynim döndü! O an kendisini kol mesafemde hissettim. Hamdolsun kolum da uzun. Buna istemsiz olarak bir osmanlı savurdum ama denk gelmedi. Sülün gibi kıvrıldı çıktı odadan.. Ya Rab!.. Kimlerle çalışıyorum.

···

Geçtiğimiz hafta, çok uzak olmasa, Avustralya’ya da bir ayar vermek boynumuzun borcu olmuştu. Nihayet, bu kıta bizim doğumuzda kalıyor olsa da aslında zihniyyet olarak batının bilakis ta kendisidir. Kangurulara, koala denilen süs ayılarına gösterdikleri şefkati mübarek develerden esirgediler. Çok su içiyorlar diye o mernusa hayvanları takır takır helikopterlerden vurdular. Bu ayrımın sebebini biz iyi biliyoruz! İşte Batı’nın iki yüzü.. Arkadaş! Sen zaten şu kış kıyamette cehennem gibi olmuşsun, yanıyorsun!.. Daha neyi zorluyorsun? ··· Biliyorsunuz Çevrecilik bizim fıtratımızda var. Kaktık, bizim Bekir’le üşenmedik, On Bir milyon fidan diktik. Yüzde doksanı tutmamış. Kim söylüyor bunu? Orman Mühendisleri! Neymiş, toprağın yeterli neme sahip olmadığı bir zamanda yani zamansız dikilmiş.. Dikerken de söylemişler de şuymuş buymuş.. Bu ulema taifesi hep böyle. Olaya ısrarla iyi tarafından bakmayı reddediyorlar. Yahu efendi!.. Yüzde doksanı tutmamış ama yüzde onu tutmuş!.. Ünlü yazarın deniz yıldızı hikayesini de mi okumamış bunlar!.. Sen git o tutan yüzde ona sor bakalım! Akşam, toplantıda İbrahim de: “Patron, artık kabul etmek lazım. Çok çabaladık ama tutmadı!” dedi.. Ben de biraz sert bi şekilde “Tutmadıysa yenisini dikeriz İbrahim!” dedim. “Fidan mı yok!.. On bir milyon değil, yüz on bir milyon dikeriz! Bir sessizlik oldu.. “Yok o değil! Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ni diyorum!” dedi. Bir süre yüzüne boş boş baktım! Sandalyesinden, gözlükleri kaybolana kadar masanın altına doğru kaydı…

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir