1_3881_13092008_1
Modern zamanların 40 Haramileri..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Modern zamanların 40 Haramileri..
“Rol Modeli” toplumun geleceginde en az egitim kadar belirleyicidir. Başarı onu oluşturan – oluşturmayan ama görülen bütün unsurlarıyla taklit edilmeye çalışılır. Bu nedenle mesleginde zirvede olan kisilerin Rol Modeli sorumlulukları büyüktür. Velev ki bu insanlar bu sosyolojik, pedagojik görüngüden bihaber olabilir.. Kreatif performansını küfür ederken bile üst düzeyde tutmayı becerebiliyor olabilir.. Hatırlatmak vazifemizdir!..
17.09.2008 Vatan Gazetesi
Kasırgalar, krizler, yolsuzluklar, vurgunlar, vahşet ve kan.. Sonsuzluğun dışında hiç birşey sonsuz değil. Birgün herkes güneşin göğsünde bir toz zerresi olarak yerini alacak.. Bu kısa ve küçük şansı böyle değerlendirmek zorunda kalmak ne kötü..
Mutlaka bir “akıldane”si olmalı.. Yoksa, bu kadar kıt-kanaat bir tartışma stratejisi öngörüsüyle Kooskoca Başbakan olunmaz. Zira, az sayıda başka birkaç siyasetçi ile birlikte, Türkiye’de İnönü için de, Ecevit için de, Baykal için de siyasi anlamda birşeyler söylenebilir, bu isimlerle, barikai hakikat müsademei efkardan doğar düsturuyla fikir müsademesine girilebilir ama zimmet… İste orada biraz durup “edep yahu! ben ne yapıyorum?” diye bir durup düşünmek gerekir..
Ergenekon soruflturmas kapsamnda Tiyatro sanatçs Nurseli diz ve Sisi lakapl Seyhan Soylu gözaltna alnd..
Almanya tarihinin en büyük yolsuzluk davasında, Türkiye’deki failler arasında yer alan birisi, ‘RTÜK’ gibi, Türkiye’de yayın ahlakını denetleyen bir kurumun başında bulunuyor. Meclis Başkanı bile, “orada olmamalı ama yapabileceğimiz birşey yok!” mealinde şeyler söylüyor. Nedamet getirip istifa etmesi bekleniyor zaar!..
Kapatma davası iddianamesine de giren ünlü konuşmasında Erdogan, “Demokrasi trendir. Vakti gelince inilir!” demişti.. Hoşuna gitmeyen haberleri yapan basına yönelik ‘boykot çağrısı’ na bakılırsa “Demokrasi treni”nin son istasyonuna epeyice yaklaştık galiba.. Hadi hayırlısı!
Ramazan çadırı çadırı…
Esmeray’ın bir şarkısı geldi aklıma.. “Unutulmaz deme banaa.. unutuluur, unuutuluur….”
Deniz Feneri’nin lambası..
