Kimden “abilik” bekliyorsunuz?
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulentCHP’de Kılıçdaroğlu’na seslenenler var!
Benim anlamakta zorlandığım şey şu: Özgür Özel ısrarla, “Bu bir siyasi süreç operasyonudur!” diyor.
Dahası, tüm aklı başında hukukçular, “yapılmış olan kurultaya, ilk 2 gün dışında, hele YSK’nın onayından sonra da sonsuza kadar itiraz yolu kapalıdır” diyorken, asıl ‘butlan’ın yapılmaya çalışılan bu ‘zahiri mahkeme’ olduğu ve bu işten sonuç çıkmayacağı çok açık iken; Kılıçdaroğlu’na herhangi bir çağrı yapmanın gereği nedir?
…
Hayır, ortada, ne ona gidecek bir görev talebi ne de onun yapabileceği bir iş var!..
Varım dese ne olur, yokum dese ne olur?
Başından beri, “Benim yaptıklarımın ne kadar etkisi olacak ki!” diye düşünmeden, ısrarla bu konuda yazmamaya ve çizmemeye gayret ediyorum.
Bence herkes öyle yaparsa bu ‘yalancı yangın’ kısa sürede sönecektir.
…
Hele, zamanında kıymetli bulduğumuz ama bugün ‘ağır bir hazım sorunu’ yaşamakta olduğu anlaşılan Sayın Kılıçdaroğlu’ndan, Kurultaydan sonra yapmadığı “parti abiliğini” bu gün yapmasını beklemenin hiç bir anlamı yok.
Osuruktan tayyare!
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulentFatih Altaylı, bir gazeteci olarak Cumhurbaşkanına küfür edebilir, hakaret edebilir… Cezasını da öder!
Ama tehdit edebilir mi?
Edemez!
Çünkü taraflar teraziye alındığında “tehdidin fiili mesneti” yoktur.
…
Ne demek istediğimi biraz daha açmadan önce Altaylı’nın kurduğu söz konusu cümlelerin tehdit ya da hakaret içermediğini, meselenin bazı hassas kelimelere allerjisi olan ‘alıcının aşırı hassasiyetinden’ kaynaklandığını da hassaten belirtelim.
…
Tehdit, ancak ‘probalite düzeyi ile fiil sayılabilecek’ bir kavramdır.
Yani benim, kraliçe Elizabeth’e yönelik “yakalarsam muck muck!” şeklindeki beyanatım, hukuken “kraliçeye yönelik cinsel tehdit” sınıfına girmez. Çünkü benim, “muck muck” yapmak için Elizabeth’i yakalamam; bırak yakalamayı uzaktan el sallamam bile olasılık dışıdır.
…
“Bu Ay denilen gök cismi, her gece benim gözümü kamaştırıyor ben bu Ay’ı patlatacağım!” cümlesini kurmak aya yönelik bir tehdit gibi görülebilir ama Anadolu deyişiyle “osuruktan teyyare”dir.
Bu ancak varsa, Ay’ı patlatma gücüne sahip olan uzaysal medeniyetler tarafından kullanıldığında tehdit sınıfına girer.
Ezcumle Tehdit, yapılabilirliği ile vardır. Ben eşimi, çocuğumu, komşumu, mahallenin bakkalını tehdit edebilirim ama Netenyahu’ya yönelik tehditim osuruktan tayyaredir.
…
Örneğin maden şirketleri Kazdağları için tehdittir. Çünkü yapabilirler!
Ya da Cumhurbaşkanının “Silkeleyin şu CE-HA-PE’li belediyeleri!” cümlesi tehdittir. Çünkü belediyelere ödeneklerini gönderen mali yapı onun yönetimi altındadır.
Hani yapmaz ama istese yapar!
…
Oysa Fatih Altaylı, “Cumhurbaşkaninı Taif’e sürgüne göndereceğim!” dese bile tehdit olmaz. Çünkü fiili mesneti yoktur.
…
Asıl tehdit, “Saraydaki şu ısıtıcısının” Altaylı’ya yönelik eylemidir.
Yüksek probalitesi vardır ve hitama ermiştir.
Bir cümleyle şu ısıtılmış, Fatih hücreye konulmuştur.
Şimdi elhak!
Hangisi tehdit?
…
Haa! Fatih Altaylı’nın iktidarı tehdit ettiği bir düzlem yok mudur?
Vardır!..
Emre’nin sorusunu sorduğu boş koltuk, senin 20 bin oyla bir milletvekili çıkardığın ülkede, bir günde birbuçuk milyon izleniyorsa ortada ciddi bir tehdit vardır!
Tehdidin babası budur!
—
Kurban Bayramı 2025 karikatürleri
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulentMayıs Karikatürleri
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulent1-12 Mayis 2025 karikatürleri
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulentNisan’dan seçme karikatürler
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulentLame duck
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulentLAME DUCK
Türkçesi “Topal ördek”
Yani iktidarda olmakla birlikte, gelecek seçimlerde seçilemeyeceği kesinleşen siyasiler için siyaset literatürüne girmiş bir sıfat tamlaması.
…
Amerikan seçimlerinde, seçimi kaybeden başkanın, görevi devredene kadar, bir buçuk ay boyunca koltukta geçirdiği “fasulyeden iktidar” durumunu ifade eder.
Artık odacısı bile nazlanır. Koskoca başkanın kahvesini getirir, sütünü getirmez.
…
CHP’nin aday Belirleme süreciyle başlayan ve İmamoğlu’nun tutuklanması ile pik yapan siyaset manzarası, milyonlarca insanın yoğun ve sert tepkisiyle iktidarı topal ördek konumuna getirmek üzeredir.
…
Hele başlatılan imza kampanyası ile toplanan imza sayısı 27 milyonun üzerine çıktığı anda iktidar, bütün bileşenleri ile tam bir “lame duck” durumuna düşecektir.
…
Peki, yorumcuların sıklıkla dile getirdiği vechile, bu duruma, iktidarın şu son yaptığı siyasi operasyonlar nedeniyle mi gelinmiştir?
…
Hayır!
Bu durum uzun süredir böyledir.
Hesapsız kitapsız yapılan son operasyonlarla sadece su yüzüne çıkmıştır.
Çünkü bu güne kadar yaptıkları hiçbir şey bu gün yaptıklarından daha masum değildir.
…
Bundan sonra iktidarın alacağı hiçbir karar siyasal açıdan etik değildir!
…
Etik mi?
O da ne ola ki?
—
O sandık gelecek!
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulentO SANDIK GELECEK!
Taş duvar yanar mı?
Taşın özü ‘lav’dır.
…
Odanın içindeki yangın büyüyüp, ortam ısısı bin derecelere ulaştığında yanmaz sandığınız duvarlar yanmaya, demirler erimeye başlar.
…
Binada asla yanmaz dediğiniz bilumum teçhizat öyle bir hızla erir ki şaşırır kalırsınız!
…“İktidar, kaybedeceği bir seçime niye gitsin ki” diyenler iyi dinlesin!
…
Milletin yüzde yetmiş beş, hatta yüzde sekseninin istemediği bir iktidarın koltukta kalma ihtimali bitmiştir.
…
Çünkü yangın büyümüş, oda ısısı o duvarları yakma derecelerine ulaşmıştır…
…
Siz yangını soğutmak yerine körükle gittiğiniz için o duvar lav olacak, o demirler eriyecektir.
…
Bu gün sandıktan kaçmayı çözüm zannedenler yarın kaderden kaçılamadığı gerçeğiyle yüz yüze kalacaklardır.
…
Çünkü artık yangın başlamış, oda taşları eritecek kadar ısınmıştır..
Mart’tan seçmece
/0 Yorumlar/in Genel /tarafından bulentKategoriler
Arşiv
- Şubat 2026
- Aralık 2025
- Eylül 2025
- Ağustos 2025
- Haziran 2025
- Mayıs 2025
- Nisan 2025
- Mart 2025
- Şubat 2025
- Ocak 2025
- Aralık 2024
- Kasım 2024
- Ekim 2024
- Ağustos 2024
- Haziran 2024
- Mayıs 2024
- Nisan 2024
- Mart 2024
- Şubat 2024
- Ocak 2024
- Aralık 2023
- Kasım 2023
- Ekim 2023
- Eylül 2023
- Ağustos 2023
- Temmuz 2023
- Haziran 2023
- Mayıs 2023
- Nisan 2023
- Mart 2023
- Şubat 2023
- Ocak 2023
- Aralık 2022
- Kasım 2022
- Ağustos 2022
- Temmuz 2022
- Haziran 2022
- Mayıs 2022
- Nisan 2022
- Mart 2022
- Şubat 2022
- Ocak 2022
- Aralık 2021
- Kasım 2021
- Ekim 2021
- Eylül 2021
- Ağustos 2021
- Temmuz 2021
- Haziran 2021
- Mayıs 2021
- Nisan 2021
- Mart 2021
- Şubat 2021
- Ocak 2021
- Aralık 2020
- Kasım 2020
- Ekim 2020
- Eylül 2020
- Ağustos 2020
- Temmuz 2020
- Haziran 2020
- Mayıs 2020
- Nisan 2020
- Mart 2020
- Şubat 2020
- Ocak 2020
- Aralık 2019
- Kasım 2019
- Ekim 2019
- Eylül 2019
- Ağustos 2019
- Temmuz 2019
- Haziran 2019
- Mayıs 2019
- Nisan 2019
- Mart 2019
- Şubat 2019
- Ocak 2019
- Aralık 2018
- Kasım 2018
- Ekim 2018
- Eylül 2018
- Ağustos 2018
- Temmuz 2018
- Haziran 2018
- Mayıs 2018
- Nisan 2018
- Mart 2018
- Şubat 2018
- Ocak 2018
- Aralık 2017
- Kasım 2017
- Ekim 2017
- Ağustos 2017
- Mart 2017
- Şubat 2017
- Ocak 2017
- Aralık 2016
- Kasım 2016
- Ekim 2016
- Temmuz 2016
- Haziran 2016
- Mayıs 2016
- Nisan 2016
- Ocak 2016
- Aralık 2015
- Kasım 2015
- Ekim 2015
- Eylül 2015
- Temmuz 2015
- Haziran 2015
- Mayıs 2015
- Nisan 2015
- Ekim 2014
- Ekim 2013
- Aralık 2012
- Ağustos 2005
- Nisan 2005














