İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 20 EKİM 2023

2 Kasım 2023/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Kibbutz

Kimse yanlış anlamasın!

Bu savaş bir din savaşı değil!

Dindarların savaşı da değil!

…

Bu savaş dincilerin savaşı!
Orta çağ artığı bir savaş!
…

Filistin kurtuluş mücadelesi ayrı.

Hatta ‘İntifada’ ayrı…
Ama o savaş, bu savaş değil!

…

Bu savaş, savaş gibi bir savaş bile değil!

İşte bu yüzden savaş hukukuna uymuyor.
Kural kaide tanımıyor!

…
Bir taraf; konseri basıyor, müzik dinleyen insanları, kafaları bi dünya gençleri neye uğradığını anlamadan öldürüyor. Çocuğu, bebeyi rehin alıyor;

Diğer taraf; suyu, gazı kesiyor, ciğer yakan fosfor bombası atıyor, hastaneyi, ibadethaneyi füzeyle vurup yerle bir ediyor, yaralıyı, yoğun bakımdaki hastayı bombalıyor!

…

İkisinin de acıması yok!
İkisi de amanı bilmiyor!

Çünkü savaş, dinci ile dincinin savaşı!

…

Kibbutz, ortaklık, birliktelik demek.
İsrail’e özgü bir ‘köy komün’ modeli..
Ortak üretip ortak harcayan, küçük zirai üretim birimleri..
Çocukların ortak değer sayıldığı, kimsesiz çocukların topluluk tarafından bakılıp eğitildiği, bir çok işin gönüllülerce yapıldığı toplamı yüzbin civarında nüfusa hitap eden, ülkenin her yerine, haliyle Gazze sınırı yakınlarına da serpilmiş silahsız savunmasız küçük köyler… 

…
Hamas, militanları sadece sınırdaki rock konserini basmadılar, hemen tüm Gazze sınırı civarındaki  onlarca kibbutz’a da baskın yaparak oradaki kimseli, kimsesiz çocukları, onların gönüllü abilerini, ablalarını öldürdüler, bir kısmını da rehin aldılar… 

…

Hamas, Filistin’i temsil eden bir örgüt ya da bir hükümet değil. 

Bunu ben söylemiyorum. Filistin Kurtuluş Örgütünün kurucularından, Filistin’in Devlet Başkanı Mahmud Abbas söylüyor…

…
Öyleyse kimse aldanmasın! 

Bu dindarların savaşı da değil!

Bugün bir dinci, öteki dinci ile savaşıyor. 

Yoksa, çocukları, yetimleri rehin alarak kalkan yapan ‘bir müslüman’ olabilir mi?

…

Peki bu ‘kibbutz çocuklarının’ rehinliği, İsrail yönetimindeki Yahudi şeriatçıların çok mu umurunda olur sanıyorsunuz?

Karşı tarafın elinde rehineler varken hastanelere füze atmaları, ibadethanelere bomba yağdırmaları bu umarsızlıklarını göstermiyor mu?

…

Toz duman kalkınca bunu daha net göreceğiz!

Bu savaş dincilerin savaşı!
Olan gariban filistinlilere, masum İsraillilere oluyor.

Yoksa, cephe cepheye gelenlerin al birini vur ötekine.. 

—

Kurbanların kasaplaşması
Gal Gadot, İsrailli ünlü bir sinema yıldızı.
Hızlı ve Öfkeli serisini seyredenler onu canlandırdığı Gisele karakteriyle hatırlar. Ya da Comics’in Wonder Woman’ı…
…
19 yıl önce 19 yaşındayken İsrail güzeli seçilmiş, üç yıl askerlik yapmış, şimdiyse  Hollywood’un ünlülerinden biri olmuş.
…

Gadot, “Masum Filistinlileri öldürmek dehşet verici, masum İsraillileri öldürmek dehşet verici. Eğer siz de böyle düşünmüyorsanız bunu kendinize sormalısınız!” diye dengeli, ortadan, masumiyet yanlısı bir sosyal medya paylaşımı yapıyor.
…

Ama hem bir kısım İsrail medyası hem de İsrailli takipçileri tarafından öyle bir saldırıya maruz kalıyor ki, korkudan paylaşımını hızla siliyor!

…

İsrail’in ünlü tv. sunucularından Ofira Essig, hem Gadot’u hem de İsrail dışındaki ünlüleri “Böyle konuşacaksanız sessiz kalın!” diye paylamakla kalmıyor, Gadot’a “Ortalığı karıştırıyor!” diye dava açıyor!

…

İsrail, Hamas’a vahşi diyor ama hem bölgedeki Arapların hem de kendi halkının önemli bir kesimini vahşileştiren İsrail yönetimi.
Çünkü testiyi, testiye vurulursa biri kırılır ama diğeri de en azından çatlar, su tutmaz!

…

Tedhiş, yani terör altında uzun süre yaşamak görüldüğü gibi ‘rasyonel düşünceyi’ yok ediyor. .

Buna karşın Filistinlilerin hepsi Hamas olmadığı gibi israillilerin hepsi de Ofira değil.

…
Ve her iki tarafta da Gadot’lar var… 

Gadot’ları doğru anlayıp, onların anlayışını öne çıkarmazsak, dünyada daha çok masum çocuğun kanı akacak…

—

Giderlerse gittiler!

Reyiz’in, “Varsın giderlerse gitsinler, Bizler de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı buralarda istihdam eder onlarla yolumuza devam ederiz!” özlü sözünün üzerinden iki yıla yakın zaman geçti. 

TTB verilerine göre, bu iki yıl içinde çoğu uzman 5 bin’e yakın hekim Türkiye’den gitti!..

Bunu koy sepete!

…

Hekimler “giderlerse gittikten” sonra hastanelerde bir anda uzman hekim açığı baş gösterdi. 

Boşluğu gençlerle doldururuz diyen Reyizin Sağlık Bakanı, 2023 yılı içerisinde ikinci kez 65- 72 arası emekli hekimleri hastanelerde göreve çağırdı. 

Bunu da koy sepete!

…

Türkiye’de 17.579 öğrenciye sahip 86’sı devlet 32 vakıflara ait toplam 118 tıp fakültesi var.

Bu fakülteler her yıl 12. 800 civarında mezun veriyor. (*)

…

Kaba hesapla, Reyiz’in özlü sözünden sonra giden 5 bin uzman ve tecrübeli hekime karşın 20 binin üzerinde genç hekim devreye girmiş.

Ama olmamış!

Ve iktidar, belediye otobüsüne bedava binme yaşına gelmiş emekli hekimleri hastanelere çağırmak durumunda kalmış. 

…

Yeni mezun hekim kardeşlerim alınmasın!.. 

Yıllanacaklar, uzmanlaşacaklar, yetkinleşecekler…
Ama demek ki öyle çiçeği burnunda hekimleri paraşütle hastanelere indirerek bu iş olmuyor!

…

İyi olabilmesi için şarabın bile yıllanması gerekiyor..

Şarabı sadece özel tüketim vergisi listesinde görenler farkı ne bilsin!..
…

(*) Odabaşı,O, (2023) Türkiye’de Tıp Fakülteleri 2023, DOI:10.17942/sted.1259646

—

Koskoca profesöre lavuk denir mi?

Kızdığınız kişilere hangi kelimeleri sarf edebilirsiniz?
Hangileri hakaret, hangileri niteleme sıfatıdır?

…

Bunun doğrusunu anlamak için TDK sözlüğüne bakmak yetmez! 

Mahkeme kararlarını da iyi takip etmek gerekir!
Zira bu konularda evelallah rehberimiz ‘hukuk’tur.

…
Hukukçu Ersan Şen, televizyonlarda yaptığı yorumlara kızan bir izleyicisinin kendisini “lavuk” şeklinde tanımlaması üzerine izleyiciye dava açtı. 

Ama davayı kaybetti…

…

Çünkü mahkeme lavuk kelimesinin “lüzumsuz konuşan kişi” anlamına geldiğini ve dolayısıyla hakaret sayılmayacağına hükmetti!
…
Yani lomboz penceresinden bakınca bu ne demek?

