İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 5 Şubat 2021 Cuma

5 Şubat 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

Ne oldu özelleştirmeciliğinize?

Hani “Özal’ın devamıyız!” diye bas bas bağırıyordunuz meydanlarda!
Hani devletin bakkallık, kasaplık, manavlık yapması ilkellikti…

Oldu mu ya?

…

Cumhuriyet iktidarlarını aşırı devletçi bularak, seksen yıldır çalışan, üreten Tekel’inden Şeker Fabrikalarına, Telekom’undan Petkim’ine, Seka’sına, Tüpraş’ına, Tedaş’ına daha onlarca devlet şirketini arazileriyle birlikte satacaksın; sonra üretimini bitirdiğin ayçiçeğin, ithal ettiğin yağını 180 yıllık kamu şirketine, PTT’ye sattıracaksın.
Ekonomiyi yönetemeyip, Devletin 180 yıllık PTT’sini bakkallara, marketlere rakip yapacaksın.

Sonra da biz devletçiliğe karşıyız diyeceksin!..

Yok yaa!

—

 

Olmuyor Melih..
– Aloo! Kimsin?
– Ee şeyy!.  Be.. benim efendim.. Boğaziçi Üniversitesi şeysi Melih.. Acil bir konu hakkında rahatsız etmiştim sizi!
– Buyur Melih hocam, nedir?
– Efendim biliyorsunuz beni burada hiç istemiyorlar.  Bir yardımcı bile bulamıyorum kendime?..

– Evet biliyorum? Beni de burada istemeyen çok, bunu geç! Bu yüzden vazgeçiyorum, direnemiyorum filan deme bana! Asıl sorun ne?

– Hayır efendim ne vazgeçmesi?.. Ben kadromu kuramıyorum ya, aklıma bir fikir geldi. Onu arz edeyim dedim!

– Evet?

– Efendim bu güvenlikçiler var ya!.. Bunlardan yararlansak diyorum!
– Nasıl yani! Zaten yararlanmıyor musun? Çok güzel sopalamışlar protestocuları işte!
– Yok o manada değil efendim!.. Yani bunlara birer ehliye.. şey diploma ayarlasak. Sonra bunlara bi doktora filan.. anlarsınız yani.. 

– Anladım… Hamza modeli diyorsun! Bugün diploma yarın yönetim kurulu şeklinde!.. Bi araştır bakalım.. Mesela fahri doktora olur mu gibi?.. O daha kolay.. Benim de var biliyorsun!..
– Evet efendim, iradeniz olursa!.. 

– İşte budur Melih yaa! Seni oraya boşuna getirmediğimizi bize kanıtlıyorsun!.. Pratik yaklaşımlarla sorunu çözeceksin.. Bilim budur!.. Yetki sende!
– Tamam efendim.. Anladım.. Merak etmeyin siz! Efendim bir de bir maruzatım daha var!

– Nedir Melik hocam?

– Şimdi ben burada öğlenleri yemekhaneye gidemiyorum ya!.. Hani mahalle baskısı filan.. 

-Evet hocam!
– İşte onu diyorum, bu güvenlikcilere dürüm döner aldırtma yetkim olsa ilaveten. Bir de ayran tabi!

– ..??..
– Alla alla. Telefon kapandı mı? Karşı taraf error verdi.. Alo.. Aloo.. Başkanım!..

—

 

Devlet sanatçısı olursan İstanbul Sözleşmesini konuşamazsın..

Geçtiğimiz hafta TRT2 ‘de Hülya Koçyiğit ile ‘Film Gibi Hayatlar’ isimli programın konuğu Şehir Tiyatroları oyuncularından Rozet Hubeş idi.

Cehdettim, sonuna kadar dinledim.
Filmler, tiyatrolar, özel hayattan kesitler…  Çok şey konuşuldu, afiyet şeker olsun!..
…

Her nasılsa söz bir ara kadına şiddet konusuna geldi.
Ancak kadına şiddet konusuna girip de; sanatın kadına şiddet konusuna “katkısını” konuşup da; Hatta kadına şiddetin çerçevesini, Mahsun Kırmızıgül filmindeki Kudret’e kadar getirip de; kadına şiddet’in günümüzdeki en major konusu ‘İstanbul sözleşmesi’nin -lehinde ya da aleyhinde- tek bir kelime ile söz etmemek nasıl bir ‘kadına şiddet’ konuşmaktır, şaşırdım kaldım!

…
Acaba program altı yıl önce böyle bir hadise gündemde yokken mi çekildi de yayına yeni verildi? Bilemedim!
“Olmadı Hülya Hanım!” diyecektim ama ondan da vazgeçtim!..

 

—

Sazan sarmalı

Bu ülkede Parti kapatmak mümkün mü?

Hayır değil!..
Tıpkı idamı geri getirmenin mümkün olmadığı gibi..

…
Bu memlekette, 2010’un Aralık ayında Anayasa Mahkemesi tarafından oy çokluğu ile alınan, Siyasi Partiler Yasasının 108. maddesinde yapılan bir değişiklik kararı ile parti kapatmak fiilen imkansız hale getirilmiştir.

…

Mealen anlatayım, detayını hukukçulara sorun.
Diyelim ki bir partiye kapatma davası açıldı.
Diyelim ki gerekçeler yasalara uygun ve bu davayla parti kapatılacak olsun!..
Parti yetkilileri, kapatılacaklarını anlayıp partiyi kendileri feshederlerse; ne üyelerine, ne mal varlıklarına ne de partililerin siyasi durumlarına halel geliyor.
Bekliyorlar.. Karar açıklanıyor.. Bitti!
Ertesi gün aynı partiyi, aynı isimle, aynı yönetici ve üye yapısıyla yeniden açabiliyorlar.
Yasal ve anayasal durum bundan ibaret!
…
Peki bu durumu, siyasetle, hukukla alakası olmayan bu naçiz kulunuz biliyor da, her meydana çıkışta “HDP kapatılsın!” peşrevi çeken yağlı güreşçilerimiz bilmiyorlar mı?
Bal gibi biliyorlar..
Bilmezden geliyorlar!

Maksat sazan sarmalı oyunu devam etsin!
Yoksa oyun biter!
…
Mahallenin delisi, sadece bir lirayı kabul ediyor, kağıt para verildiğinde kesinlikle reddederek almıyormuş.
Mahalleliler, bu durumu yeni birilerine hep eğlenerek gösteriyorlarmış.
Mahalleye yeni gelen birisi bu şovdan sonra deliyi yalnız yakalamış.
Aklınca deliyi uyandıracak ya!

“Bak!”  demiş “Bu reddettiğin on liralık kağıt paranın içinde on tane o bir liradan var. Verdiklerinde kesinlikle bu kağıt parayı al!”
“Dediğini anladım ama yine de almam” demiş deli!
“Neden?” diye sormuş bizim akıllı..
Deli cevap vermiş: “Alırsam, oyun biter!”

—

 

“Sapık” öğrenciler!

Son üniversite sınavında en yüksek puanlı 1000 öğrencinin 700’ü Boğaziçi Üniversitesine girmiş.
Önceki yıl, bir önceki yıl, daha önceki yıl da üç aşağı beş yukarı aynı…
Anadolu’nun her yerinden çalışkan, zeki ve çoğunluğu da orta ve alt gelir grubundan öğrenciler..
Hocaları, öğrencileri, mezunları dillere destan..
Dünya Ekonomik Forumu tarafından Geleceğin 100 Global lideri arasına seçilen Yılmaz Argüden’den, Şampiyon milli voleybolcu Faruk Bayır abime, BGST’nin klas oyuncusu Aysel Yıldırım kardeşimden, adamın hası Tansu Günay kardeşime kadar yakın tanıdığım bir çok insan var.
Hiçbiri sayın hükümetimizin tarifine uymuyor.
…

Önce “Elit” diye ötekileştirilmeye çalışıldılar. Ama bu öğrencileri yakalamak için basılan evleri gariban mahallelerde görüntüleyince, bu tezlerini kendi kameralarıyla çürüttüler. Elit’i hiç kimse inandırıcı bulmadı. Haliyle “elit”ten vazgeçildi…

…

Bu kez “terörist” damgasıyla yaftalandılar.. 

Ancak, onca aramada, onca gözaltında bir çakı bıçağı bile bulunamadı.
Eylemlerinde tek bir cam, tek bir çerçeve kırılmayıp, tek bir güvenlik görevlisinin burnu kanamayınca, “terörist” yakıştırması da gözden düşmüş oldu.

…

Terörist tutmayınca geriye bir yafta kaldı ki; nasıl yaratıldığı belirsiz bir fotoğraflı fırsat ile dünyanın gelişmiş üniversitelerinin hepsinde bulunan LGBTI Araştırma Kulübünü halvet edip yeni bir yafta oluşturdular!
“sapık!”

Evet, sapık damgalı taarruz halen hüküm sürerken biliyoruz ki, Üniversite sınavında en iyi puanı alan bin öğrencinin 700’ü sapık ve bu yüzden kendilerine atılan gaz fişeklerini ve plastik mermileri hakediyorlar!
…
Bu sapık öğrenciler tutuklanmaları sırasında, kendileri “sapık olmayan” bazı polis memurları tarafından dayağa, el ile, vücut ile sarkıntılığa ve galiz küfürlü muameleye uğruyorlar..
Polis teşkilatında bulunduğuna inandığımız sağduyu sahibi, vicdanlı polis memurlarının, komiserlerinin, yöneticilerinin, 20-23 yaşlarındaki kız çocuklarına bu iğrenç eylemleri yapan ve tüm camialarını zan altında bırakan bu birkaç polis memurunu bulup ortaya çıkaracaklarına da inanmak istiyoruz…

 

 

Tiyatrocular hala zor durumda
Covit-19 sürecinin en büyük kaybedenleri, hayatını ve yakınlarını kaybedenlerden sonra tiyatrocular ve müzisyenler oldu.

10 aydır sahnelerden uzak kalan Samsun Düşevi Oyuncuları “Nevbahar” isimli oyunlarını 18 Şubat Saat 20,00’den itibaren online olarak sergileyecekler. Biletx’ten bir bilet şifresi satın alanlar, oyunu iki gün boyunca istedikleri bir zamanda, evlerinde, aileleri ile birlikte online olarak izleyebilecekler..
Biletler 35 TL ve: www.biletix.com/etkinlik/0ALE1/TURKIYE/tr adresinden satın alınabilir. Oyunu, Bilet satınalındığında verilen şifre ile  www.seyretix.com adresine girip bilgisayarınızdan ya da cep telefonunuzdan izleyebilirsiniz.

…
Pandemiden sonra onları manav, kasap, kuru temizlemeci, çiftçi olarak değilde tiyatrocu olarak izlemek istiyorsak uyuncularımıza destek olalım. 

İzlemeye tiyatro kalsın.

…
Ben biletimi aldım..
Hepinizi beklerim! 


 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/02/zurafa_Melih_hoca.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-02-05 21:40:172021-02-05 21:53:09Lomboz 5 Şubat 2021 Cuma
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Haftanın Karikatürleri Link to: Haftanın Karikatürleri Haftanın Karikatürleri Link to: Melih Ağaca Çıktı Serisi Link to: Melih Ağaca Çıktı Serisi Melih Ağaca Çıktı Serisi
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön