İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 10 ARALIK 2021 CUMA

10 Aralık 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Tuvalet Kağıdı 

 

Seka İzmit kağıt fabrikası kapatıldı. 

Yerine park yapıldı. ‘Sekapark!’

…
Kağıdı Kanada’dan almaya başladık.
Bazı yerel gazeteler kapandı.
Birçok dergi baskı maliyeti yüzünden yayınını durdurdu. 

…

198 milyon dolara mal olan Seka Balıkesir Fabrikası, 1800 dönümlük arazisi, 185 lojmanı, sosyal tesisleri ve diğer varlıkları ile yalnızca 1.1 milyon dolara Yeni Şafak gazetesinin sahibi Albayraklar’a verildi. Üstelik de, yargı sıkıntı yaratınca, Meclis’te özel bir kanun çıkartıldı. “Özelleştirme idaresi veriyorsa burada yasanın sözü geçmez” denildi.

…
Kağıdı dolarla almaya devam ettik. Fiyatlar yüzde üçyüz arttı.

Direnen bazı yayınevleri de direnmekten vazgeçti.. Basılma sırası bekleyen yüzlerce kitap basılamadı.

…

Giresun Seka Fabrikasını Necmettin Erbakan’ın damadı Devlet’ten 5 milyon TL’ye satın aldı. Elektrik, su, gibi ‘belediyesel’ kamu kurumlarına ve işçilere 40 milyon borç takarak kapattı. Bu sefer fabrikayı yandaş ‘Milda’ şirketi, şahsım devletinden 5 milyona aldı. Makinelerini hurdacıya 11 milyona sattı. Üzerinde fabrika gibi bir ayakbağı kalmayan tertemiz arazisini yine şahsım devletine 68 milyona geri sattı. Şahsım devleti de kelepir bulduğu bu araziyi Toki’ye verdi. Toki araziye bina yaptı! 

…
Diğer kağıt fabrikalarının başına gelenleri yazmaya yer yetmez ama kapatılan kağıt fabrikalarının hesabı KPSS’den başka hiçbir yerde sorulamadı. “Türkiye’deki kağıt fabrikalarını sayınız?” diye KPPS’de soru olarak gelmeye devam etti.

…

“Şahane bir Yeni Türkiye” yaratmak için kağıt fabrikalarının kapatılması sonucu, girişimcilerimiz hurda kağıttan ambalaj kutusu üretim sektörünü geliştirdi. Tonu 80 Avro’dan Avrupa’nın hurda kağıtlarını toplamaya, onlardan koliler üretip içeriye, dışarıya satmaya giriştiler.. Ama bu mutluluk da pek uzun sürmedi.
…
Avro 6 liradan 15 liraya çıkınca Avrupa’dan hurda kağıt alarak üretim yapanlar hurda kağıtların arasında Avro aramaya başladılar!

Ayakta kalan son yayınevleri depolarındaki satılmayan kitapları kağıt olarak hurdacıya satıp borçları ödeme yolunu seçtiler.
…
Benim yurdumun güzel insanı ise markete gidip 32’lik tuvalet kağıdının 130 lira olduğunu görünce kağıtta oynanan oyunu idrak etti. 

Bir vatandaş, çok afedersiniz, “Ruloya direk paranın kendisini sarsak daha ucuza gelecek!” diye esprili bir yaklaşımda bulundu.

…
Bir milletvekilimiz, “Açız. açız diyorsunuz ama maşallah her gün tuvalete gidiyorsunuz!” dedi.
Bir diğeri, “Sevgili vatandaşlar, güvenlik mi daha önemli dübürü silmek mi? Her girişte sileceğine üç girişte bir silin!” diye beyanat verdi.
—

Düşün artık yakamızdan!
Pandemi’nin başından bu yana neredeyse iki yıl geçti.
İki yılda dünyanın gelişmiş ülkeleri vatandaşına, tuğla gibi balya balya para dağıttı..
Bizimkiler ise dünyanın en değersiz parasını hediye ederek fakirlik dağıttılar.
…
Amerika, önce 2.4 trilyon dolar, sonra buna 900 milyar dolar daha ilave ederek 3.3 trilyon dolarlık rekor destek dağıttı. Ayrıca her vatandaşına 1400’er dolar indirdi.
…
İngiltere, evine kapattığı her çalışanın maaşının yüzde seksenini verirken, esnafa önceki yılın kazancının yüzde yetmişbeşini bir seferde nakit ödedi.
“Git evine yat abim!” dedi. “Sen ‘kaşeyi koru gerisini biz hallederiz!” dedi…
…
Almanya 1,5 trilyon Avro bütçesinin yüzde 11’ini Almanlara desteğe ayırdı.
Esnafa 50 Milyar Avro hibe desteği verdi. Çalışanların maaşlarının yanında hanedeki çocuk başına aylık 450 Avro gıcır gıcır para dağıttı.
…
Japonya, bırakın yüzlerce milyar dolar desteği, pandemi biraz hafifleyince morali bozuk vatandaşının moralini düzeltmek için ‘her isteyene’ hibe seyahat desteği verdi. 

…
Türkiye; IMF raporuna göre, gelirine oranla vatandaşına en az destek veren, Meksika ve Arnavutluk dışında 3. ülke oldu.
Almanya filan, “Bu kadar az para verip yine de o koltuklarda nasıl dengede durabiliyorlar?” diyerek bizi kıskandı.
…
Daha önceden de mali destek verilmekte olan muhtaç kişilere 3 kez, biner TL yardımda bulunuldu..
İhtiyacı olanın bankalardan 5 bin TL’ye kadar ‘kredi’ alabileceği açıklandı.
“Ev almak isteyenler ‘kredi’ alabilir, otomobil almak isteyenler ‘kredi’ alabilir hatta uçak bileti almak isteyenler dahi ‘kredi’ alabilir!” diye açıklama yapıldı.
…
Aşılanmaya rağmen,
her gün 200’ün üzerinde ölüm gerçekleşmesine rağmen;
salgının seyrinde bir değişiklik olmamasına rağmen;
hatta bazı dış mihraklarca 😉 yapılan ilk iki aşının enflasyona bağışıklık aşısı olduğunun savunulmasına rağmen; 

insanımız, Covid-19 virüsünden daha çok ‘fukaralık virüsüne’ odaklandı.
…
Maskesini haftada bir değişen bebeler, “Bostanda mı yetişiyo bu meret? Şunu biraz idareli kullanın!” diye annelerinden zılgıt işitmeye başladı!
Pazarlarda 2. el maske tezgahları ha açıldı, ha açılacak!
…
Vatandaş somun ekmeği bile et alır gibi güçlükle almaya başladı.
Öğrenciler için, çay simit lüks; yanında üçgen peynir hayal oldu!
Simitçilere, “Vitrindeki simiti, teşhirden ucuza alabilir miyim?” diye soran öğrencilere rastlandı.
Boğaz vapurunda martıların dile gelip yolculara “ Eaaeeek! Eaaeeek! yerine Ekmeeaaeek! Simieeaaeet!” diye çığırıştıkları gözlendi.  

…
Neyse.. Lafı uzatmaya gerek yok!
Beceremiyorsunuz bu işi kardeşim!
Üstelik laf aramızda, hiç de beceremediniz!
Yirmi senedir hazır imkanları yediniz bitirdiniz!
…
Seçim mi yapıyorsunuz, istifa mı ediyorsunuz? Ne yaparsanız yapın, terkedin şu sıcak koltuklarınızı artık!
Hayır!.. Virüsten ölmeyenlerin, beslenme bozukluğundan ölmesini mi bekliyorsunuz?
—

Vesayet terslenmesi

Terslenme yani coğrafyada “reversal” denilen, dünyanın manyetik kutuplarının yer değiştirmesi, yerkürenin en hayret verici fiziksel olaylarından biridir. (En azından bana öyle şaşırtıcı gelir!)
Dünya dev bir mıknatıstır.
…
Yerkürenin en dışındaki 35 kilometre kalınlığındaki kabuk ve onun altındaki 2900 kilometre kalınlığındaki mantodan sonra merkezde bulunan, 5 bin derece sıcaklıkta, eriyik haldeki devasa demir çekirdek, dünya yalpalayarak döndükçe güçlü bir manyetizma oluşturur.
…
Pusulalara can veren işte bu manyetizmadır.
Bu manyetik akımın ‘akış yönüne’ bağlı olarak pusulaların ibresi manyetik kuzey kutup noktasını gösterir.
…
Öyle bir an gelir ki, bu yalpalanmaların etkisiyle savrulan manyetizma, eşik düzeyi geçer, “tak!” diye manyetik kutup noktası kuzeyden güneye atlar!
Manyetizmanın akış yönü kuzeyden güneye döner…
Anında pusulaların ibresi güneyi göstermeye başlar!
…
İşte o zaman al başına belayı!..
Sadece milyonlarca pusulanın kadranındaki ‘kuzey’i işaret eden ‘N’ harfinin yerine ‘S’ harfini yazmakla bitse iş kolay!
…
Askeri ve sivil navigasyon haritalarından uydu konumlandırmalarına, uçak sistem yazılımlarından, gemilerin rota sistemlerine, askeri silah teknolojilerinden, transportasyon yazılımlarına, meteorolojik sistemlerden Nasa’sına, Nato’suna bütüüün sistemler alt üst olur.
…
Peki, biz bunu ahir ömrümüzde görebilir miyiz?..
Belli değil!
…

Güneşte görüyoruz!
Güneş bunu her 13 -14 yılda bir yapıyor.
Bilim adamları Dünya’nın, son 20 milyon yıldan bu yana, 200 ya da 300 yılda bir kutup terslenmesi yaptığını, son terslenmenin geciktiğini, kutup noktasının ufak ufak hareket etmeye başladığını, bunu her an yapabileceğini söylüyorlar.
“Bir saliselik, bir anlık bir mesele, tıpkı deprem gibi.. Vakti geldi ama, bunun zamanını ölçmemiz mümkün değil!” diyorlar!
…
Dünyanın göbeğindeki demir çekirdek bu işi tam da, uluslararası nakliyatın, pandemi yüzünden tipinin iyice kaydığı bu sıralarda bir yaparsa yandı gülüm keten helva!
…
Buna yönelik hiçbir hazırlığı olmayan ve artık harşeyini adına ‘yazılım’ denilen bir “tanrıya” emanet etmiş dünya için Covid-19’u mumla aratacak bir kaostan söz ediyoruz!
…
Şimdi başlığa dönelim! Bu kadar bilimi neden kıraat ettik?
…


AKP’nin iktidardaki “kalfalık döneminin” en büyük mottosuydu: “Vesayet rejimini yıkacağız!”
ABD’nin, FETÖ’nün ve bir kısım 2. Cumhuriyetçi, “kullanışlı aptalların, çok bilmiş abilerin” desteğini alarak, Ergenekon, Balyoz kumpaslarıyla bunun için önemli bir altyapı hazırlandı.
…
Liyakatsız, dinci muvazzaflar ihdas edildi, Cumhuriyetçi Komutanlar tutuklandı, askeri okullar, hastaneler kapatıldı, Fetö’cüler dışında yüzlerce albay, yarbay emekliye sevk edildi, 80-90 yaşındaki emekli generaller düşüncelerini açıkladılar diye hücrelere atıldı…
…
Ancak sonunda görüldü ki, başarılan şey, askeri vesayetten tek adam vesayetine geçişin merdiven kalıplarını döşemekten öte bir işe yaramamış!
…
Her ne kadar takkeli-cübbeli amiraller ortaya çıkmış, Yüksek Askeri Şura’da askerler, rütbeli omuzları ile, iktidarın kendisinin bile inanmadığı ekonomi politikasına, bir ince destek atmışlarsa da henüz manyetik kutup yer değiştirmemiş.
Bunu nereden anlıyoruz?
…
Çünkü pusulaya bakıyoruz.
Pusulanın ibresi hala kuzeyi gösteriyor!..
…
80-90 yaşındaki emekli generallerden korkuluyor!
Resmi törenlerde, askerlerin silahlarındaki şarjörler toplanıyor!
Olay tarihinde 16-17 yaşında olan askeri öğrenciler müebbetle yargılanıyor!
Daha önemlisi, hepsinden önemlisi, vatandaşın artık en az %90’ı Laik Cumhuriyet yerine islamcı bir model istemiyor!

…

Askeri vesayet bitmiş ama yerine kurulmaya çalışılan tek adan vesayeti henüz inkişaf etmemiş!
‘Vesayet terslenmesi’ henüz gerçekleşmiş değil!
…
Bunu nereden anlıyoruz?
E, dedik ya, pusulaya bakıyoruz! Pusula hala kuzeyi gösteriyor!
—

Alpay buraya, Yumruk havaya!
TBMM’ye girdiği 2018 seçimlerinden bu yana neredeyse her karışıklıkta ön sırada gördüğümüz eski futbolcu Alpay, bütçe görüşmelerinde de sahnedeydi. 

…

Her başarının cezalandırılıp, her başarısızlığın ödüllendirildiği canım ülkemde, Samsunspor’a teknik direktör olup 6. maçta ancak 5 puan toparlabildiği için kendisine yol verilen bu toraman, bu başarısızlığı ile dikkatleri çekmekte gecikmedi ve derhal ne yapıldı? Milletvekili yapıldı.
…
“Mecliste AKP-vurucu güç’ kadrosundan milletvekili yapıldığı” iddialarına cevap olarak, Sabah gazetesi muhabirine birkaç gün önce ​“Kesinlikle meclise kavga etmeye gelmedim. Milletime alanım dahilinde hizmete geldim buraya!” diye açıklama yapan Alpay’ın, CHP’li milletvekillerine yumruk sallarken çekilmiş fotoğrafları, durumun VAR’a gitmesine gerek bırakmadı.

…

Alpay bu sefer de yine “Abijim, basiretim bağlandı!” diyerek durumu savunabilir.
Ama defans derinliklerinden yaptığı ani bir atakla orta sahaya dalıp rakip takımın hücum elemanını etkisiz hale getirdiği son performansı ile partisinde yine göz doldurdu. 

…
Görülüyor ki Alpay yerini buldu ve milli formayı iyice hakettiğini tescil etti!
Yürü be Alpay!

Topa vurur gibi vur!

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/12/tuvalet_kagidi1.jpg 1193 1746 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-12-10 19:09:122021-12-15 19:03:57LOMBOZ 10 ARALIK 2021 CUMA
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Vesayet, polarizasyon değiştirirken.. Link to: Vesayet, polarizasyon değiştirirken.. Vesayet, polarizasyon değiştirirken.. Link to: LOMBOZ 12 ARALIK 2021 PAZAR Link to: LOMBOZ 12 ARALIK 2021 PAZAR LOMBOZ 12 ARALIK 2021 PAZAR
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön