İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

“İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN”

5 Mart 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

“İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN”

Tarih 23 Nisan 1920..

Yer: TBMM

Bundan neredeyse yüz yıl önce..

Mustafa Kemal henüz 39 Yaşında..

Ne savaşlar, ne cepheler görmüş, Paşa olmuş, o rütbeleri de söküp atmış..

İstanbul Valideçeşme’de, Samsun’da, Havza yolunda, Erzurum, Sivas yollarında pusular yemiş, suikastlere uğramış, ölmeye ramak kalmış.

Boynunda idam fermanı varken bütün Anadolu’yu kurtuluş için örgütlemiş.

Yenilmekten, ölmekten yılmış insanlardan yeni bir devlet’in meclisini oluşturmuş.

Henüz yaşı kırk bile değil..

***

Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacak..

Memleketin her yanından, Mustafa Kemal’in çağrısına uyan bir çok millet temsilcisi zor koşullarda, Ankara’ya gelmiş.

Her birinin sadece Ankara’ya gelmesi bile Hollywood filmi olur.

***

Ancak, kurucu heyet beş parasız.. Ankara garip.. Henüz başkent bile değil.

Bu yeni meclisi oluşturmak için gelenlerin bir kısmı Ankara’da hayal ettiklerini göremezler.

Haksız da değillerdir.

Gözle görülür hiç birşey yoktur. Ümitsizliğe kapılırlar.

Ne bahsi geçen Yeşil Ordu, ne hazine, ne yatacak otel, hiçbir şey yoktur!

Sadece, Mustafa Kemal…

Bazıları, bu halet-i ruhiye içerisinde gerisin geri memleketlerine dönmeye karar verirler.

Bu huzursuzluk Mustafa Kemal’in de kulağına gider.

Bu azalar geri dönerlerse mecliste sıkıntı olacağını bilir. Kürsüye çıkar ve Meclise şöyle hitabeder..

Bu kısmı Falih Rıfkı Atay’ın kaleminden okuyalım:

“..İşittim ki, bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla milli meclise davet etmedim. Herkes kararında özgürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatı ile buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hatta, hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağını alır, bu şekilde Elmadağ’ına çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı savunurum. Kurşunlarım bitince de bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunları ile yaralanır, temiz kanımı, mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna and içtim!…

***

Tarih 3 Mart 2020..

Yer: TBMM, MHP Grup toplantısı..

Bahçeli, 72 yaşında.. Yasal olarak Türk erkeğini, 65’inden sonra sefer görev emriyle, patates soydurmak için bile askere almıyorlar..

Belli ki, engin tarih bilgisi sayesinde Atatürk’ün bu hikayesini biliyor.

Partisinin grup toplantısında konuşuyor:

“..Kendi payıma konuşuyorum, ihtiyaç olsun, silahımı kuşanır, bayrağımı alır cepheye koşarım. Son ana kadar cephede vuruşur, Allah nasip ederse şehit olurum..”

“Cepheye derken, Elmadağ” diyemiyor.. Çünkü düşman Elmadağ’da değil!

***

Atatürk bu sözleri söylerken ülkenin dört bir yanına işgalci ülkelerin orduları var. İzmir, İstanbul düşman çizmeleri ile tanışmış.

Daha sırada Birinci, İkinci İnönü Savaşları, Sakarya Meydan Muharebesi var. Henüz Büyük taarruz, Dumlupınar ortada yok. Bu sözleri sarfeden adam, daha kırk yaşında bile değil!

Daha gidecek, savaş meydanlarına girecek, ateş altında cephe cephe dolaşacak, kaburgaları kırılacak, yaralanacak, toprak rengi keten çadırlarda, muharebe haritasını yastık yaparak sıtmalar, böbrek sancıları geçirecek, küf kokulu suları matarasına doldurup, siroz illetini bile savaş meydanlarında kapacak!..

Ama sonra ülkesini kurtaracak bir komutan.

Bu sözleri, gerçek anlamda ölüme nazır bir uçurumun kenarından sarfediyor…

Az sonra o bayrağı bir eline alıp, gerçekten gidecek!..

***

Variyeti açıklanmasın, koltuk elden gitmesin diye gözünü kırpmadan savaş çıkaran bir ‘kaçak saray’ın, baş destekçisi!

Mitili, Balgat’ta 27 bin metrekarelik, helikopter pisti bile eksik olmayan gökdelene atmış, bir yıl önce söylediklerinin tam tersini söyleyerek iştigal-i siyaset eyleyen beyefendi, gerekmeyeceğini bildiği halde, gerekirse bayrağımı alıp cephede şehit olurum diyor?

Hangi cephede?

Ne diye orada olduğumuzu, şöyle avurtlarını doldura doldura kimsenin izah bile edemediği “İdlib” cephesinde!

Ben yazmaya utanıyorum!..

İnsan söylerken azıcık utanır yahu!

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/03/tepelik_imar.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-03-05 18:27:312020-03-30 03:06:34“İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN”
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: MÜHİM HATIRALARIM 1 Mart 2020 Link to: MÜHİM HATIRALARIM 1 Mart 2020 MÜHİM HATIRALARIM 1 Mart 2020 Link to: Lomboz 6 Mart Cuma Link to: Lomboz 6 Mart Cuma Lomboz 6 Mart Cuma
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön