Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..

Kuş gribi değil..

Tüketici olarak; bir ürünü satın alı›rken KDV’yi, o ürünü işaretlemek için ödüyoruz.
Yani, maliyeye yardım etmek için, paramızla ödünç olarak koyduğ€umuz bu işaret sayesinde, o ürünün vergisi esnaf tarafından devlete ödenmek zorunda kalı›n›ıyor.
Sonra bizim o ödünç işaretimizi geri almamı›z laz›ım diy’mi?
Harcamamız oranındaki fişi Devlete verip işaretlerimizi geri alıyoruz.
Biraz uğraşıyoruz ama olsun.. Devletimiz vergisini topluyor. Biz de hasbel kader vatandaşlık görevimizdir deyip ezayı sineye çekiyoruz..
Bu uyanıklar, Hayı›r! siz işareti koymaya devam edin ama biz artı›k onlar›ı size geri vermeyeceğ€iz diyorlar.  Onları iç edeceğiz diyorlar!
E, bu durumda Vatandaş da fısat buldukça “Bir alışveriş, bir fiş’ten vazgeçiyor..”
Yani “O zaman buyur, işareti de sen koy baba!” diyor..
Fiş kesme oranının, dolayısıyla vergi gelirinin azalmasının nedeni bu..

İşareti koydurup geriye vermemek akıllı bir yol olsaydı›,
Merhum Özal, o cin zekasıyla onu da keşfederdi..

Hayır, bunlar o işareti icad edenden daha mı cevval? – VATAN 13.07.2007

1_2007_16022007_1

Bir gizli örgütlenme, gerçekten bu denli afişe olup, buna rağmen bu kadar uzun süre etkilenmeden, fire vermeden, bir tarafını açığa vurmadan gizli kalmayı, sır olmayı sürdürebilir mi?.. Yoksa yine kendi kendimizi mi işletiyoruz?..

1_1914_26012007_1

Acaristan sorununda, yine en mazlımlar cezalandırılıyor. Belediye’nin iskan verdiği, Devletin Tapu verdiği, Bankanın kredi verdiği, Müteahhitin paralarını aldığı konut sahiplerinin konutları yıkılacak. İnanılır gibi değil.. Ama gerçek!

1_7583_16022007_1

Kırk yıllık Kani, olur mu yani.. Gelenekselcilik’le beleşçilik karışınca görüntü komikleşiyor tabi.. Hayır, yeni bir “uzay teleskobu” üretip babanın adını verdin de karşı mı çıktık sayın başkan!. Sokak adlarından şehir sembollerine oralardan dere tepe isimlerine kadar geldik. Yok artık..

1_189_06012007_1

İsrailliler Ay’ ın %10’unu satın almış..

1_1963_06012007_1

Adam asma nasıl bir nezaketle eşleşebilir ki?.. Canlıya, onun hayat hakkını elinden almaktan daha büyük bir kabalık yaılabilir mi? “Nezaket” ve “idam” gibi skalanın iki ucunda bulunan kelimeleri eylem olarak yan yana kullanmak nasıl dangalakça bir felsefeye sahip olmayı gerektirir. Hiç olmazsa “İdamı kurallarına göre yapın!” demek varken.. Suçlu kim olursa olsun ölümüyle dalga geçmek, kendi insanlığını asmak değil midir?..

1_5401_09012007_1

Allahtan discovery filan bizim buralardan geçmiyor..

1_3338_09012007_1

Kıbrıs’ta Lokmacı üst geçidi bu gün kaldırıldı.. Sıra Lokmacı barikatında..

1_876_13012007_1

Kurban olam ayına yıldızına-1

Sömestr Tatili

Ha gayret az kaldı.. VATAN- 13.01.2007