Hukuk konusunda ezber bozmak üzere, yorum yapması için senelerdir ekranlara çıkarılan, her gece evimizin içine doğru yıldırımlar saçarak bize hukuk dersi veren koskoca hukuk profesörü, bize öğrettiği hukukun “lavuk”  kelimesine ceza vermeyeceğini bilmiyor!..

…
E, o zaman adama “lüzumsuz konuşuyor!” demezler mi?
Vatandaş der!
Ama koskoca profesöre de “lavuk” denmez ki birader!..

—

Balık baştan kokar

O kadar çeşitli ve bol miktarda çete oluştu ki memleket çeteye doydu. 

Yeni İçişleri Bakanı Yerlikaya, operasyon yapa yapa bitiremiyor…

…

Haberlerde her gün yeni bir çetenin çökertildiğini izliyoruz..

En son çökertilen çete “Orman alanlarından arsa üretip sahte belgelerle vatandaşa kakalama çetesi”

…

Hani bana fantastik bir çete adı uydur da gülelim deseler bu kadarını düşünemem.

—

Kara Harekatı öyle kolay değil!

İsrail militer bir ülke.

Kadınları da erkeklerle aynı süre; 3 yıl zorunlu askerliğe tabi tutan, dünyanın tek ülkesi.

…

Devlet haline geldiği 1948 Mayıs’ından bu yana ya saldırı ya da savunma halinde bulunması askeri reflekslerini üst seviyeye taşımış…

İyi düzeyde bir kurmay aklına sahip olmadığını iddia etmek pek akılcı değil!

…

Hamas’ın silahlı kanadı, Kassam Tugayları’nın ani saldırısı ve masum insanlara yönelik yürek yakan katliamlar,  İsrailli siyasilerin, söylemlerini ölçüp tartmadan “ezelim, geçelim karadan girelim, haritadan silelim!” noktasına taşımalarına neden olsa da kurmay aklı bu işin öyle basit olmadığını hesap edebiliyor.

…

Askerler; belli ki Hamas’ın da İsrail’i bir kara harekatına zorlamak gibi bir niyeti olduğunun farkındalar.

Çünkü İsrail istihbaratı, özellikle Gazze’nin kuzeyinde, İsrail sınırına yakın bölgede yerin altında karınca yuvası gibi başka bir dünyanın varlığından haberdar.

…

Ezcümle, ABD’ye kök söktüren Vietnam tarzı bir savunma hazırlığını biliyorlar!

…

Dolayısıyla Filistin halkını Güney’e sürüp bütün Kuzey’i, dozerlerle derinden kazıyarak ilerlemek dışında bir seçenek olmadığını ise çok iyi biliyorlar!

…

Peki İsrail askeri buna hazır mı?

Hayır değil…

İşte o yüzden göreceksiniz ki, “hava muhalefeti” mazeretiyle sınırda fren yapan tankların tekrar Gazze’ye yürümesi öyle pek kolay olmayacak!

“Toprağı hallaç pamuğu gibi atacak, yer altını yer üstüne çıkaracak “sihirli savaş buldozerlerinin” bulunmasına kadar yapılıyormuş gibi yapılan bir kara harekatı olacak.

…

Gazze dediğin 45 kilometre karelik bir yer!

Sen de, Üsküdar’dan Anadolu Kavağı’na, ben diyeyim Riva’ya kadar uzunlamasına bir alan.

Tanklar girdi mi bir saatte diğer ucundan çıkar!

…

Ama bir kez daha dünyaya rezil olmak var!

Şişik İsrail egosu bir ayda ikinci kez eziklenmeyi kaldıramaz!..

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2023/10/hedef1-1.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2023-11-02 16:09:092023-11-07 22:16:48LOMBOZ 20 EKİM 2023
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Kara harekatı neden hemen olmaz! Link to: Kara harekatı neden hemen olmaz! Kara harekatı neden hemen olmaz! Link to: LOMBOZ 27 EKİM 2023 Link to: LOMBOZ 27 EKİM 2023 LOMBOZ 27 EKİM 2023
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön