İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 6 ŞUBAT 2022 PAZAR

7 Şubat 2022/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Akıllıları Yurt dışına kaçtı!

AKP iktidarı 19 yıllık iktidarı boyunca, vergiler, vergi dışı gelirler, faiz gelirleri, özelleştirme gelirleri gibi girdiler toplamı olarak maliye kasasından 5 trilyon doların üzerinde para kullandı!
Trilyon diyorum!.. Dolar diyorum!.. Dikkat lütfen!
…

Bu tutarın ne anlama geldiğini daha iyi anlamak için Aykut Erdoğdu’nun yaptığı hesaplamaya bir göz attım…

Erdoğdu diyor ki: “AKP’nin, maliyenin kasasını devraldığı 2002 yılına kadar, 79 yılda Cumhuriyet hükümetlerinin kullandığı paranın toplamı 750 milyar dolar!”
…

Dikkat!
79 yılda 750 milyar dolar, 20 yılda onun altı katı.. Yani 5 trilyon dolar!…
Satacak birşey kalmadığı gibi 250 milyar dolar da dış borç var!
Üstelik, otobanlardan köprülere, hastanelerden tünellere, yapılan projelerin kahir ekseriyeti yap işlet devret modeli olduğu için bir o kadar da şimdiden vatandaşın sırtına yüklenmiş ağır bir borç yükü var!
…

Bu memleketin; yetişmeleri için en fazla kaynak harcadığı on binlerce  genç ve kariyer sahibi, bilim adamı, doktor, mühendis, yurt dışına gitti. 
Yapılan istatistiklere göre hala kalanların %76’sı yurtdışına sürekli yerleşmek istiyormuş. 

…

Hani Recep Tayyip Erdoğan, Fetö’cüler için, “akıllıları yurtdışına kaçtı!” diye bir laf ediyordu ya, bu lafı hatırladım, bana bir huy bastı!; 

Sakın bu “akıllıları yurt dışına kaçtı” dizisinin yeni bir versiyonunu, yeni sezonunu yaşıyor olmayalım!”
…

Hani beş on sene sonra, biz kalanlar, sırtındaki ağırlıktan dizleri titreyerek bu borçları ödemeye çabalarken birileri yine “Akıllıları yurt dışına kaçtı!” der mi acaba?

 

—

 

İnsan iktidara neden can havliyle sarılır?
İnsan iktidarını, belediyesini neden can havliyle savunur?
İktidarına neden bu kadar sıkı yapışır!..
Neden kaybedince elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi zırıldar!
Buyrun bir örnek!
…
Aynı gün Belediye’nin Metro AŞ’sinde işe gireceksin.
Aynı gün yurtdışında bir üniversiteteden eğitim başvurun olumlu yanıtlanacak.
Aynı gün işyerin sana yurtdışına gitmen için burs çıkaracak.
Hem de 2 milyar 161 bir 291 TL..
Öyle burs murs değil, şirket fonlaması yapar gibi!..
Ye, ye bitmez bir para!
…

Belediyeye bağlı Metro AŞ gibi mühendislik işleri yüklenicisi olan firma, “çalışanım, yurtdışına gitsin, eğitim görsün, gelsin, orada öğrendikleri ile şirketime yararlı olsun!” diye verecek bu parayı.
Çalışanı, yurtdışında hangi dalda doktora yapacak?
Siyaset bilimleri dalında!..
Yurtdışı üniversiteler, siyaset bilimleri derslerinde, metro istasyonu yaparken en iyi fore kazık nasıl çakılır’ı anlatıyorlar belli ki!
…
Neyse ona da razıyız ya, döner dönmez şirketine yararlı olmak yerine milletvekili olup millete yararlı olmayı tercih edeceksin!
Mesele ortaya çıkıp kendini savunurken de, “milletvekilliğim bitince aldığım bursun karşılığı olan hizmetimi yapmak üzere Metro AŞ’de çalışacağım! Burs almak suç mu?” diyeceksin..
Tabi ki suç değil! De el insaf be kardeşim!
Bir tane, üç tane, beş tane, on beş tane değilsiniz ki?
…
Şu örnek, televizyon programlarında “doktor, profesör” titri ile cansiperane AKP savunması yapan pek çok profilin fotokopisi değil mi?
…
Şimdi başlıktaki soruyu tekrar edelim!
İnsan iktidara neden can havliyle sarılır?
Neden iktidarı kör parmağım gözüne, cansiperane savunur?
Başka sorum yok!
Sanık sizin!..
—

Ağır Türk Müziği
İki gün sonra yani 8 Ocak Salı günü Cem Karaca’nın ölümünün 18’inci yıl dönümü.
…
Kurtalan Ekspres’in ünlü bas gitaristi Ahmet Güvenç, Hem Barış Manço, hem Cem Karaca, hem de Erkin Koray ile çalışmış, yaşayan tek müzisyen.
…
“Yaptığınız müziği hangi kategoriye koyuyorsunuz?” sorusuna, “Ağır Türk Müziği!” yanıtı veriyor Güvenç.
Nedenini de şöyle anlatıyor, “Televizyonun tek kanal olarak yeni ortaya çıktığı ve radyoda türkü formu dışındaki müziklere “Hafif Türk Müziği” denilmesine içerlediğimiz için “ağır müzik” olarak adlandırmıştık yaptığımız müziği.
…
“Gerçek müzisyenlik sadece çalıp söyleyebilmekle değil çok iyi bir kültürel birikime sahip olabilmekle mümkün” diyen 70 yaşındaki sanatçı, Cem karaca ve Barış Manço’nun en önemli ortak yönünü şöyle açıklıyor; “ikisinin de elinde daima bir kitap vardı!”
…
Pi Arte Tv, Youtube kanalından Mahir Mircan K. Yine çok güzel, çok samimi ve akıcı bir “babalar söyleşisi” yapmış. Ahmet Güvenç ‘e ek olarak, Cahit Berkay, Taner Öngür, Emrah Karaca, Renan Bilek ile birlikte, anıları tazeleyerek anmış büyük usta Cem Karaca’yı.
…
Bazen hüzünlendim, bazen güldüm, bazen ders aldım, öğrendim ama zevkle izledim bu ‘tarihe kayıt’ değerindeki söyleşiyi.
Mahir Mircan K’nın, dersini çok iyi çalışarak söyleşi yapan bir yapımcı olması, daha da değerli kılıyor bu kayıtları..
Sadece Cem Karaca’yı özleyenlere değil, müzikle ilgili herkese öneririm…
—

Mobese 2
Ekrem İmamoğlu; “kar da geçti, şükür kimsenin burnu kanamadan bitti gitti unutuldu!
Balık yeme olayı da gündemden kalktı, unutuldu!

Ama unutulmayacak birşey var!
Mobese kayıtlarını magazine kim verdi, kimin emriyle verdi!
Bunu herkes unutsa ben unutmam, bir ay da geçse bir yıl da geçse takipçisi olacağım!” diyor…
…
Haksız mı?
Yüzde bin haklı!
…
Bakın Işid’in, itirafçı olan, Türkiye sorumlusu Kasım Güler’in itiraflarına!
Ekrem İmamoğlu’na suikast onaylanmış. Ancak suikastı yapacak olan terörist ‘kalaşnikof’unun iyi olmadığını söyleyip iki adet yeni silah istemiş.
“Yeni silahları beklerken geçen sürede,” diyor, “Suikast basına düştüğü için, yapılmaktan vazgeçildi!” diyor.
…
Yani İmamoğlu’nu önce suikastçinin, silahına titizliği sonra da bu istihbaratı, yayınlarını durdurarak haber yapan TELE1, Halk tv, KRT gibi kanalların bu tavrı korumuş.
…

Peki suçları önlemek amacıyla kurulmuş ve kullanım şekli yasalarla belirlenmiş bu Mobese kayıtlarının, sosyal medya yerine bu teröristlerin eline geçmesinin onların işlerini ne kadar kolaylaştıracağını anlayabiliyor musunuz?
…
“İmamoğlu, şu saat, bu dakikada, filanca balıkçıda, cam kenarındaki üçüncü masada!”
Hadi buyur burdan yak!…
Evet!
Türkiye’nin, yüzde sekseninin rahat uyuyabilmesi için bu kayıtları medyaya kimin servis ettiğinin, kimin emriyle servis ettiğinin mutlaka bulunması gerek!
Hiç şakası yok!
— 

Ah şu futbol!

Arınç’ın, 2011 yılında, Danıştay Başkanlığına AKP’li bir arkadaşının seçilmesi üzerine, ellerini gökyüzüne açarak “Kurban olduğum allah, verdikçe veriyor!” cümlesi ile tescillenen, içeride, dışarıda her şeyin AKP’ye yaradığı günler geçti.
Ne içeride ne de deplasmanda ne olsa AKP’ye yaramıyor artık!.
…
AKP’de, özellikle de tek adamlık sistemine geçişten bu yana rüzgar hep poyrazdan hep karşı takımın kalesinden AKP kalesine doğru esmeye başladı..
Oyunun bu yarısında hep savunma, hep geri adım!
…
Arada etkisiz ataklar denese de, hücumu sürekli kendi ceza yayının önünde kabul etme, hem takımı yoruyor, hem gol yeme riskini yükseltiyor.
Antrenör durumun farkında ama oyuncular yorgun!
Habire oyuncu değiştirip durumu kurtarmaya çabalıyor ama yedek oyuncunun da bir sınırı var!
…
Rakip takımın seyircisi coşmuş “Haydi gol, gol, gol!” diye tezahürat yapıyor.
Hakemlerin taraf tutmasına rağmen maçın bol gollü biteceği ve kaybedileceği kesin!
Sadece maç kaybetmekle kalsa iyi. Küme düşmek işten değil.
Acaba seyirci kışkırtılıp sahaya sokularak maçın iptali sağlanabilir mi?
Ya da rakip oyuncular tahrik edilerek bir hükmen galibiyet imkanı yaratılabilir mi?
Herşey takımın aleyhine ama tanrıdan ümit kesilmez!

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2022/02/isparta.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2022-02-07 00:08:022022-02-07 00:08:02LOMBOZ 6 ŞUBAT 2022 PAZAR
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 4 ŞUBAT 2022  CUMA Link to: LOMBOZ 4 ŞUBAT 2022  CUMA LOMBOZ 4 ŞUBAT 2022  CUMA Link to: Ayın karikatürleri Link to: Ayın karikatürleri Ayın karikatürleri
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön