AVRUPA ŞAMPİYONUYUZ!
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulentHer yüz bin kişide 350 tutuklu ile Avrupa şampiyonuyuz.
Mesela Almanya’da bu oran her yüz bin kişiye 71 tutuklu.
…
Avrupa Birliği (AB) özelinde hapishanelerde toplam 500 bine yakın insan tutulurken sadece Türkiye’de 420 bin vatandaşımız cezaevlerinde.
…
Düşünün, bizi Avrupa birliği’ne alsalar AB’nin hapishane nüfusu ikiye katlanacak!
…
Peki bu bizim kaderimiz mi?
Hep böyle miymişiz biz?
Koskocaman bir HAYIR!..
Bundan 25 yıl önce AKP iktidara gelmeden hemen önce bugün 430 bin olan hapishane nüfusumuz sadece 49 bin’miş!..
Çeyrek asırda azalacağına sekiz kattan fazla artmış.
…
Sosyoloji bilimi diyor ki,
Bir ülkenin hapishane nüfusu, o ülke iyi yönetiliyorsa azalır, yönetim kötüyse bir miktar artar?
Ancak 8 Kat artışını açıklayacak sosyoloji teorisi henüz yazılmadı!
İnşallah Ekonominin kitabını yazan Reyiz, bunun da bir kitabını yazar da anlarız!
AKPZEDE…
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulentÖnceden de muhtelif zedeli yerlerimiz vardı ama Ak Parti iktidarı süresince, herhangi bir ‘zede’likle tanışmayan toplum kesimi kalmadı.
vatandaş, sonuçları engellenebilir doğal afetlerin yarattığı ‘afetzede’likler bir yana, bizzat yetersiz yönetme anlayışının yarattığı envai çeşit zedelenmelere maruz kaldı!
Maden kazalarının, tren kazalarının, gemi kazalarının yarattığı ihmale bağlı zedelikler yaşadı.
Bu memleket, sadece depremzedeleri, yangınzedeleri, selzedeleri değil, eytzedeleri, stajzedeleri, dövizzedeleri, kobizedeleri, hatta sınavzedeleri, mülakatzedeleri bile gördü.
…
Özetle çeyrek asırda, “AKPzede” olmuş bir millet yaratıldı!
O halde şarkısı da Zeki Müren’den gelsin:
“GAM zedeyim, deva bulmam!…”
AYIPTIR!
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent“Silkeleme” en yetkili ağızdan, bir siyaset aparatı olarak önerildikten sonra, ülke sathında bütün alanlarda normalleşmesine şaşırmamız mı gerekiyor?
İzin yukarıdan gelince tutan, tuttuğunu silkeliyor.
Belli ki her türlü silkeleme bitti, sıra borsa jargonundaki ifadesiyle “keriz silkelemeye” geldi.
“Keriz” kim?
Büyük çoğunluğu, başka çaresi kalmadığı için küçük tasarrufunu borsa ve fonlarda kıymetlendirmeye çalışan gariban vatandaş!
…
Borsa’yı dargelirli vatandaşa, hem de maliye bakanları düzeyinde, “Altın ve dövizden daha çok kazandıran güvenli yatırım adresi” olarak gösterenler bugün aynı vatandaş için”Riski var kardeşim, girmeseydiler!” diyemez…
En azından ayıptır!
SÖZ BİTTİ!
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulentKoskoca maliye bakanı, “Avrupa’da motorin 150 lira bizde 100 lira, Biz hâlâ onlardan iyiyiz…” şeklinde kıyaslama yapıyor!
Peki, koskoca maliye bakanı böyle bir kıyaslamanın ancak hayatın bütün alanlarının karşılıklı kıyaslanmasıyla bir anlam ifade edeceğini bilmiyor mu?
…
Bal gibi biliyor!.
Çünkü kendisi aynı zamanda has be has, pasaportlu bir İngiltere vatandaşı!..
Oralarda yaşamışlığı, yemiş, içmişliği var!
Biliyor!
…
Öyleyse kahvehanelerde bile kimsenin yemediği bu geyiği neden “prime class” ekonomi muhabbetlerinde dile getirmek gibi bir ‘acziyet söylemine’ sarılıyor?
…
Söyleyelim!
Çünkü söz söyleyecek enstrümanların ne kadar güçlü olsa da bazen söz bitiyor.
Sözün bittiği yere geliniyor.
Artık o koltukta söz bitmiştir!
Olay budur!..
GünDEM
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulentİş yok, para yok, konut yok, ekmek yok, umut yok, okullarda çocuklara bir öğün yemek verecek mecal yok! Daha kötüsü düzeleceğine yönelik kimsede bir katre inanç da yok!
Öte yandan, yakın menzilde, artık boğazına kadar bunalmış vatandaşın depresyonunu bir nebze olsun hafifletecek bir erken seçim umudu da yok!
Peki nasıl olacak?
“Hazır DEM’i de hizamıza çekmişken, biz normal tarihinden birkaç hafta önceye, yani taaa 2028’in Nisan’ına filan -tabii ki Reyizin de aday olabileceği- bir seçim tarihi belirleyelim, hem vatandaşın gazını alalım hem de kendi stresimizi boşaltalım…
Belli ki plan bu!..
Gerçekleşmesi günDEM’in gidişine bağlı!
Göreceğiz!..
Yorumsuz
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulentÜRETİCİ NEDEN BATTIK BİTTİK DİYOR?
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulentMesela hayvancılığı ele alalım:
Vatandaşını düşünen bir hükümet ne yapar? Bir üst kurum oluşturarak üreticisini destekler ve vatandaşına ucuz et yedirir. Çünkü protein almayan çocuklar bodurlaşır, tahıl odaklı beslenme zeka ortalamasını düşürür.
Hükümet ayrıca acil durumlarda piyasadaki et fiyatlarını regüle etmek amacıyla sadece devlet kurumu olan bu üst kuruma “gümrüksüz (sıfır vergi ile) et ve canlı hayvan ithalatı kontenjanı” tanımlar.
Bu kurum gerektiğinde et ithal eder ve maliyetine iç piyasaya yani kasaplara, restoranlara ve halka satar. Vatandaşını etle buluşturur.
Bizde de aynen öyle yapılmış. Daha önce adı Et Balık Kurumu olan bir yönetici kurum oluşturulmuş. Sonra adı Et Süt Kurumu (ESK) olarak değiştirilip daha da hedefe odaklaştırılmış…
Ancak gel gör ki bu kurumun başına getirilen Müdür hakkında, şer grupları tarafından akıl almaz iddialar ortaya atılmış.
Güya bu genel müdür Macaristan’da et ticareti yapan bir şirket kurmuş, bu şirketten Türkiye’de Genel Müdür olduğu şirkete (sıfır gümrüklü, yani vergisiz) et satmış. İthalat evrakının hem gönderici tarafında hem de alıcı tarafında bu Mücahit müdürün imzası varmış!..
Bak bak!..
Allahtan Mücahit müdür kendisini savunarak aklanmış ve işinin başında kalmış!
Peki, Mücahit müdür kendisini nasıl savunarak kurumun başında kalmaya devam etmiş?
“Evet Macaristan’daki et ticareti yapan bir şirkete ortağım ama inanınız ki oradan ESK’ya hiç et satmadım!”
…
Başka sorusu olan var mı?
—
BOKS
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulentSeyirci her türlü maçı izler ama maçın hileyle alınmasından hoşlanmaz.
…
Ringde elleri kolları bağlanmış bir boksöre vurdukça, onun elini kolunu bağlayanlardan ve hatta ayarlanmış masa hakemlerinden bonkör puanlar alabilirsiniz.
Maçı nasıl da kazanıyorum diye kendinizi kandırabilirsiniz ama seyirci bunu yemez!
Bu seyirci bu ringlerde, böyle maçları defalarca izledi!
—
PARMAK YALARKEN KOVANI GÖTÜRMEK…
/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent
Ne oldu da böyle oldu diye merak edenler dikkatlice okusun!
…
Rakamlar dudak uçuklatıcı!
Ben gözlerimle görmedim ama ortalıkta, sakızcı babanın götürdüğü “Milyar dolarlar” düzeyinde paralardan söz ediliyor!..
Sözüm meclisten dışarı, hatta benzetmek gibi olmasın; mafya aleminde en büyük suç “çalandan çalmaktır!”
Mafya lideri, kendisini çalan elemanını yakalayıp kafasını koparmadan önce: “Heey dostum, biz senin parmağını yalamana hep göz yumduk ha!.. Koskoca kovanımızı götürmek racona sığar mı?” diye diskur çeker!..
Bizim filmimizde, elemanın elhak, kovanı götürdüğü ve kendini koruyacak “shild”in yeterince güçlü olmadığı anlaşılmıştır.
Sebep bu kadar basittir!
Kategoriler
Arşiv
- Kasım 2026
- Ekim 2026
- Eylül 2026
- Ağustos 2026
- Temmuz 2026
- Haziran 2026
- Mart 2026
- Şubat 2026
- Aralık 2025
- Eylül 2025
- Ağustos 2025
- Haziran 2025
- Mayıs 2025
- Nisan 2025
- Mart 2025
- Şubat 2025
- Ocak 2025
- Aralık 2024
- Kasım 2024
- Ekim 2024
- Ağustos 2024
- Haziran 2024
- Mayıs 2024
- Nisan 2024
- Mart 2024
- Şubat 2024
- Ocak 2024
- Aralık 2023
- Kasım 2023
- Ekim 2023
- Eylül 2023
- Ağustos 2023
- Temmuz 2023
- Haziran 2023
- Mayıs 2023
- Nisan 2023
- Mart 2023
- Şubat 2023
- Ocak 2023
- Aralık 2022
- Kasım 2022
- Ağustos 2022
- Temmuz 2022
- Haziran 2022
- Mayıs 2022
- Nisan 2022
- Mart 2022
- Şubat 2022
- Ocak 2022
- Aralık 2021
- Kasım 2021
- Ekim 2021
- Eylül 2021
- Ağustos 2021
- Temmuz 2021
- Haziran 2021
- Mayıs 2021
- Nisan 2021
- Mart 2021
- Şubat 2021
- Ocak 2021
- Aralık 2020
- Kasım 2020
- Ekim 2020
- Eylül 2020
- Ağustos 2020
- Temmuz 2020
- Haziran 2020
- Mayıs 2020
- Nisan 2020
- Mart 2020
- Şubat 2020
- Ocak 2020
- Aralık 2019
- Kasım 2019
- Ekim 2019
- Eylül 2019
- Ağustos 2019
- Temmuz 2019
- Haziran 2019
- Mayıs 2019
- Nisan 2019
- Mart 2019
- Şubat 2019
- Ocak 2019
- Aralık 2018
- Kasım 2018
- Ekim 2018
- Eylül 2018
- Ağustos 2018
- Temmuz 2018
- Haziran 2018
- Mayıs 2018
- Nisan 2018
- Mart 2018
- Şubat 2018
- Ocak 2018
- Aralık 2017
- Kasım 2017
- Ekim 2017
- Ağustos 2017
- Mart 2017
- Şubat 2017
- Ocak 2017
- Aralık 2016
- Kasım 2016
- Ekim 2016
- Temmuz 2016
- Haziran 2016
- Mayıs 2016
- Nisan 2016
- Ocak 2016
- Aralık 2015
- Kasım 2015
- Ekim 2015
- Eylül 2015
- Temmuz 2015
- Haziran 2015
- Mayıs 2015
- Nisan 2015
- Ekim 2014
- Ekim 2013
- Aralık 2012
- Ağustos 2005
- Nisan 2005



















