1_7793_27092008_1
Bu arada Kemal abinin avanesi santral işlerine de girer..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Bu arada Kemal abinin avanesi santral işlerine de girer..
Asıl sır burada..
Vatan- 27.09.2008- Deniz Baykal da Tayyip Erdoğan ile Uğur Dündar’ın yönetiminde bir düello talep eder..
CERN’e “iyi hos da bize ne faydası var aabi!.. Higgs’in parcacigin i bulacaklar da yarisini bize mi verecekler?..” Biz yıllardır, hayali ihracattan, akbil’e oradan kayıp trilyona oradan deniz fenerine gezinip dururken Dünya yeni bir teknolojik devrimin eşiğine gelmis de haberimiz yok! Soruyorlar.. CERN neye yarayacak?. E=Mc2, elli yıldır Amerika için neye yaradıysa CERN de ortakları için ona yarayacak. Ha! Biz mi? Orada bizim bilimadamlarımız da var ama sadece ziyaretçi kartıyla dolaşıyorlar.
Bu gün bayram.. Amip gibi her durumda bölünerek çoğalan güzel insanımızın bir tek “Bayram’ın adı” konusunda bölünmediği kusur kalmıştı. Sağolsun Tayyip bey, o da oldu.. Bir çırpıda, Ramazan bayramı ya da “şeker Bayramı” demeyi de “siyasi simge” haline getiriverdi. E pes yani!..
VATAN- 11.09.2008-Aslında en büyük desteği siyasi rakiplerinden, yargı’dan ve kendisine karşı duran medyadan gördü. Suçlama Hedefinde “şiir okuyan bir şeriatçı” olarak bulundu hep. Oysa NASIR başka yerdeydi. Rahmetli CHP İstanbul eski il Başkanı Mehmet Bölük, Nasırı bulmuştu.. iki kitap yazıp yıllarca kapı kapı dolaştı ama kimselere dinletemedi.. Mimardı.. Ülkesinde iş yapma şansını bitirdiler. Ukrayna’da ekmek peşinde ne idüğü belirsiz bir kazada öldü! Mehmet abi, şimdi yasasaydi sadece “Günaydin!” derdi eminim.
Kriz kapıda bekliyor..
Rota..
Ters hane..
Hükümet açlık sınırı 230 liranın altıdır diyor, Sedikalar ise 750 liranın altı olarak işaret ediyor. Fakirlik sınırının altında yaşayan memura ise zam olarak günde 1,5 liralık şey ödemesi yapılyor….
