İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 12 EYLÜL 2021 PAZAR

12 Eylül 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

Tokuz meselesi
Bence geçen haftanın en ilginç olayı, Rize’deki kurdele kesme töreninde, Reiz’in, kurdeleyi, yanılıp erken kesen bir ‘sabi’nin kafasına, sağ elinin orta parmağı ile “tıktıklaması” olayı idi.

… 

Bu, orta parmağa ait, phalanx proximalis kemiğinin tepe kısmına, yani tıp literatüründe ‘kaput’ denilen bölümüne, bizde “tokuz” derler. 

Elin bu özel bölümü ile kafaya vurma hadisesi de “tokuz vurmak” olarak ifade edilir.
Eski nesilde bir eğitsel uyarı modelidir.

…

Tokuz vurdun mu sadece parmağının değil bileğinin ağırlığı da kafaya naklolur. 

Hele elinde bir tahta silgi ya da şekil ‘a’ da görüldüğü üzere mikrofon gibi materyal var ise o materyalin ağırlığı da vurma hızının ivmesi ile orantılı bir şekilde artarak tokuz noktasında odaklanır. Tokuz vuruşunun etkisi katmerleşir. 

Alimallah, tokuzu yiyen elemanın bıngıldağı yer değiştirir, şırrrınk diye kayma sesini duyarsın!..

…

Gerçi dikkat ettim, allahı var!.. Reiz’in tokuzu tam tokuz değil!
“Tokuz ayası” dediğimiz türden bir vuruş.
Bu teknikte, orta parmağın proksimalis kemiğinin dik köşesi ile değil yanal ayası ile vuruş yapılıyor.
E tabi Reiz, ‘sabi’nin canını gereğinden fazla yakmak istemiyor. Alt tarafı yanılmış, bir kurdeleyi erken kesmiş! “Biz yanılıp, yanıltılıp, neleri erken kestik, kimleri sütten kestik!” diye muhakeme yapmış olmalı zaar!..

…

Tokuz vuruşu, bir eğitim materyali olarak en yıldırıcı vuruştur.
Tok, tok tok!.. Üç kez vurulur. Raconu budur!..

Belli ki, Reiz de bu raconu biliyor. Üç kez vurdu.

Zira dördüncüsü mazallah artık işkenceye girer…

…

Tokuz deyip geçmeyin;

Müdürden tokuz yiyip okulu terkedenler, ömür boyu şabalak kalanlar bilirim.

Orta Anadolu’da bir atasözü bile var.
“Elin tokuzunu yemeyen, kendi parmağını kızılcık sopası sanır!”

Yaa!

—

 

Bu yazıyı kahvaltıdan sonra okuyun!

Ne diyor Bakanlık:

Kimseyi aşı olmaya zorlayamayız. Ama aşı karşıtı kişi kamu görevi yapıyorsa iki günde bir PCR testi yaptıracak!

Yani aşı karşıtları, aşı olup sinek ısırığı kadar bir defektle yırtmak varken, izlediğim kadarıyla testten çıkanı horoz gibi olduğu yerde silkindiren, titreten, hatta ağlatan bir uygulamayı iki günde bir yaptıracaklar.

…

İsmi bende, bir doktor arkadaşımla konuştuk.
Doktor arkadaşım dedi ki: 

“Tek umudum, PCR testinin Sağlık Bakanlığının rehberinde yazıldığı gibi uygulanması!..”

“Nasıl yani?” dedim..

“PCR testi, usulüne uygun yapıldığında, test yaptıran kişinin burnundan sürüntü alındığında gözünden yaş akmalı, boğazından sürüntü alındığında da öğürmeli..
Ben yaklaşık otuz kez yaptırdım. Gerçekten çok zor!” dedi.
Hatta PCR testi yaptıran bir arkadaşı:
“O test çubuğunu bir kere burnuma sokmasınlar, on kere ..üme soksunlar razıyım!”

demiş…
…

Demiş de galiba bu kardeşin bir bildiği de varmış.

Zira “rektal sürüntü” uygulaması Çin’de kullanılıyor ve bu uygulamaya halk, ‘aşağılayıcı’ ve ‘utandırıcı’ olduğu gerekçesiyle yoğun tepki gösteriyor.

Bir ara Çin, ülkeye gelecek tüm yabancılara da bu testi zorunlu kılmış, konsolosluklar ardı ardına ayağa kalkmış…

Gel gör ki doktorlar da bu yöntemin daha güvenli ve kesin sonuç verdiğini iddia ediyorlar ve diyorlar ki, “virüs anüste, solunum yollarına oranla daha uzun süre kalabiliyor. Rektal test, özellikle mutasyona uğramış virüs taşıyan kişiyi tespit etme olasılığını artırıyor.”

…

Bizim millet Çinlilere benzemez.

Futbolda “çift dalmak” terimine denk gelen “Rektal tuşe” yüzünden prostatını muayene ettirmeyip prostat kanserinden hayatını kaybeden çok vaka bilirim.
…

Sağlık Bakanına sesleniyorum!

Aşı tereddütünü ortadan kaldırmak mı istiyorsun?

Getir PCR testinde ‘rektal sürüntü’ zorunluluğunu. 

Ertesi gün seyret, derby maçı bileti satar gibi aşı kuyruklarında sırasını parayla satanları.
Günde bir buçuk milyon değil, iki buçuk milyon aşı rakamına ulaşmazsan ben de bu memlekette yaşamıyorum!

—

 

Büyük uyanış!

Aşı karşıtları Maltepe kaymakamından izin alamadı.
İstanbul Valiliği ise gösteri yapmalarına izin verdi.

Ama bir şartla. “Pandemi kurallarına riayet edeceksiniz!” dedi…

…

Pandemiden korunmanın birinci kuralı ne?

Aşı olmak!

Yani Vali bir manada diyor ki: “Aşı karşıtı gösterinizi, mümkünse aşılarınızı yaptırarak icra edin!”

Dinleselerdi gösteri zaten kendiliğinden dağılacaktı..

Halbuki göstericiler maske bile takmadılar..

…

Gösteri hakkı kutsaldır!

Ama herkese kutsal olmalı..
Aşı karşıtlarının, aşı gibi bir ‘küresel cankurtarana’ karşı olmalarına rağmen hükümet karşıtlığı gibi bir dertleri yok!

Hele bir olsaydı da bu mitingi yapsaydılar!

—

 

Okullardan bir Covid19 resmi

Milli Eğitim Covid19 algoritmasını okulları gönderdi.

Gönderdi ama okullarda akıl karışıklığı sürüyor.

Bir lise öğretmeni tanıdığımla konuştum. 

“Bir anlat bakalım neler oluyor?” diye sordum. 

 

“Kural şu:” diye başladı.. ” Sınıfta bir öğrenci  pozitif çıktığında pozitifi eve yolluyoruz. Kalan 35 kişi derse devam ediyor.. 

O sınıfta bir öğrenci ya da öğretmen daha pozitif çıkarsa toplam 2 pozitif olduğundan, Bakanlığın algoritmasına göre bu kez sınıf o öğretmenle birlikte olduğu gibi 14 gün eve gidiyor. Ders uzaktan devam ediyor.

…

Ancak burada şöyle bir sorun var!

Başa saralım.. Diyelim ki sınıfta bir öğrenci pozitif çıktı.  Bir öğrenci ya da öğretmen daha pozitif çıktı!.. Bu durumda sınıf tatil ediliyor, öğretmen de eve gönderiliyor ama ama bu sınıfın dersine giren 15 öğretmen diğer sınıflarda derslerine girmeye devam ediyor..  Taşıyıcı oldukları anlaşılana kadar diğer öğrenci ve öğretmenlere bulaştırma ihtimalleri son derece yüksek.

Tenefüste öğretmen odasına girip çıkıyor, çay içiyor, sohbet ediyor..”
…

Hoca yine devam ediyor:

“Nitekim bizim okulda 10’uncu sınıflardan birinde okulun ikinci günü bir öğrencinin, pozitif haberi geldi. Sınıfın Matematik öğretmeninin de sınıftan virüsü kapıp pozitif olduğunu öğrendik. Öğrenciler ve öğretmen eve gitti. 

Diğer 15 öğretmen bizimle okulda. Öyle huylu huylu birbirimizi kesiyoruz şimdi!..”

…

Anlaşılıyor ki sistem öğretmeni biyonik eleman gibi kabul ediyor.
Öğretmenler, kendileri söylemediği sürece hangi öğretmenin aşılı ya da aşısız olduğunu bilmediğinden öğretmenler odasında temas ihtimali, hatta diğer sınıflara bulaştırma riskleri daha da büyüyor.
Sınıftan virüsü alan öğretmen, öğretmenler odasında doğal olarak distribütör gibi davranıyor. Diğer öğretmenlere bulaştırıyor. Onlar da hooop diğer sınıflara..

…
Virüs bize acımazsa bu işin sonunu hiç iyi görmüyorum!

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/09/yeni_hareket_tokuz.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-09-12 21:26:362021-09-12 21:26:36LOMBOZ 12 EYLÜL 2021 PAZAR
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Karikatür seçkisi Link to: Karikatür seçkisi Karikatür seçkisi Link to: LOMBOZ 17 EYLÜL 2021 CUMA Link to: LOMBOZ 17 EYLÜL 2021 CUMA LOMBOZ 17 EYLÜL 2021 CUMA
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön