Osuruktan tayyare!

Fatih Altaylı, bir gazeteci olarak Cumhurbaşkanına küfür edebilir, hakaret edebilir… Cezasını da öder!

Ama tehdit edebilir mi?

Edemez!

Çünkü taraflar teraziye alındığında “tehdidin fiili mesneti” yoktur.

Ne demek istediğimi biraz daha açmadan önce Altaylı’nın kurduğu söz konusu cümlelerin tehdit ya da hakaret içermediğini, meselenin bazı hassas kelimelere allerjisi olan ‘alıcının aşırı hassasiyetinden’ kaynaklandığını da hassaten belirtelim.

Tehdit, ancak ‘probalite düzeyi ile fiil sayılabilecek’ bir kavramdır.

Yani benim, kraliçe Elizabeth’e yönelik “yakalarsam muck muck!” şeklindeki beyanatım,  hukuken “kraliçeye yönelik cinsel tehdit” sınıfına girmez. Çünkü benim, “muck muck” yapmak için Elizabeth’i yakalamam; bırak yakalamayı uzaktan el sallamam bile olasılık dışıdır.

“Bu Ay denilen gök cismi, her gece benim gözümü kamaştırıyor ben bu Ay’ı patlatacağım!” cümlesini kurmak aya yönelik bir tehdit gibi görülebilir ama Anadolu deyişiyle “osuruktan teyyare”dir.

Bu ancak varsa,  Ay’ı patlatma gücüne sahip olan uzaysal medeniyetler tarafından kullanıldığında tehdit sınıfına girer.

Ezcumle Tehdit, yapılabilirliği ile vardır. Ben eşimi, çocuğumu, komşumu, mahallenin bakkalını tehdit edebilirim ama Netenyahu’ya yönelik tehditim osuruktan tayyaredir.

Örneğin maden şirketleri Kazdağları için tehdittir. Çünkü yapabilirler!

Ya da Cumhurbaşkanının “Silkeleyin şu CE-HA-PE’li belediyeleri!” cümlesi tehdittir. Çünkü belediyelere ödeneklerini gönderen mali yapı onun yönetimi altındadır.

Hani yapmaz ama istese yapar!

Oysa Fatih Altaylı, “Cumhurbaşkaninı Taif’e sürgüne göndereceğim!” dese bile tehdit olmaz. Çünkü fiili mesneti yoktur.

Asıl tehdit, “Saraydaki şu ısıtıcısının” Altaylı’ya yönelik eylemidir.

Yüksek probalitesi vardır ve hitama ermiştir.

Bir cümleyle şu ısıtılmış, Fatih hücreye konulmuştur.

Şimdi elhak!

Hangisi tehdit?

Haa! Fatih Altaylı’nın iktidarı tehdit ettiği bir düzlem yok mudur?

Vardır!..

Emre’nin sorusunu sorduğu boş koltuk, senin 20 bin oyla bir milletvekili çıkardığın ülkede, bir günde birbuçuk milyon izleniyorsa ortada ciddi bir tehdit vardır!

Tehdidin babası budur!

 

Mayıs Karikatürleri

Lame duck

LAME DUCK
Türkçesi “Topal ördek”
Yani iktidarda olmakla birlikte, gelecek seçimlerde seçilemeyeceği kesinleşen siyasiler için siyaset literatürüne girmiş bir sıfat tamlaması.

Amerikan seçimlerinde, seçimi kaybeden başkanın, görevi devredene kadar, bir buçuk ay boyunca koltukta geçirdiği “fasulyeden iktidar” durumunu ifade eder.
Artık odacısı bile nazlanır. Koskoca başkanın kahvesini getirir, sütünü getirmez.

CHP’nin aday Belirleme süreciyle başlayan ve İmamoğlu’nun tutuklanması ile  pik yapan siyaset manzarası, milyonlarca insanın yoğun ve sert tepkisiyle iktidarı topal ördek konumuna getirmek üzeredir.

Hele başlatılan imza kampanyası ile toplanan imza sayısı 27 milyonun üzerine çıktığı anda iktidar, bütün bileşenleri ile tam bir “lame duck” durumuna düşecektir.

Peki, yorumcuların sıklıkla dile getirdiği vechile, bu duruma, iktidarın şu son yaptığı siyasi operasyonlar nedeniyle mi gelinmiştir?

Hayır!
Bu durum uzun süredir böyledir.
Hesapsız kitapsız yapılan son operasyonlarla sadece su yüzüne çıkmıştır.
Çünkü bu güne kadar yaptıkları hiçbir şey bu gün yaptıklarından daha masum değildir.

Bundan sonra iktidarın alacağı hiçbir karar siyasal açıdan etik değildir!

Etik mi?
O da ne ola ki?

O sandık gelecek!

O SANDIK GELECEK!
Taş duvar yanar mı?
Taşın özü ‘lav’dır.

Odanın içindeki yangın büyüyüp, ortam ısısı bin derecelere ulaştığında yanmaz sandığınız duvarlar yanmaya, demirler erimeye başlar.

Binada asla yanmaz dediğiniz bilumum teçhizat öyle bir hızla erir ki şaşırır kalırsınız!
“İktidar, kaybedeceği bir seçime niye  gitsin ki” diyenler iyi dinlesin!

Milletin yüzde yetmiş beş, hatta yüzde sekseninin istemediği bir iktidarın koltukta kalma ihtimali bitmiştir.

Çünkü yangın büyümüş, oda ısısı o duvarları yakma derecelerine ulaşmıştır…

Siz yangını soğutmak yerine körükle gittiğiniz için o duvar lav olacak, o demirler eriyecektir.

Bu gün sandıktan kaçmayı çözüm zannedenler yarın kaderden kaçılamadığı gerçeğiyle yüz yüze kalacaklardır.

Çünkü artık yangın başlamış, oda taşları eritecek kadar ısınmıştır..

Mart’tan seçmece

Bu haftanın karikatürleri

Geçen ayın karikatürleri