İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 18 Ağustos 2023

19 Ağustos 2023/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent


Baba gitti!

Barış Pehlivan’ı yine Silivriye attılar.
40 yaşında genç bir insan, 5’inci kez cezaevinde!
Kızı Arya 6 yaşında bile değil.. 
Daha babayla ilk baharı yeni başlıyor!

… 

Ama baba cezaevinde!

Baba, kaçma şüphesi olanlardan değil!

Ama şiddetli yazma şüphesi var..

…
Hükümlü olarak dışarıda!
“Kaçsın gitsin, kurtulalım” diye yurtdışına çıkış yasağı bile koymadılar!

Ama Baba kaçmadığı gibi yazmaya da devam etti.

…

Perşembenin gelişi çarşambadan belli..

Daha önce de yazmış.. 

Yazma diye yine cezaevine konmuş! 

Yine yazmış!

Beş kere hücreye tıkılmış. “Akıllanmamış!”

Yine yazmış…
Belli ki yine yazacak!

…

Lakin tüm yazdıkları belgeli.
Mahkeme raporlarına, resmi evraklara dayalı..

Mahkemelerde o yazdıklarını soramıyorlar!
Onlardan korkuyorlar! Çünkü onlarda vaka sabit! 

Her seferinde içeri atacak yeni cinlikler icat ediyorlar!

…

Aslında yazmasını istemedikleri şeyler ceza verdikleri şeyler değil!.
Yazmasını istemedikleri şeyler kitaplarda!

…

Mesela baba, bazı bakanların, suç örgütleri ile ilişkilerini yazmış!

…

Mesela, FETÖ’den boşaltılan koltukların tarikatlara nasıl pay edildiğini yazmış.

…

Mesela rüşvet alırken yakalanan hakimlerden, MİT’çi kılığına girip dolandırıcılık yapan gazetecilere, kadar çürümüş bir çok ilişkiyi güneşin altına sermiş,,,

…

Mevkilerini, yetkilerini kullanarak zenginleşen devlet görevlilerini yazmış!

…
Ama onları soramıyorlar onlar belgeli, onlar tehlikeli!
…

Baba’nın Silivri önünde, valizi elinde, fotoğrafı var!
…

Kızı Arya 6 yaşında bile değil!
Daha Baba’nın nereye gittiğini bilmiyor.
…
Baba, havalandırmada, Merdan Yanardağ ile Can Atalay’ın takımında top oynamak için bir ay bekleyecek! 

Ama belli ki yazmak için o kadar beklemeyecek!

Silivri’nin önünde, elinde valizi “Gazetecilik yapmaya devam edeceğim!” diyor!

Baba yine yazacak!
…

Ooof, of!
Arya bebeğe çok çektirecekler!
Perşembenin gelişi belli!

—

Boğulmayın!

Bu yaz başından beri Samsun’da 100’ün üzerinde insan denizde boğularak can verdi. Samsun sahillerine çok benzeyen İstanbul, Şile arasındaki sahillerde bir günde 14 kişinin boğulduğu oldu.

…

Hemen hemen tümünün nedeni ‘Akıntı anaforu.’ 

…

‘Rip akıntısı’ olarak da isimlendirilen bir doğa olayını biraz yakından tanıyalım.

Akıntı anaforu nedir? 

…

Hafif dalgalı havalarda, Samsun ve Şile sahilleri benzeri, içe doğru yay şeklindeki sahillerde dalgaların kıyıya yeterince yığdığı su, bir noktadan kırılarak yüksek bir debi ile, güçlü bir ırmak misali açığa doğru akar. 

…

Bu 10-15 metre genişliğindeki akıntıya denk gelenlerin ayaklarının altındaki kum adeta kayar. Ayakları yerden kesilerek hızla açığa sürüklenir. 

Yüzme bilmeyenlerin ne yazık ki pek şansları yoktur.
Panikle suya gömülürler ve çoğu kez boğulurlar. 

…

Akıntı anaforu, durgun denizde ya da çok dalgalı havalarda olmaz. Orta dalgalı havalarda gerçekleşir.

…

Yüzme bilmiyorsanız, böyle hafif dalgalı havalarda, bu sahillerde denize gir-me-yin!… 

…

Giriyorsanız da mutlaka sizi suyun üzerinde tutacak donanımınız olsun.

Basit de olsa bir can yeleği giyin.
Hadi o da olmadı elinize boş bir pet şişe alın.

…

Yüzme bilenlerin, sakin kalmaları çok önemli. 

Asla geri, yani sahile doğru yüzmeye çalışmayın!

Yanlara doğru yani sahile paralel, beş on metre yüzerek akıntıdan kurtulabilisiniz.

…
Ya da kendinizi suyun üzerinde tutarak akıntıya bırakabilirsiniz. 

Elli metre sonra akıntı yavaşlayacak ve sonlanacaktır. 

Artık yüzerek geri dönebilirsiniz!  

…

Bu basit ama önemli bilgiyi bütün tanıdıklarınızla paylaşın. 
Unutmayın ki dünyada en fazla ölüm sebebi bilgisizliktir!

… 

Çocukluğu denizde geçmiş bir arkadaşınız olarak ben bu uyarıyı 30 yıldır çeşitli mecralarda defalarca yazdım.

Şuradan anlıyorum ki, pek okurum yokmuş!

Belediyeler, valilikler dahil kimseler yazdıklarımı okumamış!

Çünkü seneler sonra hala her yıl serinlemeye çalışan düzinelerce zavallı insan akıntı anaforuna kapılıp hayatını kaybediyor!

…

Varsın kimse okumasın!
Ben yazmaya devam edeceğim.
Zira bir tek kişi bile bu uyarı sayesinde boğulmaktan kurtulmuşsa, 30 yıllık çabanın bir büyük bir karşılık bulduğunu varsayarım. 

Siz de bu bilgiyi sosyal medya hesaplarınızda paylaşın, kimse tarafından iplenmeme duygusunu da benimle paylaşırsınız!

—

Olmayana ergi

Sayfa komşumuz Nuray Babacan, birkaç gün önce, epeyce yankılanan bir kulis bilgisini köşesine taşıdı..

…

Bilgi doğru ise, AKP, Yeşil Sol Partiye (yani önceki adı ile HDP’ye) diyor ki, “Yerel seçimlerde, özellikle de büyük şehirlerde, CHP’yi destekleme, bu illerde belediye seçimlerine tek başına gir, sana söz, kazandığın belediyelere kayyum atamayacağım.”

…

AKP,  HDP’ye, böyle bir teklifte bulunabilir mi?

Normal bir ülkede bulunamaz!
Çünkü böyle bir teklif açık ve mahkemelerde suç kanıtı olarak kullanılabilecek düzeyde  bir itiraf olur.

Ne itirafı olur?

“Bugüne kadar atadığımız bütün kayyumlar fasulyeydi! Kayyum müessesesi, bizim, işimize gelince kullandığımız siyasi bir aparattır.” itirafı olur.

…

Peki AKP, böyle itiraf anlamına gelecek bir teklifte bulunabilir mi?

…
Ohoo, bilse ki bu itiraf büyük şehirleri kazanmasını sağlayacak, ötesine bile geçer!

Yeter ki HDP “He!” desin!

…

Peki diyelim ki AKP teklif etti!..
HDP “He!” der mi?

…
Güldürmeyin adamı!
İkisinin de ismi parti diye HDP’yi, Yeniden Refah’la karıştırmayın!
…
Çünkü bu teklife “He!” demek, AKP düzenine onay vermek anlamına gelir!

HDP, belediye koltuğu için bu düzene onay verecek olsaydı, seçmeninin helal oylarıyla kazandığı 65 belediyeden 54’ünü mazbata ve kayyum oyunlarına kurban vermeden önce de “He!” diyemez miydi?

Bu düzene onay verecek olsaydı, Eş Başkanı’nı 7 yıldır hapiste bırakır mıydı?  
—

TELE1 neden kapatılmak isteniyor?

“Hep kaza haberi hep kaza haberi! Üstelik habire aynı haberleri tekrarlayıp duruyorlar!..”

…

Baktım. televizyon ekranında, eskinin “merkez medya”, şimdinin “yanaşma” kanallarından biri açık!

…

“Bu kanalları seyredersen, haber saatinde pazar yerlerindeki fiyat etiketlerini göstermesini bekleyemezsin. Enflasyon sepetinden bahsetmesini de bekleyemezsin.

Emeklinin 7500 TL olan maaşının kallavi bir zamla nasıl yine 7500 liraya çıkarıldığını da izleyemezsin…” dedim..

…
“Ama hep kaza haberi de verilmez ki birader!” diye yanıtladı arkadaşım.
…
Geçen gün, Özlem Gürses anlattı:
“Deva Partisi Başkanı Ali Babacan’ın seçim gezisini takip ediyorum. Doğu illerinden birindeyiz. Bir kaç kişilik bir grup Babacan’ı tanıdı, heyecanla yanına koştular.. “Nerelerdesin, sayın bakanım, ortalıkta görünmüyorsun, özledik sizi?” diye sordular..
Babacan, bu siyasetle ‘nispeten ilgili’ üstelik de kendisine muhabbet besleyen AKP’li gruba, Yıllar önce AKP’den ayrıldığını, parti kurduğunu, şimdi seçim çalışması için burada olduğunu anlattı!”

…

En sevdikleri siyasetçi yıllardır izledikleri ekranlarda yok! Bakanlıktan ayrılmış, parti kurmuş, aylardır güya gündemin göbeğinde ama bu arkadaşların haberi yok!
Çünkü izledikleri kanallar ona bir saniye bile ayırmıyor!

…

İşte muhalefetin, bu kanalları yenmeden bu iktidarı yenmesi neredeyse imkansız!

…
Sorun sadece TELE1’in sorunu değil!

Gerçeği anlatan, gerçeği yazan kanalların ne kadar elzem olduğunu anlamak için daha fazla söze gerek var mı?
—

 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2023/08/yazma_suphesi_Baris_pehlivan.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2023-08-19 02:38:182023-08-19 02:43:44Lomboz 18 Ağustos 2023
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Lomboz 11 Ağustos 2023 Link to: Lomboz 11 Ağustos 2023 Lomboz 11 Ağustos 2023 Link to: Lomboz 25 Ağustos 2023 Link to: Lomboz 25 Ağustos 2023 Lomboz 25 Ağustos 2023
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön