İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 13 Haziran 2021 PAZAR

13 Haziran 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

 

Dokuz Sekizlik Hüzün

Müzikli eğlence yerleri iki yıla yakın bir zamandır kapalı olunca o müzikli mekanlarda çalışan müzisyenlerin dayanacak gücü kalmadı.

Çeşitli kanallardan yardım çabaları var ama her noktaya ulaşması ne mümkün?

…

Dün öğlene doğru sitenin önüne bir “gırnatacı takımı” geldi.
Belli ki “onlar bize gelemiyor, biz onlara gidelim” diye düşünmüşler.

Öyle de güzel geliyor nağmeler pencereden…

Baktım hepsi sahnedeymişcesine ciddi, bir grup müzisyen. 

…
Evim dokuzuncu katta. 

Ben aşağı inene kadar gidecekler…

Bir poşete küçük bir miktar kağıt para koydum. Uçmasın diye poşetin içine de bir patates koydum.

Balkondan aşağı doğru savurdum.
Müzisyenlerden biri eğildi, poşeti açıp parayı aldı. İnce bir baş selamıyla patatesi de cebine koydu. Biliyorum ki ihtiyacından çok saygısından..

Bu da bana bir koydu mu?
Dokuz sekizlik aksağı ‘ağlayarak izledim’ desem anlayın!

…

Ferhat Fuzuli’nin, İzmir’in eski ‘Tenekeli mahallesindeki’ Çingene müzisyenleri muhteşem anlattığı romanını okumamış olsaydım bu kadar duygulanır mıydım bilmiyorum. 

…

“Dokuz Sekizlik Hüzün” kitabından bir pasajı hatırladım. Kitabı açıp o sayfayı buldum, tekrar okudum. Gazino müzisyenliğini ‘Ağır iş’ diye tanımlayan ‘Mastika Ali ekibin diğer müzisyenlerine ders veriyordu.

…
“Fasıl çalarken laubali olmayasınız sakın! Fasıl dediğin hayattır, bayat olmasın, yazıktır. Peşrevle başlar, sirtoyla biter. Tam ortası var ya, işte orası biziz, dokuz sekizliktir, aksak derler. Öncesi ağır, sonrası oynak olur. Neymiş, fasılı ciddiye alasınız, fasılda sazende çalar, hanende söyler, asildir yanisi, çalgıcı bile denmez enstrüman çalana. İlla ki sırayla çalcaksınız, peşrevden sonra ağır aksak gelir, efendim, semaiden sonra dokuz sekizlik aksak havamızdır, döktürün gari, sonrasını curcunayla devam edip her şey tadında bitsin diye de sonunda şöyle edepli bir oyun havası çalacaksınız, sirto dedikleri. Ha bir de ara nağmeler var, ööle zart diye geçilmez birinden ötekine… Herkes işini bilirse fasıl keyif verir, hem çalana hem dinleyene. Bilmezse sıçtı cafer, bez getir!” diyerek bitirdi o günkü dersi Ali.

…

Müzisyenler bir yandan çalarak diğer sitelere doğru uzaklaştı.

Hayatla bütünleşen bir kitabın, uzaklaşan notaların nameleriyle örtüşen satırlarının, beynimde ağırlaştırdığı yankıları sönümlelene kadar öylece baktım arkalarından. 

 

—

 

Marmara’nın psikiyatrik sorunları var!

Yurdun dört bir yanında çevre katliamları yaşanırken, hiç ses vermediğinden olsa gerek, bu ülkede bir Çevre Bakanlığı olmadığını düşünüyorduk ki müsilaj konusunda , Bakan yardımcısı Mehmet Emin Birpınar’dan ses geldi.

…

Birpınar, yaptığı açıklamada: “Marmara Denizi göl gibi davranmaya başladı!” dedi.

Yani ne demek?

Marmara Denizinde davranış bozukluğu var!

Haliyle psikiyatrik bir sorun!

Doktorluk!

…

Güzel bir teşhis koyan Birpınar devam etti:

“Marmarayı bu hale hep birlikte getirdik! Hiç kimse birbirini suçlayarak vicdanlarını rahatlatmasın!

…

Açıklamayı elit bir ortamda yaptığından haliyle “Hep birlikte derken, bizi de mi kastediyorsunuz?” diye bir karşı soru gelmedi.

…

Sanki, çeyrek asır boyunca hem yerel hem de genel yönetim olarak marmaranın çevresinde, icraat yapma görevini hep birlikte yerine getirdik!
Sanki, arıtma mı yapılsın, derin deniz deşarjı mı yapılsın diye birlikte karar aldık!

Sanki lağımların, sanayi tesisleri atıklarının açıktan denize akmasını engelleme yetkisini hep birlikte kullandık!

Sanki, makam araçlarının arka koltuklarına hep birlikte kurulduk!
Sanki ballı yerel ve genel yönetici olarak maaşlarını hep birlikte cebimize koyduk!

…

“Ha siz de evlerinizde tuvalete gidip küçük büyük demeden hacetlendiniz ama!” derseniz bak o doğru!

Bizim suçumuz da kendimizi tutamamamız!

…

Hatta 25 sene boyunca bu bölgeyi yönetenler olarak sizin hiç günahınız yok!

Bizi şöyle suçlarsanız da yanlış olmaz: 

“Arkadaş hem açız, birşey yemiyoruz diyorsunuz, hem de Marmara’nın içine öyle bir ettiniz ki ortalık müsilaja belendi!”

Biz nankörler, bunu da bekliyoruz… 

Çünkü hakettik!

 

—

 

Belki de sigorta borcunuz var haberiniz yok!

İktidar; pandemi sürecinin başlarında, İBB’nin darda kalan İstanbullular için yardım toplama girişimlerine tam saha pres yapıp, “o iş öyle olmaz böyle olur” babalanmasıyla, vatandaşa, “on lira gönder” diye iban vermişti ya!

Orada bağış gönüllüydü.

Adeta onun bir de “zorunlusu” var!

Tam “salma” dedikleri türden!

…

Konu 2012 Ocak ayında yürürlüğe giren “Genel Sağlık Sigortası Prim Borçları” hikayesi…

…

Olayı hatırlayalım.
Başlık: Sağlık güvencesi olmayan bütün vatandaşlara sağlık güvencesi!

Misal, üniversiteden yeni mezun olmuşsun. Veya öğretmensin ama atanamamışsın. Mühendissin ama henüz iş bulamamışsın.
Yaş itibariyle ebeveynlerinin güvence şemsiyesinden çıkmışsın.

Ya da işsizsin. İşsiz olduğun için de sağlık güvencen yok!

Devletin, demiş ki, “Ey benim gariban vatandaşım. Sana iş veremedim, aş veremedim ama gel uygun fiyatla sigorta satayım! Almadığın asgari ücretin %3’ünü sigorta primi olarak af buyur borç hanene yaslayayım!”
İktidar, Devletin Anayasa’da zaten sağlamak zorunda olduğu yazılı bu hizmeti vatandaşa parayla satmaya karar vermiş.

Üstelik bu konuda vatandaşa bir tercih şansı da bırakmamış. Çünkü zaten haber de vermemiş!

…

Bütün işsizlere zorunlu genel sağlık güvencesi olarak, kanunu Resmi Gazete’de yayınlamış. 

Ama, kimseye ne bir tebligat, ne en azından içinde bir üyelik kartı bulunan “Artık seni sigortaladık!” yazılı bir bilgi notu göndermemiş. Vatandaş basından duyduğu kadar bilgilenince, sigortalanan kişilerin çoğunun hiç haberi olmamış. Hastalanınca para bulup buluşturup özel doktora gitmiş.

Böylece devlet, sağlık sistemine yük bindirmeden bütün işsiz ve gariban vatandaşlarını, sanki çalışıyor, para kazanıyor gibi borçlandırmaya başlamış!

…

Sonra pandeminin en civcivli zamanında, evlerine “Birikmiş şu kadar Genel Sigorta Borcunuz var ödeyin!” diye tebligat çıkartmış.

…

Bir de diyor ki; Gelin bu borcun faizlerini de silelim. Çünkü biz size bunu vaktiyle tebliğ etmedik!
Yani, “Aldığınız hizmetten haberiniz yok. Bunun suçlusu biziz! diye itirafta bulunuyor ama yine de hizmetin parasını istiyor!

 

…

Neden zorunlu iban dedik?

Pandemide zaten iyice göçmüş olan, dara düşmüş vatandaşına para göndereceğine, yardım edeceğine, ona, hiç kullanmadığı, varlığından haberdar bile olmadığı birikmiş genel sigorta borcunu “şu bankalara ödeyebilirsin” diye iban gönderiyor! 

…

Buna sosyal değil dense dense asosyal devlet denir!

…

SGK’nın borcu; -SGK’yı batırdı diye yıllarca ensesinde boza pişirdikleri Bay Kemal döneminde 2 milyar TL idi.

Bu gün bu borç 500 milyar TL’nin üzerinde.

…

Galiba bu hırçın tebligatların gariban kapılarında uçuşmasının nedeni de bu!

—

 

Tarih tekerrür

Biz eskiden böyle sabahlara karşı televizyon başında, Muhammed Ali’nin boks maçlarını beklerdik.

Şimdi aynı saatlerde ekran başındayız. Sedat Peker’in pankreas güreşi müsabakalarını izlemek için!

—-

 

 

 

 

Peker’e yanıt verme yasağı?

Biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışına gider ayak, Soylu dahil, bütün AKP’ lilerin, Peker’in videolarına cevap vermelerini yasakladı!

Dersin ki AKP’liler de cevap vermekten telef olmuşlardı!..

…

Peker’den 10 bin dolar maaş alan siyasetçi ihbarını Soylu, televizyonda yapmıştı.

Oklar Külünk’ü gösterdi. Peker “ne on bini, daha fazla verdim!” dedi!

Ama Külünk ısrarla sessizliğini korudu. Sadece siyasilerden değil malum tacir ve bankalardan da ses çıkmadı.

Yani zaten verilecek bir yanıt yoksa, kimsenin cevap filan verdiği yoktu.

…

Cumhurbaşkanı aslında “yanıt yasağı” getirerek Peker’in ifşaatlarının hedefinde olan Parti’lilerin işini çözdü..

Suçlanan partiliye: “Aslında söyleyebileceğim çok şey var ama ah şu yasak olmasa!..” savunması yapma imkanını tanıdı.

…

Ama bizim bir özdeyişimiz var. Onu da hesaba katmak gerekir!

Sükut ikrardan gelir!

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/06/biden_gorusmesi.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-06-13 20:56:482021-06-13 20:58:17Lomboz 13 Haziran 2021 PAZAR
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 11 Haziran 2021 Cuma Link to: LOMBOZ 11 Haziran 2021 Cuma LOMBOZ 11 Haziran 2021 Cuma Link to: LOMBOZ 18 Haziran 2021 Cuma Link to: LOMBOZ 18 Haziran 2021 Cuma LOMBOZ 18 Haziran 2021 Cuma
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön